Tüp Bebek

Yumurtalıkların Uyarılması

Tüp bebek tedavisinde ilk basamak, yumurtalıkların uygun ilaç protokolleri ile uyarılmasını takiben çoklu yumurta elde edilmesinin sağlanmasıdır. Bu amaçla genellikle enjeksiyon şeklinde ilaçlar kullanılmaktadır.

Yumurtalık uyarımının kişinin bireysel özelliklerine göre seçilen tedavi protokolüne, ilaç şemasına ve dozuna göre uygulanması elde edilecek yumurta sayısını ve kalitesini arttırmaktadır. Seçilen yumurtalık uyarım protokolüne göre uygulamaya bazen adet öncesi hazırlık ilaçları ile başlamak gerekse de yumurtalık uyarımı esas olarak adetle başlamaktadır. 

Yumurtalıkların Uyarılması (Ovulasyon İndüksiyonu) Nedir?

 

Her kadın, kendiliğinden olan hormonal döngüsü ile her ay bir yumurta üretir ve yumurtalık rezervine göre değişen sayıda yumurtayı da kaybeder. Yumurtalıkların uyarılması, kullanılan ilaçlarla yumurtalıklarda var olan, o ay zaten kaybedilecek olan yumurtaların büyütülmesidir.

Bu amaçla tüp bebekte, kişinin yumurtalık rezervine, yaşına, boyuna, kilosuna ve varsa daha önceki tedavi sonuçlarına göre bir ilaç şeması belirlenir. Tüm bu hususlara dikkat edilerek, mümkün olabilecek en düşük doz ile uyarım yapılması, hem hasta emniyeti hem de yüksek başarı oranları elde edilmesine yardımcı olacaktır. 

Eğer tüp bebek tedavisinde taze transfer yapılması planlanıyorsa uyarıma adetin 2. ya da 3. gününde başlanır. Ancak o ay embriyo dondurulacaksa ( polikisitik over sendromu nedeniyle, genetik tanı-tarama için (PGT) vb), yumurtalık uyarımına gerekli kontroller yapıldıktan sonra  adet dışı bir dönemde de başlanabilir.

Yumurtalıkların Uyarılması (Ovulasyon İndüksiyonu) Süreci Nasıl İşler?

 

Yapılan muayene ve değerlendirme sonucunda belirlenen protokole göre tedaviye başlanır. Seçilen protokole göre bazen yumurtalık uyarıcı ilaçlar öncesinde hazırlık ilaçları kullanmak gerekebilir. Özellikle daha önce yapılan yumurtalık uyarımında uyumsuz folliküler gelişim olduysa, kan değerlerinde aykırılık olduysa, kist varsa vb. önden hazırlık ilaçları kullanmak gerekebilir. Ardından yumurta büyütücü ilaçlar kullanılmaya başlar.

Yumurta toplama yapacağımız ay transfer yapmayı da planlıyorsak, yani taze embriyo transferi yapılacaksa yumurtalık uyarımına adetle, taze transfer yapılmayacaksa siklusun herhangi bir zamanında başlanabilir. Kişiye seçilen protokole, vücut kitle indeksine  ve yumurta sayısına göre ilaçların tipi ve dozu belirlenir. Genellikle yumurta büyütücü ilaçlar enjeksiyon şeklindedir ancak bazen özellikle yumurta sayısı çok düşük olanlarda yumurta geliştirici hapla da destek olunabilir.

Yumurtalık uyarımı ortalama 8-10 gün sürmektedir. Bu aşamada amaç kontrollü bir şekilde olabildiğince fazla yumurta gelişiminin sağlanmasıdır. Hedeflenen önde giden folliküllerin 17-18 mm civarına ulaşımının sağlanmasıdır. Bu amaçla belli aralıklarla büyüyen yumurta keselerinin ölçümü için ultrason kontrolü yapılır ve boyutlara ve gidişata göre doz ayarlaması gerçekleştirilir.

Yumurtalıkların Uyarılması Nasıl Yapılır?

 

Yumurtalık uyarımı amacıyla kullanılacak ilaç tipi ve dozu kişinin bireysel özelliğine göre yapılmalıdır. Bu kapsamda ilk değerlendirme çok önemlidir. Yaş, vücut kitle indeksi, her iki yumurtalıkta yer alan yumurta sayısı ve var ise önceki yumurtalık uyarımlarına alınan cevap yeni uyarımın planlanmasında hesaba katılmalıdır.

Herkese aynı doz ve şemada, standart uyarımların yapılmasındansa, kişiye özgü planlama yapılması tedaviye cevabı, elde edilecek yumurta sayısını belirgin etkileyecektir. Bu amaçla; kısa protokol, uzun protokol, progesteron primed ovarian stimülasyon protokolü, minimal uyarımlı protokoller vb kullanılabilir.

Aynı zamanda yapılan kontrollerle çatlatıcı iğne zamanlamasının belirlenmesi de çok mühimdir. Doğru zamanda yapılacak çatlatıcı iğne uygulaması elde edilecek yumurta sayısını ve yumurtaların olgun olma ihtimallerini değiştirecektir.

Yumurta rezervi yani sayısı az olanlarda iki farklı tipte çatlatıcı iğnenin beraber kullanılması, erken çatlama riskinden korunmak için biraz daha erken çatlatıcı iğne yapılması, daha önce olgun yumurta oranı az olanlarda folliküllerin çapı 18-19 mm civarında iken çatlatıcı iğne yapılması gibi önlemlerle zamanlamanın belirlenmesi sonuçlara olumlu yönde etkide bulunacaktır.

Yine daha önceki uygulamada uyumsuz folliküler gelişim öyküsü olanlarda iğne şeklinde ilcalar ya da hapla adetten 1 hafta önce tedaviye başlanarak supresyonun sağlanması, bir önceki uyarımda beklenenden az follikül gelişti ise ilça şeması, içeriği ve dozunun kişiye özel seçilmesi de alınacak yanıtı etkileyecektir.

Yumurtalıkların Uyarılması İşleminde Kullanılan İlaçların Yan Etkileri Nelerdir?

 

Yumurtalık uyarımında kullanılan ilaçlar vücutta yumurtalıklarda hormon üretimini sağlayan aracı sinyallerdir. Belirgin bir yan etkileri bulunmamaktadır. Allerji gelişmesi çok nadirdir. Ancak özellikle yumurta sayısı fazla olan anne adaylarında, yüksek dozda ilaçlarla uyarım yapılması aşırı uyarım sendromu (OHSS) riskini arttırabilmektedir.

Buna bağlı olarak vücutta sıvı toplanması, nefes darlığı, karında şişlik, sıvı boşatma gereği hatta karaciğer ve böbrek fonksiyonlarında etkilenme riski olabilmektedir. Bu nedenle kişiye özel planlama hem başarı hem de emniyet  açısından önemlidir.

Yumurtalık Uyarımı Kaç Gün Sürer?

 

Genellikle yumurta keselerinin istenen boyuta gelmesi 8-10 günü bulmaktadır. Ancak bazen yumurta sayı azlığı olduğunda yanıt süresi biraz daha uzayabilmektedir. Belli aralıklarla yapılan kontrollerle yumurta keselerinin boyutları ölçülmekte, genel eğilim olarak en az 2-3 follikül 17 mm ve üzerine ulaştığında  çatlatıcı iğne yapılması planlanmaktadır.

Tüp Bebek Tedavisinde Yumurta Sayısını Belirleyen Faktörler Nelerdir?

 

Her kız çocuğu anne karnında gelişirken, yumurtalık dokusu  içine yerleşen sabit sayıda yumurta hücresi ile doğar. Anne karnında 5-7 milyon olan yumurta sayısı doğumda 1 milyon civarına düşer. Ardından ergenlik dönemine kadar bu hücreler yumurtalık dokusu içerisinde uykuda beklerler.

Ergenlikten itibaren her ay yumurtlama döngüleri başlar ve her ay kediliğinden bir yumurta gelişip yumurtlama olurken belli sayıda yumurta da kaybedilir. Ancak bir kadın yaşamının hiçbir döneminde ne kendiliğinden ne de ilaçla yeni yumurta üretemez. Ancak var olanlar kullanılabilir. Tüketim hızı da kadından kadına değişir.

Bu nedenle yaşıt olan her kadında yumurta sayısı birbirinden faklıdır. Yumurtalık dokusunda ultrason sırasında görülen 2-9 mm çapındaki yumurta keselerine antral follikül denilmektedir ve antral follikül sayısı kadında yumurta rezervini belirlemektedir. Genel eğilim olarak 2 yumurtalıkta toplam 6-8 ve daha fazla yumurta olması durumunda yumurta sayısını normal olarak kabul etmekteyiz.

Ailesel yatkınlık, genetik faktörler, geçirilmiş ameliyatlar, çikolata kisti (endometrioma) varlığı, yoğun sigara içimi, uygulanmış olan kemoterapi, radyoterapi gibi tedaviler sebebiyle bir kadında yumurta sayısında erken azalma görülebilir. İlaveten doğal süreçte kadın yaşı ilerledikçe, özellikle 38-40 yaştan sonra da yumurta sayısı belirgin olarak azalmaktadır.

Uygulanan tedaviler yumurtalık rezervlerini azaltabilir ya da tüketebilir mi?

 

Tüp bebek, aşılama ya da yumurtlama amaçlı uygulanan tedaviler, o ay için yumurtalık dokusunda bulunan yumurta hücrelerini büyütür, ancak gelecekte kullanılacak olan yumurta hücrelerini yüzeye çıkaramaz ve büyütemez. Bu nedenle de yapılan gebeliği sağlayıcı tedavilerin ileriki aylarda kullanılacak olan yumurta hücrelerini tüketici etkileri yoktur. 

Ancak herhangi bir rahatsızlık nedeniyle kemoterapi ya da radyoterapi uygulanan kadınlarda bu grup ilcalar yumurtalık dokusu içerisindeki yumurta hücrelerine de etki etmekte ve erken tüketime yol açabilmektedir. Yine aynı şekilde daha önceden yumurtalığa yönelik cerrahi müdahale öyküsü olan hastalarda da yumurtalık dokusundan kayıp nedeniyle yumurta sayısı azalabilmektedir.

Yumurtalıkların Daha Canlı Olması İçin Neler Yapılabilir?

 

Daha önce de bahsettiğim gibi bir kadın yumurtalık dokusunda doğuştan var olan yumurta hücrelerini yaşam boyunca kullanabilir ve hayatın hiçbir döneminde ne kendiliğinden ne de ilaçla yeni yumurta yapma şansı yoktur. Ancak yumurtalık dokusunda var olan yumurtalar kullanılabilir. Yumurta sayısı da yaş ilerledikçe azalır ve kalitesi de yani sağlıklı olma ihtimali de yaş ilerledikçe azalır.

Bu fizyolojik temelde söyleyebilirim ki yumurta sayı ya da kalitesini arttırıcı hiçbir tedavi bulunmamaktadır.

Tüp Bebekte Yumurtalık Uyarımı İçin Hangi Protokoller Uygulanabilir?

 

Hastamızın muayene bulgusuna, yumurta sayısına, yaş, boy ve kilo durumuna ve var ise daha önceki tedavi cevabına göre yumurtalık uyarım protokolünü seçiyoruz. Kısa protokol bu amaçla en sık kullandığımız ilaç protokollerinden biridir.

Bunların dışında adet öncesi dönemde hazırlık ilaçları ile başlayan protokoller, taze transfer planlamadığımız hastalarımızda çatlama önleyici iğne yerine hap kullanabildiğimiz protokoller ve minimal uyarımlı protokoller de uygulanabilir.

Tüp bebek tedavisinde kullandığımız protokoller; 

Tüp bebek tedavi fiyatı konusunda bilgi almak için aşağıdaki Whatsapp, telefon butonlarından bizi arayabilir,ücretsiz bir şekilde bilgi alıp danışabilirsiniz.

ÜCRETSİZ DANIŞIN

  • Uzun Protokol 
  • Kısa Protokol 
  • Mikrodoz Protokol
  • Yumurtalık Hassaslaştırıcı Protokol 
  • Minimal Stimulasyon Protokolü
  • Dual Stimulasyon Protokolü (Aynı siklus içerisinde ikili yumurtalık uyarımı)

Tedavide kullanılacak yumurta büyütücü ilaç dozu belirlenirken, hastanın yaşı, var ise daha önce yapılan tüp bebek denemelerine verilmiş olan cevap, vücut kitle indexi, her iki yumurtalıkta bulunan antral follikül sayısı yani yumurtalık rezervi dikkate alınarak doz ayarlaması yapılmalıdır. Tüm bu hususlara dikkat edilerek, mümkün olabilecek en düşük doz ile uyarım yapılması, hem hasta emniyeti hem de yüksek başarı oranları elde edilmesine yardımcı olacaktır. 

Tedaviye başlandıktan sonra, günlük olarak belirlenen dozlarda ilaç kullanımına başlanmaktadır. Kullanılacak ilaçların her gün düzenli olarak tarif edildiği şekilde kullanılması önemlidir. 

Çatlatıcı İğneler Nedir? Ne İşe Yarar?

 

Yumurtalık uyarımı sonrasında folliküller geliştikten sonra son olgunlaşmanın sağlanması ve gelişen yumurta hücresinin yumurta kesesi içerisine serbestleşmesi ve toplama ile alınabilmesi  için çatlatıcı iğne adını verdiğimiz ilaçlar kullanılmaktadır.

Çatlatıcı iğne gelişen follikül içerisindeki yumurtanın son olgunlaşma bölünmesini yapmasını sağlar. Böylece çatlatıcı iğne uygulaması sonrasında 34-36 saat sonra yapılan yumurta toplama işlemi  ile gelişen yumurta keseleri içerisindeki sıvı dış ortama alınarak yumurta hücreleri alınabilir.

Yumurtalıkların Aşırı Uyarılması (Ovarian Hiperstimülasyon Sendromu-OHSS) Nedir?

 

Yumurtalık uyarımı sonrasında büyüyen yumurta keselerinden (folliküller) salgılanan VEGF adı verilen  bir  hormon nedeniyle damar geçirgenliği artmaktadır. Bu nedenle göğüs ve karın boşluğuna  sıvı geçişi olmakta ve nefes darlığı, karında şişlik, karaciğer ve böbrek fonksiyonlarında etkilenme olmaktadır.

Şiddetli olgularda hastaneye yatma gereği, hatta yaşamı tehdit edecek bir tablo oluşabilmektedir. Gelişen follikül sayısı arttıkça, salgılanan VEGF miktarı artmakta ve OHSS gelişme riski de yükselmektedir. Özellikle uyarım yapılan ayda transfer yapılıp gebelik elde edildiğinde, gebelik hormonu etkisi ile  bulgular daha da şiddetlenmektedir.

Bu nedenle tüp bebek planı olan hastamızı muayene ettiğimizde yumurtalıklarda fazlaca yumurtası olan yani yumurtalık rezervi yüksek olan hastalarımızda OHSS’den korunmak için tüp bebek tedavisini 2 basamaklı olarak yapmaktayız.

Yani önce olabilecek en düşük dozda yumurta geliştirici ilaçlarla yumurtalıkları uyarıp, yumurta elde edip, mikroenjeksiyon yöntemi ile döllenmesini sağlayıp, döllenen yumurtalardan gelişen embriyolardan uygun kalitede olanları farklı farklı tüplerde dondurmaktayız.

Böylece kısa etkili çatlatıcı iğne kullanarak yumurtalıkların hızlıca küçülmesini sağlamakta ve vücutta sıvı birikimi olmadan yumurtalık uyarımının etkilerinden korunmaktayız. Ardından istenilen ayda rahim içini basit ilaçlarla hazırlayıp donmuş embriyoyu çözüp nakletmekteyiz.

Tüp Bebek Dışında Yumurtalıkların Uyarılması (Ovulasyon İndüksiyonu) Hangi Durumlarda Yapılır?

Kendiliğinden yumurtlaması olmayan özellikle polikistik over sendromu varlığında, hormonal ekdiklik nedeniyle kendiliğinden adet olmayan hipogonadotropik hipogonadizm hastalarında,  genç yaştaki  kadınlarda ilave bir gebe kalamama nedeni yoksa ve eşin sperm değerleri normalse ya da açıklanamayan infertilite varlığında  hap ya da iğne formunda ilaçlarla yumurta gelişimi sağlanıp zamanlı cinsel ilişki ya da aşılama tedavisi ile gebelik elde edilebilir.

Tüp Bebek Dışı Tedavi Kapsamında Ovulasyon İndüksiyonu ile Yumurtalıkların Uyarılması ve veya Aşılama Tedavisi Kimlere Önerilir?

 

  • Polikistik over sendromu (PCOS) varlığında yumurtlama olmuyorsa,
  • Hipotalamo-hipofizer yetmezlik (Who Grup-1 Amenore) olan olgularda,
  • Adet düzensizliği olan ve tam olarak yumurtlama zamanı ön görülemediği için cinsel ilişki zamanlaması yapılamayan hastalarda,
  • Açıklanamayan infertilite varlığında aşılama tedavisi kapsamında ya da
  • Aşılama yapılması planlanan hastalarda yumurta gelişimini sağlamak için yumurtlamayı sağlayıcı tedavi yani ovülasyon indüksiyonu yapılabilir.

Bu amaçla muayene bulgusuna göre hapla yumurta gelişimi sağlanabileceği gibi günlük iğne kullanılarak ta yumurta gelişimi sağlanabilir.

Yumurtalıkların Uyarılması İşlemi Ne Kadar Başarılıdır?

 

Polikistik over sendromu (PCOS) nedeniyle yumurtlaması olmayan genç yaş grubundaki hastalarda, kadına ya da erkeğe ait ilave bir gebeliğe engel yaratacak durum söz konusu değilse ilk etapta hapla yumurtlatma tedavisi yapılabilir. Yumurtlamanın sağlandığı dozda yapılan yumurtlatma tedavisi ve zamanlı cinsel ilişki tedavi uygulaması ile 6 ay sonunda  çiftlerin yaklaşık %40’ı gebeliği elde edebilmektedir.

Yumurtlaması olmayan genç yaş bir hastada yumurtlatma aşılama yapıldığında tedavi ayı başına gebelik şansı %20-23 iken, açıklanamayan infertilite temelinde yumurtlatma aşılama yapılması durumunda gebelik şansı tedavi ayı başına %17 olmaktadır.

İletişim Bilgileri

Yazar: Prof. Dr. Mehtap Polat


Telefon: +90 530 011 41 33
E-Posta: [email protected]

Prof. Dr. Mehtap Polat

18 yılı aşkın meslek hayatım boyunca mesaimin neredeyse tama yakını bebek sahibi olmak isteyen çiftlere yönelik tedavilerle geçti. Çocuk isteği olan ve tedavi gereği olan çiftlerin bu süreçte ne kadar kırılgan, naif ve hassas olduklarının farkındayım. Bu nedenle hastalarımla yaptığım ilk görüşme anından itibaren, kendilerine olabilecek en yüksek başarı oranını sunmak için bilimsel veriler ışığında güncel, kaliteli, özenli ve çifte özel bireyselleştirilmiş tedavi uygulamanın gayreti içindeyim..

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu