Neden Gebe Kalamıyorum

Erkeğe Bağlı Gebe Kalmakta Sıkıntı Çıkaran Faktörler

Çiftler eğer, kadın yaşı 35 yaş altında ise  1 yıl, 35 yaş üstünde ise 6 ay boyunca düzenli cinsel ilişkiye rağmen gebeliği elde edemezlerse infertilite yani gebe kalmakta sıkıntı varlığından bahsedilebilir ve mutlaka üreme ile ilgilenen bir uzman tarafından değerlendirilmelerini öneririz. Çiftlerin yaklaşık olarak üçte birinde erkeğe ait faktörler nedeniyle gebe kalmakta sıkıntı saptanabilmektedir. 

Erkeğe Bağlı Faktörler Nedeniyle Çiftin Gebelik Elde Etmesinde Zorluk Yaratabilecek Durumlar

* Beyinde hipotalamus ve hipofiz olarak isimlendirilen ve GnRH, FSH ve LH salgılayarak testislerden erkeklik hormonu ve sperm üretimini uyaran hormonal bezlerde rahatsızlık ve fonksiyon kaybı varlığında,

Tüp bebek tedavi fiyatı konusunda bilgi almak için aşağıdaki Whatsapp, telefon butonlarından bizi arayabilir,ücretsiz bir şekilde bilgi alıp danışabilirsiniz.

ÜCRETSİZ DANIŞIN

*  Testislerde erkeklik hormonu ya da sperm üretiminde sorun yaratabilecek bir hastalık varlığında,

* Testislerde üretim sonrasında spermin dışarıya atılana kadar yol kat edeceği kanallarda tıkanıklık, doğuştan yokluk ya da vazektomi gibi operasyon öyküsü varlığında, geçirilmiş enfeksiyonlar neticesinde ya da cinsel işlev bozukluğu varlığında da spermin dışarıya atılmasında sorun ve  gebe kalmakta sıkıntı görülebilir. 

Erkeğin değerlendirmesi sonucunda;

  • Sperm sayı azlığı (oligospermi) ve/ve ya  hareket azlığı (astenospermi)
  • Menide sperm yokluğu (azospermi),
  • Cinsel işlev bozukluğu,
  • Geçirilmiş ameliyatlar ya da şeker hastalığına bağlı olarak geri boşalma (retrograt ejekülasyon) gibi problemler saptanabilir.

Erkeğin Değerlendirilmesi

İlk olarak detaylı bir öykü alınmalı, fizik muayene yapılmalı ve sperm analizi yapılması planlanmalıdır. 

  • Öykü kapsamında;

  • Ergenlik geçmişi, tıraş olma sıklığı,
  • Daha önce geçirilmiş enfeksiyon, hastalık ve ameliyat öyküleri,
  • İlaç (kemoterapi, streroid kullanımı, anabolik ilaçlar), alkol ve  sigara  kullanım durumu,
  • Çalışma ortamı, mesleği (çok sıcağa ya da toksik maddelere maruziyet açısından),
  • Cinsel ilişki sıklığı, cinsel isteksizlik varlığı (libido düşüklüğü) açısından erkek detaylı olarak incelenmelidir. 

Fizik muayene kapsamında;

Gerekli hallerde, hormonal bozukluk göstergesi olabilecek şekilde kilo fazlalığı varlığı, kıllanma azlığı, dış genitalya açısından anatomik farklılık, testis ve penis boyutu açısından değerlendirme yapılabilir. 

  • Sperm analizi;

2-6 günlük cinsel perhizli olunan bir dönemde yapılan sperm analizi ile semen volümü, sperm sayı, hareketliliği ve lökosit sayısı gibi parametreler açısından değerlendirme yapılmalıdır. Tercihen, semen örneği, analizin yapılacağı klinikte üretilmelidir. Anormal bir sonuç görülmesi halinde en az 1 hafta ara ile tekrarlanmalıdır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) son kabul ettiği kriterlere göre sperm analizi için normal referans aralıkları;

  • Hacim: >1.5 ml
  • Sperm sayısı: 15 Milyon/ml
  • Total sperm sayısı: 39 Milyon/ml
  • Morfoloji: %4 normal
  • Toplam hareketli sperm oranı: %40
  • Hızlı hareketli sperm oranı: %32 olmalıdır.

Şiddetli oligospermi ya da komplet sperm yokluğu yani azospermi saptanan olgularda, hormonal değerlendirme (FSH, LH, total erkeklik hormonu, prolaktin) ve kromozom analizi yapılmalıdır. Sperm yokluğu olanlarda, ilaveten Y kromozom mikrodelesyon varlığı açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Semen volümü çok az olan ve menide sperm olmayan hastalarda tıkayıcı tipte azospermi açısından değerlendirme ve gerekli hallerde kistik fibrozis gen mutasyonu (CFTR mutasyonu) açısından analiz yapılması da önerilebilir. 

Sperm DNA hasar testi yapılmasını tavsiye etmemekteyiz. Kaldı ki Amerikan Üreme Derneği (ASRM) Klavuzlarında da yapılması tavsiye edilmemektedir. Çünkü DNA hasarı varlığı kendiliğinden gebe kalmaya engel olmadığı gibi, aynı zamanda elde edilen gebeliğin sağlıklı gidişatı açısından da bir tehdit değildir. 

Erkeğe Bağlı Kısırlıkta Tedavi

Öncelikle alkol ve sigaradan uzak durulması, düzenli egzersiz ve dengeli beslenme önerilmelidir. Antioksidanların ve vitaminlerin kullanımının faydalı olduğuna dair kanıt oldukça yetersizdir. Sauna gibi çok sıcak ortamlarda bulunmaktan kaçınılması ve dar pantolonlar giyilmemesi de önerilmelidir. 

Hastaların sadece %2-5’lik bir kısmında problem hipotalamus ya da hipofiz bezine ait problemlerden olmaktadır. Bu durumda eksik olan LH hormon aktivitesini sağlamak için hCG kullanımı ve FSH etkisi için de FSH içeren ilaçların kullanımı ile eksik olan uyaranların yerine konması ile testislerden erkeklik hormonu ve sperm üretimi sağlanabilir.

Böylece yeterli sayıda sperme ulaşılabilirse kendiliğinden, belli sayının altındaki sperm değerlerinde de Aşıılama ve Tüp Bebek tedavisi seçenekleri hastaya sunulabilir ve Cerrahi Yolla Sperm Elde Etme gereği de ortadan kalkar. Bu konuda daha detaylı bilgi için Erkek İnfertilitesi-Azospermi makalemi okuyabilirsiniz. 

Varikosel, yani testis toplar damarlarında genişleme varlığı erkeklerin bir kısmında sperm parametrelerinde bozulma ile birlikte görülebilse de mutlak bir kısırlık nedeni değildir. Varikoseli olan erkeklerin bir kısmının eşleri kendiliğinden de gebe kalabilirler.

Aynı zamanda varikosel operasyonu yapılması her zaman gebe kalınabilirliğe olumlu katkıda da  bulunmamaktadır.  Kaldı ki sperm değerleri çok düşük olan erkeklerde bile, operasyon yerine Tüp Bebek Tedavisi yapılması da bir seçenek olarak sunulabilmektedir. Bu nedenle her varikosel saptanan erkekte operasyon yapılmasını önermemekteyiz.

Sperm taşıyıcı kanallarında doğuştan yokluk ya da tıkanıklık durumunda tüp bebek tedavisi  kapsamında spermin kanallardan şırınga ile çekilerek elde edilmesi ile de gebelik elde eldesi sağlanabilir. Bu konuda daha detaylı bilgi almak için Erkek İnfertilitesi-Azospermi makalemi okuyabilirsiniz. 

Ancak bu az sayıdaki hormonal eksikliğe bağlı  olgular dışındaki hastalarda, sperm sayı ve hareket düşüklüğünü tedavi edecek ve düzeltecek herhangi bir medikal tedavi seçeneği bulunmamaktadır. Hafif sperm düşüklüğü durumunda aşılama tedavisi bir seçenek olabileceği gibi, ağır sperm sayı ve hareket problemi varlığında tüp bebek tedavisi önerilmesi uygun olacaktır. Tüp bebek tedavisi hakkındaki daha detaylı bilgiye Tüp Bebek Tedavisi Nedir makalemden ulaşabilirsiniz

Erkeğe Bağlı Sperm Sayı ve Hareket Düşüklüğü Varlığında Tüp Bebek Tedavisi

Menide sperm varlığında tüp bebek tedavisinde hemen daima meni spermi kullanmayı tercih etmekteyiz. Çünkü meni spermi ile döllenme oranları cerrahi yolla sperm elde edilmesine göre daha yüksek olmaktadır. Mikroenjeksiyon (ICSI) yöntemini kullandığımız için de, her bir yumurtanın içine bir sperm enjekte edilmekte ve bu nedenle  toplanan olgun yumurta sayısı kadar sperm varlığı yeterli olmaktadır.

Ancak menide hiç hareketli sperm olmaması durumunda ya da olgun yumurta sayısı kadar sperm bulunmadığında cerrahi yolla sperm elde edilmesi de düşünülebilir. Bu konuda daha detaylı bilgi almak için Erkek İnfertilitesi-Azospermi makalemi okuyabilirsiniz.

İletişim Bilgileri

Yazar: Prof. Dr. Mehtap Polat
Telefon: +90 530 011 41 33
E-Posta: [email protected]

Prof. Dr. Mehtap Polat

18 yılı aşkın meslek hayatım boyunca mesaimin neredeyse tama yakını bebek sahibi olmak isteyen çiftlere yönelik tedavilerle geçti. Çocuk isteği olan ve tedavi gereği olan çiftlerin bu süreçte ne kadar kırılgan, naif ve hassas olduklarının farkındayım. Bu nedenle hastalarımla yaptığım ilk görüşme anından itibaren, kendilerine olabilecek en yüksek başarı oranını sunmak için bilimsel veriler ışığında güncel, kaliteli, özenli ve çifte özel bireyselleştirilmiş tedavi uygulamanın gayreti içindeyim..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu