Hizmetlerimiz

Polikistik Over Sendromu (PCOS)

Polikistik over sendromu (PCOS), doğurganlık çağındaki kadınlarda en sık görülen hormonal rahatsızlıktır. Neden geliştiği tam olarak bilinmemektedir. Karmaşık genetik geçişli bir hastalık olduğu kabul edilmektedir. Ailesel yatkınlık görülmektedir. Aile bireylerinden birinde var olduğunda diğer bireylerde de görülme ihtimali artmaktadır. İlk olarak 1935 yılında Stein ve Leventhal  tarafından tanımlanmıştır (1).

Görülme sıklığı, farklı tanı kriterlerine göre değişmekle  birlikte ortalama %7-13’ler civarındadır. Ancak gebe kalmakta sıkıntısı olan, kilo fazlalığı, insülin direnci ya da şeker hastalığı olan, vücutta erkek tipi kıllanması olan ve yakın akrabalarında PCOS olan kişilerde görülme ihtimali daha fazladır. 

Tüp bebek tedavi fiyatı konusunda bilgi almak için aşağıdaki Whatsapp, telefon butonlarından bizi arayabilir,ücretsiz bir şekilde bilgi alıp danışabilirsiniz.

ÜCRETSİZ DANIŞIN

POLİKİSTİK OVER SENDROMU NEDİR?

PCOS Kadınlarda en sık görülen hormonal bozukluktur. Çoğunlukla ergenlikten itibaren bulgular başlar ve sıklıkla şikayet adet düzensizliği ve vücutta erkek tipi bölgelerde kıllanma artışı, yağlı cilt, sivilce ve saç dökülmesidir. İnsülin direnci ve kilo almaya meyil de olabilir. Ancak klinik her kadında aynı değildir ve bulgular değişkendir.

pcos polikistik over tedavisi

POLİKİSTİK OVER SENDROMU TANISI NASIL KOYULUR?

Polikistik over sendromu tanısının yaşam boyu etkileri vardır. Artmış tip 2 şeker hastalığı, yüksek kolesterol ya da kalp rahatsızlığı riski, rahim iç tabakasında hiperplazi gibi kanser öncüsü olabilen oluşumlar ya da kanser gelişimi gibi.

Günümüzde çoğunlukla tanı için Rotterdam kriteri kullanılmaktadır (2). Aşağıdaki 3 kriterden 2 tanesinin olması durumunda polikistik over sendromu tanısı konulabilir;

  • Yılda 6-8 ya da daha az adet. Yumurtlama olmaması ya da gecikmeli yumurtlamaya bağlı)
  • Ultrasonda polikisitik over görüntüsü (Tek bir yumurtalıkta 16-20 ya da daha fazla antral follikül görülmesi)
  • Kanda erkeklik hormonlarında yükseklik bulgusu olmasıdır.

Rotterdam kriteri öncesinde tanı için kullanılan sınıflamalar 1990 National Institutes of Health (NIH) sınıflaması ve 2006 Androgen Excess (AE) and PCOS Society proposed the AE-PCOS kriterleri idi.

Ancak unutulmamalıdır ki PCOS dışı tıbbi nedenlerle de (tiroid sorunları, hormon üreten yumurtalık kisterli, böbrek üstü bezi ile ilgili problemler, prolaktin yüksekliği vb) kadında adet düzensizliği ya da erkelik hormonlarında yüksekliğe bağlı kıllanma artışı, yağlı cilt ya da sivilce sorunu görülebilir. Bu gibi sorunların olmadığının tespiti de önemlidir.

POLİKİSTİK OVER SENDROMUNUN (PCOS) KLİNİK BELİRTİLERİ NELERDİR?

Polikisitk over sendromu üreme yaşlarındaki kadınlarda en sık görülen hormonal düzensizliktir. Görülme sıklığı %6.5-10 civarındadır. Belirtiler ve bulgular kadından kadına değişkendir.

Adet düzensizliği, yumurtlama ile ilgili aksama, erkeklik hormon düzeyinde yüksekliğe bağlı cilt bulguları (kıllanma artışı, yağlı cilt, sivilve ve saç dökülmesi gibi), kilo almaya meyil, insülin direnci en sık görülen bulgulardır.

Üreme ile ilgili Aykırılıklar:

  • Adet düzensizliği: Çoğunlukla ilk adet görme zamanından beri adetler düzensizdir. Bu sıklıkla yumurtlama olmamasına ya da geç yumurtlamaya bağlıdır. Bazen de adetler düzenli başlayıp, zaman içinde özellikle de kilo alımı sonrasında da düzensizleşebilir. Ancak bu hastaların bir kısmında da kilo verme sonrasında adet düzeni normale dönebilir.
  • Hormonal düzensizlik: Hipofizden salgılanan LH hormonunda yükseklik çoğu zaman görülmektedir. FSH çoğu hastada normal sınırlardadır.
  • İnfertilite (gebe kalmakta sıkıntı): Adet düzensizliği olan yumurtlamada sorun yaşayan kadınlarda bebek sahibi olmayı istedikleri dönemde gebe kalmakta sıkıntı görülebilir. Bu duurmda bir üreme uzmanı tarafından değerlendirme ve gebelik için gerekli tedavinin planlanması uygun olacaktır.
  • Rahim iç duvarı kökenli kanser riskinde artış: yumurtlama olmaması ve adet aralarının uzun aralıklar olması durumunda progsteron hormon eksikliğine bağlı, sadece estrojen hormonu uyarısı ile rahim iç duvarında hiperplazi gibi kanser öncüsü olabilecek hücresel gelişimler oluşabilir. İhmal edilen hastalarda yıllar içinde bu durum kansere dönüşebilir.

Erkeklik Hormon Düzeylerinde Yükseklik:

Kadınlarda kıllanma artışı, sivilce, saç dökülmesi görülebilmektedir. Kıllanma artışı özellikle erkek tipi bölgelerde (dudak üstü, çene, göbek çevresi, göğüs uçları, sırt, bel) siyah kalın kıllanma şeklinde olmaktadır. Çoğunlukla da kanda androjen hormon düzeylerinde yükseklik görülebilmektedir.

Metabolik Sorunlar: 

İnsülin direnci ve kilo almaya meyil sıklıkla görülmektedir. Buna bağlı olarak ta metabolik sendrom görülme riski artmaktadır. İlaveten şeker hastalığı, yüksek kolesterol düzeyleri görülme riski yükselmekte, depresyona ve yeme bozukluğuna meyil olmaktadır.

POLİKİSTİK OVER SENDROMU (PKOS) NEDENLERİ

Polikistik over sendromu (PCOS), doğurganlık çağındaki kadınlarda en sık görülen hormonal rahatsızlıktır. Neden geliştiği tam olarak bilinmemektedir.

Karmaşık genetik geçişli bir hastalık olduğu kabul edilmektedir. Ailesel yatkınlık görülmektedir. Aile bireylerinden birinde var olduğunda diğer bireylerde de görülme ihtimali artmaktadır.

POLİKİSTİK OVER SENDROMU NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Polikisitik over sendromu varlığında tedavi şekli seçiminde kadının bebek isteği olup olmaması ve mevcut şikayetleri önem arz eder.

Bebek İsteği Olan Dönemde Tedavi:

Öncelikle kendiliğinden yumurtlamanın olup olmadığının tespiti önemlidir. Her ne kadar çoğunlukla PCOS varlığında kendiliğinden adet aralrı açık olsa, düzensizlik olsa da bazen hastalar düzenli adet döngsüne sahip olabilir. Özellikle 23-35 günde bir adet görülmesi durumunda yumurtlamanın varlığı tespit edilirse ve kişinin kendisinde ya da eşinde ilave olarak gebe kalmayı engelleyebilecek bir sorun yoksa bebek isteği olduğunda sorunsuz bir şekilde kendiliğinden gebelik te gelişebilir.

Ancak adet araları 35 günden daha uzun aralıkla oluyorsa yüksek olasılıkla ya geç yumurtlama oluyordur ya da yumurtlama olmayabilir. Bu durumda da gebelik için tedavi gereği doğabilir. Yumurtlama olmaması durumunda, mutlaka kadında ilave bir sorun olup olmadığı incelenip, ilaveten eşe de sperm analizi yapıldıktan sonra eğer bulgular normal ise aşağıdaki tedavi seçeneklerinden birinin yapılması düşünülebilir;

  • Yaşam şekli değişikliği: Özellikle kilo fazlalığı olan PCOS’lu kadınlarda ilk yaklaşım olarak yaşam şeklinde düzenlemelerin yapılması, egzersizin arttırılması, karbonhidrat tüketiminin kısıtlanması ve kilo verilmesi yumurtlama fonksiyonun başlamasını ve adet döngülerinin düzene girmesini sağlayabilmektedir. Mevut kilonun %5’i kadar kilo kaybı olması bile yani 80 kg olan bir kadında 4-5 kg verilmesi bile faydalı olabilmektedir. Bu şekilde beslenme ve egzersize dikkat edilerek adet döngüleri düzene giren kadınlarda tedavi gereği olmadan da kendiliğinden gebelik elde edilebilmektedir.
  • Yumurtlamayı sağlayıcı tedaviler: yumurtlaması olmayan PCOS’lu kadınlarda hapla yumurtlatma ya da günlük iğne şeklinde olan ilaçlarla yumurta gelişimi sağlanabilir. Bu kapsamda sıklıkla hasta açısından kullanımının kolay olması ve yanıt alınan olgularda çoğunlukla tek yumurta kesesi gelişimi sağlanabilmesi nedeniyle hapla yumurtlatma tedavisini tercih etmekteyiz. Öncelikle tek dozla başlanıp, yanıt alınamazsa günde 2 ya da 3 tablet doza çıkılarak yumurtlamanın elde edildiği dozda, uygun günlerde cinsel ilişki zamanlaması ile  5-6 aylık tedavi sonrasında çiftlerin %45-45’inde gebelik elde edilebilmektedir. Ancak kilo fazlalığı olan ya da yumurtalıklarında çok fazla sayıda antral follikülü olan kadınlarda (bir yumurtalıkta >40 adet antral follikül gibi) hapla yumurtlatma tedavisine direnç görülebilir ve yumurtlama sağlanamayabilir.

    Hapla yumurtlatma tedavilerinde büyüyen follikülün çatlaması için çatlatıcı iğne kullanılması zorunlu değildir ancak ultrasonda büyüyen follikül görülse bile uygun günde kanda yumurtlama hormonu ölçümü ile sağlıklı yumurtlama olup olmadığının tespit edilmesini öneririm. Eğer hapla yumurtlatma tedavisi ile yumurtlama elde edilemedi ise  bu durumda günlük iğne ile yumurtlatma tedavisi denenebilir. Ancak polikisitik over sendromu varlığında günlük iğne ile yumurtalık uyarımı yaparken tecrübe çok önemlidir. Dozun uygun ayarlanmaması durumunda fazlaca yumurta kesesi gelişimi ve kontrolsüz dördüz beşiz gibi çoğul gebelik riski ve aşırı uyarım sendromu (OHSS) gelişme riski olabilir. Bu nedenle bu tedavilerde hekim tecrübesi çok önemlidir.
  • Aşılama (IUI) Tedavisi: Hapla ya da günlük iğne ile yumurta gelişimi sağlandıktan sonra, uygun boyuta gelince yapılan çatlatıcı iğne sonrasında, yumurtalamanın gerçekleştiği saat aralığına denk gelecek şekilde, eşin ürettiği menideki sperm alınıp, yıkanıp, hareketli olanlar rahim içine nakledilmekte ve böylece yumurtlama sonrası tüpe geçen yumurtanın sperm ile karşılaşma ve döllenme ihtimali yükseltilmektedir. Yumurtlaması olmayan bir polikistik over sendromu varlığında yapılan aşılama tedavisi sonrasında ay başına gebelik ihtimali %23-25’ler civarında olmaktadır.

    Ancak yumurtlaması olmasına yani düzenli adete rağmen gebelik olmamış bir çiftte aşılama ile gebelik şansı %17 civarında olacaktır. Aşılama tedavisinde amaç 1 ya da 2 follikül gelişimi sağlanmasıdır. Fazla sayıda follikül gelişmesi durumunda aşılama işlemi iptal edilmelidir çünkü kontrolsüz çoğul gebelik (üçüz dördüz, beşiz gebelik) riski yükselecektir. Bu nedenle günlük iğne kullanılarak yumurta büyütülmesi yapılacak çiftlerde doz ayarlaması çok önemlidir. Hekimin bu alanda tecrübeli olması başarı ve emniyet açısından fark yaratacaktır.
  • Tüp Bebek Tedavisi: Gebelik şansının en yüksek olduğu tedavi şansı tüp bebek tedavisidir. Diğer yöntemlerle gebelik elde edilmemiş ya da kadın ve ya erkeğe ait ilave gebe kalmayı engelleyecek sorun varlığında tüp bebek tedavisi yapılabilir.

Tüp bebek tedavisine alınan çiftlerde, mevcut çok sayıdaki yumurta kesesinin büyütülme aşamasında kullanılacak ilaç dozu, uyarım şekli, ve kullanılacak ilaç tipinin seçimi çok çok öenm arz eder. Çünkü fazla sayıda yumurta gelişimine bağlı olarak bu hastalarda aşırı uyarım sendromu (OHSS) riski artmaktadır.

OHSS, gelişen yumurta keselerinden salgılanan VEGF denen hormon nedeniyle damar geçirgenliğinin artmasına bağlı olarak oluşur ve vücutta göğüs ve karın boşluğunda sıvı birikir, karaciğer ve böbrek fonksiyonlarında etkilenme olabilir. Hastada nefes darlığı, şişkinlik, karın ağrısı, hastaneye yatırma ve sıvı boşaltma gereği olabilir. şiddetli olgularda yaşamı dahi tehdit edebilecek ciddi bir durumdur. 

Bu nedenle PCOS olan kadınlarda tüp bebek tedavisinin 2 basamaklı olarak yapılması emniyeti arttıracak ve OHSS gelişme riskini yoka yakın oranda düşürecektir. Bu kapsamda ilk aşamada yumurta gelişimi sağlanması, tüp bebek sürecinin yürütülmesi ve elde edilen iyi kaliteli embriyoların farklı farklı tüplerde dondurulması planlanmalıdır.

Tedavide yüksek doz yumurtalık uyarıcı ilaç kullanımından kaçınılması,  çatlatıcı iğne olarak kısa etkili olan seçeneğin kullanılması ve taze transfer yapılmaması aşırı uyarım sendromu gelişme riskini neredeyse yoka yakın oranda düşürecektir.

Ardından başlayacak ilk adet ya da bir sonraki adetle rahim içi seçilen uygun protokolle hazırlanabilir ve dondurulmuş olan embriyo çözülerek nakil edilip, kalan kaliteli embriyolar gelecekte kullanılmak üzere donmuş olarak saklanmaya devam edilebilir. 30 yaş altında kadın yaşı varlığında yapılan tüp bebek tedavisi sonrasında, tek, iyi kaliteli 5. Gün embriyosu ile gebelik şansı %63-65’ler civarına kadar yükselmektedir.

Bebek İsteği Olmayan Dönemde Tedavi:

Bebek isteği olmayan dönemde tedavi kadının mevcut semptomlarına göre düzenlenmelidir. Ancak unutulmamalıdır ki seçilecek hiçbir tedavi yöntemi polikisitik over sendromunu tamamen geçirecek güçte olmamaktadır.

Yaşam boyu akılda tutulması gereken önemli bir nokta adet düzensizliği mevcut ise en geç 2 aylık ara ile adet görülmesinin sağlanmasıdır. Çünkü adet aralarının uzun süre olması, yumurtlama olmamasına bağlı olarak, rahim iç tabaka hücrelerinin sadece estrojen hormonu etkisinde kalmasına sebep olacak ve yıllar içinde hiperplazi dediğimiz kanser öncüsü değişiklik ve kanser gelişim riskini arttırabilecektir.

  • Yaşam şekli değişikliği: Özellikle kilo fazlalığı olan PCOS’lu kadınlarda ilk yaklaşım olarak yaşam şeklinde düzenlemelerin yapılması, egzersizin arttırılması, karbonhidrat tüketiminin kısıtlanması ve kilo verilmesi yumurtlama fonksiyonun başlamasını ve adet döngülerinin düzene girmesini sağlayabilmektedir. Mevut kilonun %5’i kadar kilo kaybı olması bile yani 80 kg olan bir kadında 4-5 kg verilmesi bile faydalı olabilmektedir.
  • Adet düzensizliği varlığında tedavi: PCOS hastalarında düzenli adet görülmesi önemlidir. Çünkü 2 aydan daha seyrek aralıklarla adet görülmesi, rahim iç duvarının sadece kadınlık hormonu etkisinde kalmasına neden olur ve ilaçlarla düzenli kanama sağlanmazsa, ihmal edilen hastalarda rahim iç duvarında kötü huylu hastalıklara dönüşebilecek hiperplazi gibi sorunlar ve ilerleyen yıllarda rahim iç duvarı kanser riskinde artma olabilir. O nedenle kulağa küpe olarak kişinin adet düzeninin takip etmesi ve gerekli hallerde ilaç kullanımı önemlidir.

Bu kapsamda en yaygın kullanılan ilaçlar hormon içerikli ilaçlardır. Özellikle vücutta kıllanma artışı olan hastalarda yeni kılların gelişimini önlemek, yağlı cilt ile sivilce şikayetini azaltmak, adetleri düzene sokmak ve düzenli adet gören olgularda da gebelikten korunmak amaçlı düşünülebilir.

Hormon içerikli ilaçlar kullanmak istemeyen ve düzensiz adet olan olgularda, rahim iç duvarını korumak için ayın belli günlerinde kullanılan başka tedavi seçenekleri düşünülebilir.  Ancak bu tedaviler kıllanma artışı ve sivilce sorununa fayda sağlamayacaktır.

  • Tüylenme tedavisi: Poliksiitk over sendromu varlığında vücutta erkek tipi kıllanma artışı görülebilmektedir. Kadınlarda kıllanma görülmeyen dudak üstü, yanaklar, çene, sırt, bel, göbek çevresi ve göğüs uçları gibi bölgelerde siyah, kalın epilasyon gerektiren kıllanma görülebilmektedir. Tüylenme şikayeti belirgin olan kadınlarda epilasyon yöntemlerine başvurulabilir. Bu yöntemler mevcut kılları yok edebilir ancak yeni kılların çıkmasını önleeyeceği için ilaveten hormon içerikli ilaçların ya da diğer gruptaki bazı medikal tedavilerin kullanılması da düşünülebilir.
  • Metabolik sendrom açısından tarama: Polikisitik over sendromu olanlarda yaşam boyunca insülin direncinde artma, kan lipid düzeylerinde yükselme, koroner kalp hastalığı ve şeker hastalığı riskinde artma görülmektedir. Bu nedenle yaşam boyunca normal kilo aralığında olunması, karbonhidrattan fakir beslenme ve egzersizin arttırılması, 2 yılda bir şeker yükleme ve kan lipid düzeyleri kontrolü yapılması uygun olacaktır.

PCOS VARLIĞINDA KISIRLIK TEDAVİSİ

PCOS varlığı, kişide  mutlaka gebe kalmakta sıkıntı yaşanacağı anlamına gelmemektedir. Eğer kadında düzenli adet oluyor ve yumurtlamada sorun yoksa, ilave bir sorun saptanmadı ise ve eşinin sperm değerleri normal ise kendiliğinden de gebelik elde edilebilir.

Ancak adet araları 2-3 ay ya da ilaçsız adet görmeme raddesinde düzensiz ise bu durumda yumurtlamada aksama olmasına bağlı olarak gebe kalmak olumsuz etkilenmekte ve tedavi gereği olmaktadır. Gebeliğe yardımcı tedaviler hakkında detaylı açıklamaya yazımızın içindeki ‘Bebek isteği olan dönemde tedavi’ başlığı altından ulaşabilirsiniz.

HORMONAL TEDAVİNİN YAN ETKİLERİ VAR MI?

Polikisitik over sendromunda adet düzeninin sağlanması ya da gebelik elde edilmesi için bazı ilaçların kullanımı gerekebilir. Bu ilaçların seçimi kişinin mevcut şikayetleri ve gebelik isteği olup olmamasına göre yapılmaktadır. Kullanılacak ilaçların  doktor kontrolünde kullanılması, dozlarının gerektiği şekilde ayarlanması  ve ilaç kullanımı öncesinde gerekli kontrollerin yapılması durumunda yan etki görülme riski çok azalacaktır.

Özellikle günlük iğne ile yumurtlatma tedavisi yapılan hastalarda ve tüp bebek tedavisinde uygulamayı yapan hekimin bu tedaviler açısından tecrübeli olması,  aşırı uyarım sendromu (OHSS) ya da kontrolsüz çoğul gebelik (ikiz, üçüz, dördüz vb) gelişmesini önleyecektir.

CERRAHİ TEDAVİNİN AVANTAJLARI

Eskiden sıklıkla laparoskopik yolla yumurtalıklardan parça çıkarımı ya da drilling yani koterle yumurtalıkta belli alanlarda yakma işlemi yapılması daha rutin bir işlemdi. Ancak günümüzde etkin olan yumurtaltma tedavi seçeneklerinin bulunması, başarılı olamayan olgularda yüksek başarı oranları ile yapılan tüp bebek tedavileri nedeniyle artık ameliayt seçeneklerinden uzaklaşılmıştır.

Çünkü ameliyat seçenekleri sonrasında hem yapılan işleme bağlı komplikasyon riski olması  ilaveten de karın içinde yapışıklık ta gelişmesi de tercih edilmeme sebeplerinden birkaçıdır.

POLİKİSTİK OVER SENDROMUNDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Yaşam boyunca düzenli adet görülmesinin sağlanması önemlidir. Kendiliğinden adet düzeni yaşam şekli değişikliklerine rağmen sağlanamayan olgularda, özellikle adetler  35-40 ya da daha uzun aralıkla oluyorsa adet düzenini sağlayıcı tedavi planlaması rahim iç tabakasında riskli gelişim ve kanser gelişimi olmaması için öenmli olacaktır.

Bebek isteği olan PCOS’li kadınlarda, adet araları 35 günden daha uzun ise yumurtlamada aksama olabileceği hatırlanmalı ve beklemeksizin bir üreme uzmanına başvurulmalıdır. Çünkü adet aralarının düzensiz ve uzun olması durumunda çoğunlukla tabloya yumurtlama ilgili aksama ya da yumurtlama olmaması eklenmekte ve bu da gebe kalma şansını azaltmakta hatta engellemektedir.

Bebek isteği olan ve kendiliğinden yumurtlaması olmayan hastalarda çiftin gerekli ön değerlendirmesi yapıldıktan sonra yumurtlatma tedavisi, aşılama ya da tüp bebek seçeneklerinin gözden geçirilmesi, her bir tedavi seçeneği için başarı oranlarının çift özelinde tartışılması ve uygun tedavinin belirlenmesi uygun olacaktır.  Unutulmamalıdır ki her PCOS’li kadın aynı olmadığı gibi, her çiftin özellikleri de birbirinden farklıdır. Bu nedenle tedavi seçimi ve her bir tedavinin başarı şansı çiftten çifte değişmektedir.

Ayrıca yaşam boyunca PCOS’li kadınlarda metabolik sendrom gelişme riski arttığı ve yüksek kolesterol, koroner kalp hastalığı ve tip 2 şeker hastalığı gelişme riski arttığı için, normal kilo aralığında olunması, beslenmede karbonhidrattan fakir, protein ve vitaminden zengin beslenmenin tercih edilmesi ve düzenli sağlık kontrollerinin yapılması söz konusu risklerin azalmasına fayda sağlayacaktır.

Yine aynı zamanda PCOS’li hastalarda depresyon ve kaybı bozukluğu görülme riski arttığı için gerekli olgularda psikolojik destek alınması da planlanabilir.

GEBELİK PLANIM YOKSA YİNE DE TEDAVİ OLMALI MIYIM?

Gebelik planınız olmasa da yıllık jinekolojik kontrollerinizin yapılması uygun olacaktır. Rahim iç duvarı ile ilgili olumsuz hücresel değişim riski (hiperplazi ya da kanser) ve artmış insülin direnci ve  metabolik sendrom (yüksek kolesterol, tip 2 şeker hastalığı, koroner kalp hastalığı) riskleri açısından da düzenli kontroller ve gerekli tedavilerin planlanması uzun dönem sağlık risklerini en aza indirmek açısından faydalı olacaktır.

POLİKİSTİK OVER SENDROMU VE ADET DÜZENSİZLİĞİ

Polikistik over sendromunda çoğunlukla ilk adet görme yaşlarından itibaren adetlerde düzensizlik söz konusudur. Çoğunlukla 2-3 ayda bir  ya da adet görmeme raddesinde düzensizlik olabilmektedir. Bazen de hafif kilo artışı dahi adet düzenini bozabilmektedir.

Adet düzensizliği olan kadınlarda ilk etapta yaşam şeklinin düzene sokulması,  biraz kilo verilmesi, sporun hayata sokulması adet düzenini olumlu yönde etkileyebilmeketdir. Ancak her zmaan kilo vermek mümkün olamamakta bazen de kilo verilmesine rağmen adetler düzensiz olabilmektedir. Bu durumda yaşa, ilave sağlık sorunu olup olmamasına ve bebek isteği varlığına göre uygun tedavinin düzenlenmesi önem arz etmektedir.

Bebek isteği olan dönemde, çift olarak gerekli kontroller yapıldıktan sonra, kadın yaşına, ilave gebeliğe engel yaratacak sorun olup olmadığına ve eşin sperm değerlerine göre yumurtlatma, aşılama ya da tüp bebek seçeneklerinin gözden geçirilmesi ve çifte en uygun tedavi seçeneğinin belirlenmesi uygun olacaktır.

Çocuk isteği olmayan dönemde ise düzenli adet görmenin sağlanması için uygun tedavi yöntemi seçimi kişiyi rahim içi ile ilgili riskli oluşumlarda koruyacaktır.

PKOS TEDAVİSİNDE BESLENME VE DİYET NASIL OLMALIDIR?

PKOS varlığında kadında kilo almaya meyil vardır. Yaşıtlarına göre daha kolay kilo alınmakta ve kilo vermek daha güç olabilmektedir. Bu nedenle beslenmede düşük kalorili, karbonhidrattan fakir beslenme, sebze ve meyve ağırlıklı, akdeniz mutfağı ağırlıklı beslenme kilo kontrolünü kolaylaştıracaktır.

Özellikle diyete egzersizin de eklenmesi bu süreçte daha fazydalı olmaktadır. Çünkü yaşam boyunca metabolik sendrom riskinin azaltılması için vücut kitle indeksinin normal aralıkta olması  önemlidir. Bazı PKOS’lu kadınlarda kaygı bozukluğu ve depresyon görülme riski de yükselmekte ve bu da yeme bozukluğu gelişmesine sebep olabilmektedir.

POLİKİSİTİK OVER SENDROMU VE GEBELİK

İster kendiliğinden, ister tedavi sonrasında olsun, elde edilen gebelikte yakın takip önemlidir. Özellikle kilo fazlalığı olanlarda gebelikte düşük riski yükselmekte ve gebelik şekeri eklenme riski artmaktadır.

POLİKİSTİK OVER SENDROMU (PKOS) VÜCUTTAN NASIL ATILIR?

Polikistik over sendromu (PCOS) doğumdan ölüme kadar devam eden bir rahatsızlıktır. Yaşamın farklı dönemlerinde mevcut semptomlara göre tedavi seçimi yapılabilir ancak rahatsızlığı tamamen ortadan kaldırmak yani kalıcı bir çözüm bulunmamaktadır.

Ancak kadın yaşı ilerledikçe yumurta sayısının azalmasına bağlı olarak adetler düzene girer ve etkileri daha da azalabilir. Ancak şunu belirtmeliyim ki polikistik over sendromu evlendikten sonra başlamaz, evlenince ya da doğum sonrasında geçmez.

Referanslar:

  • Amenorrhea associated with bilateral polycystic ovaries. Stein IF, Leventhal ML. Am J Obstet Gynecol. 1935;29:181. 
  • Revised 2003 consensus on diagnostic criteria and long-term health risks related to polycystic ovary syndrome. Rotterdam ESHRE/ASRM-Sponsored PCOS Consensus Workshop Group. Fertil Steril. 2004;81(1):19. 

 

İletişim Bilgileri

Yazar: Prof. Dr. Mehtap Polat
Telefon: +90 530 011 41 33
E-Posta: [email protected]

Prof. Dr. Mehtap Polat

18 yılı aşkın meslek hayatım boyunca mesaimin neredeyse tama yakını bebek sahibi olmak isteyen çiftlere yönelik tedavilerle geçti. Çocuk isteği olan ve tedavi gereği olan çiftlerin bu süreçte ne kadar kırılgan, naif ve hassas olduklarının farkındayım. Bu nedenle hastalarımla yaptığım ilk görüşme anından itibaren, kendilerine olabilecek en yüksek başarı oranını sunmak için bilimsel veriler ışığında güncel, kaliteli, özenli ve çifte özel bireyselleştirilmiş tedavi uygulamanın gayreti içindeyim..

İlgili Makaleler

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu