<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Prof. Dr. Mehtap POLAT</title>
	<atom:link href="https://mehtappolat.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://mehtappolat.com</link>
	<description>Tüp Bebek ve Kadın Sağlığı Uzmanı</description>
	<lastBuildDate>Wed, 11 Feb 2026 08:22:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://mehtappolat.com/wp-content/uploads/2022/02/cropped-favicon-1-32x32.png</url>
	<title>Prof. Dr. Mehtap POLAT</title>
	<link>https://mehtappolat.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Tüp Bebek Hesaplama</title>
		<link>https://mehtappolat.com/tup-bebek-hesaplama/</link>
					<comments>https://mehtappolat.com/tup-bebek-hesaplama/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Mehtap Polat]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Feb 2026 11:42:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tüp Bebek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mehtappolat.com/?p=2337</guid>

					<description><![CDATA[Tüp bebek hesaplama konusu, tüp bebek tedavisi ile gebelik kalan anne adaylarımızın  en çok merak ettiği konulardan biridir. Tüp bebekle elde edilen gebeliklerde döllenmenin hangi gün gerçekleştiği ve rahime nakledildiği gün belli olduğu ve net olarak  bilindiği için, yaklaşık olarak anne adaylarımız çocuklarını ne zaman kucaklarına alacaklarını hesaplayabilmektedir. Ankara tüp bebek ile oluşan gebelik süresini hesaplamada embriyonun]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tüp bebek hesaplama</strong> konusu, tüp bebek tedavisi ile gebelik kalan anne adaylarımızın  en çok merak ettiği konulardan biridir. Tüp bebekle elde edilen gebeliklerde döllenmenin hangi gün gerçekleştiği ve rahime nakledildiği gün belli olduğu ve net olarak  bilindiği için, yaklaşık olarak anne adaylarımız çocuklarını ne zaman kucaklarına alacaklarını hesaplayabilmektedir. <a href="https://mehtappolat.com/ankara-tup-bebek-tedavisi/"><strong>Ankara tüp bebek</strong></a> ile oluşan gebelik süresini hesaplamada embriyonun rahime yerleştirilme tarihi yani embriyo transfer tarihi, anne adayının son adet tarihinin ilk gününden başlayarak yaklaşık olarak 2  hafta sonrasına denk gelmekte ve böylece embriyo transfer tarihi, anne adaylarımızın hamilelik sürecinin yaklaşık olarak 2. haftası olarak hesaplanmaktadır.</p>
<p>Her ne kadar kesin olmasa da tüp bebek sonrasında elde edilen gebeliklerde doğum zamanı  oldukça yakın tarihlerle hesaplanabilmektedir. Bebeğin doğum tarihi, embriyonun rahme yerleştirildiği günden itibaren yaklaşık 36-38 hafta sonraya tekabül etmekte ve <strong>tüp bebek hesaplama</strong> ile yavrularımızın doğum zamanı yaklaşık olarak hesaplanabilmektedir.</p>
<h2>Tüp bebekte gebelik şansınızı hesaplama aracı</h2>
<div style="max-width: 600px; padding: 15px; border: 1px solid #ddd; border-radius: 8px;">
<h3>Gebelik Oranı Hesaplama</h3>
<p><select id="ivf-age"><option value="">Yaş Aralığı</option><option value="under30">30 yaş altı</option><option value="30-35">30-35 yaş</option><option value="35-40">35-40 yaş</option><option value="over40">40 yaş üstü</option></select></p>
<p><select id="ivf-embryo"><option value="">Embriyo Sayısı</option><option value="1">Tek embriyo</option><option value="2">2 embriyo</option></select></p>
<p><select id="ivf-day"><option value="">Embriyo Günü</option><option value="3">3. Gün</option><option value="5">5. Gün</option></select></p>
<p><select id="ivf-sperm"><option value="">Sperm Durumu</option><option value="ejekulat">Ejekülatta sperm var</option><option value="tese">TESE / PESA</option></select></p>
<p><button id="ivf-calc-btn" type="button">Hesapla</button></p>
<div id="ivf-result" style="margin-top: 15px; font-weight: bold;"></div>
</div>
<h2>Transfer Tarihine Göre Gebelik Hesaplama</h2>
<p>Gebeliklerde hesaplama yapılırken gebelik başlangıcı anne adayının en son gördüğü adetin ilk günü olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle, tüp bebek ile elde edilmiş olan gebeliklerde embriyo <strong>transfer tarihine göre gebelik hesaplama</strong> yapılırken, embriyo transfer tarihi, anne adaylarımızın hamileliğinin yaklaşık olarak 2-2.5. haftasına denk gelmektedir.</p>
<p>Bu konu anne adaylarımızın en çok kafasını karıştıran durumlardan biridir. Pek çok kişi neden embriyo transfer tarihinin gebeliğin 2-2.5. haftası olduğunu merak etmektedir.</p>
<p>Bunun nedeni, kendiliğinden doğal yolla elde edilen gebeliklerde de, cinsel ilişkiden sonra embriyonun oluşma sürecinin de son adetin ilk gününden itibaren yaklaşık olarak 14-18 gün sonrasına denk gelmesidir. Tüp bebek tedavisi ile oluşan gebeliklerde, gebelik başlangıcı 3. gün embriyo transferi yapıldı ise transfer tarihinden 14 gün öncesi, blastokist aşamasında 5. gün embriyo transferi yapıldı ise 16 gün öncesi olarak hesaplanmalıdır. Takipler de buna göre şekillendirilmelidir.</p>
<p>Tüp bebek yönteminde, embriyonun rahme yerleştirildiği gün belli olduğu için, embriyo transfer tarihinden itibaren yaklaşık doğum tarihi hesaplanabilmektedir. Bu tarihi hesaplayabilmek anneler için oldukça özel olduğu için bu sürece hazırlanmak ve motive olmak açısından da değerlidir.</p>
<h2>Tüp Bebekte Hafta Hafta Gebelik</h2>
<p><strong>Tüp bebek</strong> ile elde edilen gebelikler de doğal yolla elde edilen gebelikler ile  aynı gebelik süreçlerinden geçmektedir. Gebelik takibi ve doğum şeklinde kendiliğinden elde edilmiş gebelikten bir fark bulunmamaktadır. Sadece önemli husus, başlangıç aşamasında tüp bebek tedavisi kapsamında verilmiş olan destek ilaçlarına düzenli olarak hekiminizin önerdiği süre ve şemada devam edilmesi önemlidir.</p>
<p>Gebelik genel hatları olarak 3 aylık bölümler halinde 3 ana dönemden oluşmaktadır. Bu dönemlere trimester demekteyiz. Gebelik sürecinde bu dönemler hamileliğin normal süresi olan 9 ay 10 gün üzerinden yani 40 haftadan hesaplanmaktadır. Her bir dönemin kendine has belirtileri ve özellikleri bulunurken, bu süreçlerde bebeklerinizin gelişiminin de hangi haftalar içerisinde nasıl olacağı bilinebilmektedir.</p>
<p>Tüp bebekte hafta hafta gebelik farklı  gelişmeler göstermekte ve hamilelik süreci trimesterlere ayrılarak  değerlendirilebilmektedir;</p>
<ul>
<li><strong>1. Trimester dönemi:</strong> Hamileliğin 1 ile 13. haftaları arasını kapsamaktadır.</li>
<li><strong>2. Trimester dönemi:</strong> Hamileliğin 14 ile 26. haftaları arasını kapsamaktadır.</li>
<li><strong>3. Trimester dönemi:</strong> Hamileliğin 27. haftasından doğuma kadar geçen süreyi kapsamaktadır.</li>
</ul>
<p>Özellikle tüp bebek ile çocuk sahibi olacak olan kişiler, ilk trimester sürecinde nelerin meydana geldiğini oldukça merak etmektedirler. İlk trimester yani ilk hafta ve 13. Hafta arasındaki süreçte öncelikle ilk birkaç hafta, gebelik belirtileri tam olarak hissedilemese de çeşitli ufak belirtiler meydana gelebilmekte, özellikle bu ilk haftalarda adet ağrılarına benzer kasık ve bel ağrısı, baş ağrısı, baş dönmeleri, mide bulantısı ve sırt ağrıları görülebilmektedir.</p>
<p>Bunun yanı sıra özellikle östrojen ve progesteron hormonlarındaki düzey artışı ile birlikte pek çok hamilelik belirtisi yaşanmakta ve bu ilk 3 aylık süreçte, kusma, iştah artışı, aşerme, bulantı, sık idrara çıkma, kabızlık, şişkinlik ve uykusuzluk gibi belirtiler görülebilmektedir.</p>
<p>Hamilelikte ilk 3 ay, hem bebeğin organ sistemlerinin gelişimi tamamlandığı hem de bebeğin kalp atışı görülene kadar belli oranda düşük riski görülebileceği için  oldukça önemlidir. Hafif tempoda günlük hayata devam edilebilir ancak ağır iş yapmaktan kaçınılması, bedenen çok yorulmamak uygun olacaktır.</p>
<p>Gebelikte oluşan düşüklerin çoğu ilk 3 aylık periyot içerisinde görülmektedir. İlk trimester döneminde eğer kanama oluşursa düşük tehlikesi anlamına geleceğinden bir uzman doktora başvurulması önemlidir.</p>
<p>Gebelik boyunca  dengeli beslenmek ve günde ortalama 2 litre kadar su tüketmek oldukça önemlidir. Öğün atlanmaması, protein ve vitaminden zengin, akdeniz mutfağı ağırlıklı beslenmek, mevsim normali sebze meyveleri tercih etmek, uzun raf ömürlü, paketli, hazır gıdalardan olabildiğince uzak durmak bebeğin sağlıklı gelişimi için faydalı olacaktır.  Aynı zamanda, eğer ilave bir sorun yok ise, gün içerisinde anne adaylarının 30 dakikalık normal tempolarında yürüyüş yapmalarını da önermekteyiz.</p>
<p>Doğum şekline karar verilirken anne adayının ve bebeğin sağlık durumu, bebeğin büyüklüğü, anne adayının muayene bulguları önemlidir. Ancak belirtmeliyim ki gebeliğin tüp bebek yolu ile elde edilmiş olması, koşullar uygunsa vajinal doğuma engel değildir.</p>
<h2>Örnek Tüp Bebek Gebelik Hesaplaması</h2>
<p>Örneğin hastamızda embriyo transferi blastokist aşamasında yani 5. gün embriyosu ile 18 Ekim 2025 tarihinde yapıldı ise, gebelik başlangıç gününü, bu tarihten 16 gün çıkararak hesaplarız. Bu hastamız için gebelik başlangıcını 2 Ekim 2025 olarak kabul ederiz.</p>
<p>Başka bir hastada yine 18 Ekim’de 3. gün embriyo transferi yapıldığını varsayar isek, bu hasta için de gebelik başlangıç tarihini, transferden 14 gün geriye giderek hesaplar ve 4 Ekim 2025 olarak belirleriz.</p>
<h2>Transfer Tarihine Göre Gebelik Hesaplaması</h2>
<p>Tüp bebek gebeliklerinde, gebelik başlangıç gününü transfer tarihine göre hesaplamaktayız. Anne adayının son gördüğü adet tarihi değil, embriyo transfer tarihi hesaplamada asıl önemli faktör olmaktadır. Çünkü tüp bebek tedavileri sonrasında elde ettiğimiz embriyoyu rahime transfer ettiğimiz tarih net olduğu için, transfer sırasında embriyo gününü bildiğimiz için, kendiliğinden elde edilmiş gebeliğe göre hesaplamayı daha net olarak yapabilmekteyiz. Transfer tarihinden yola çıkarak gebelik başlangıç gününü belirleyebilmekteyiz.</p>
<p>Bu kapsamda 5. gün embriyo transferlerinden 16 gün, 3. gün embriyo transferlerinden 14 gün geriye giderek gebelik başlangıç zamanını belirleyebilmekteyiz.</p>
<p>Tüp bebek işlemleri ve <strong>tüp bebek hesaplama</strong> hakkında bilgi almak için Mehtap Polat sitesi üzerinden merak ettiğiniz tüm konular hakkında bilgi sahibi olabilir, sizlere sunulan hizmetlerden en iyi şekilde yararlanabilirsiniz.</p>
<p><strong>İletişim Bilgileri</strong></p>
<p>Yazar: Prof. Dr. Mehtap Polat<br />
Telefon: +90 530 011 41 33<br />
E-Posta: info@mehtappolat.com</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://mehtappolat.com/tup-bebek-hesaplama/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adenomyozis Nedir? Tedavisi Nasıl Yapılır?</title>
		<link>https://mehtappolat.com/adenomyozis-nedir-tedavisi-nasil-yapilir/</link>
					<comments>https://mehtappolat.com/adenomyozis-nedir-tedavisi-nasil-yapilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Mehtap Polat]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Jan 2026 19:27:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tüp Bebek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mehtappolat.com/?p=5368</guid>

					<description><![CDATA[Adenomiyozis, rahim içinde yer alan ve her ay adetle atılan endometrial hücrelerin rahim kas tabakası içine ilerlemesi ile oluşan bir rahatsızlıktır. Tam olarak oluş mekanizması bilinmemektedir. Endometrial hücrelerin kas tabakası içine doğru ilerlemesi ya da kas tabakası içinde dönüşümle bu hücrelerin gelişimi neticesinde olabilir. Adenomiyozisi olan hastalar çoğunlukla yoğun, uzun süreli ve ağrılı  adet görme]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Adenomiyozis, rahim içinde yer alan ve her ay adetle atılan endometrial hücrelerin rahim kas tabakası içine ilerlemesi ile oluşan bir rahatsızlıktır. Tam olarak oluş mekanizması bilinmemektedir. Endometrial hücrelerin kas tabakası içine doğru ilerlemesi ya da kas tabakası içinde dönüşümle bu hücrelerin gelişimi neticesinde olabilir. Adenomiyozisi olan hastalar çoğunlukla yoğun, uzun süreli ve ağrılı  adet görme şikayeti ile başvururlar.</p>
<h2>Adenomyozis Nedir?</h2>
<p>Adenomiyozis, rahim iç tabakasında yer alan ve her ay yenilenen endometrial hücrelerin, rahim kas tabakası olan miyometrium içerisine ilerlemesi ile oluşan bir rahatsızlıktır. Genellikle yoğun ve ağrılı adet görme, bazen de kısırlık (infertilite) ile belirti verir.</p>
<h2>Adenomyozis Belirtileri Nelerdir?</h2>
<p>Hastaların bir kısmında adenomiyozis rahatsızlığı hiç belirti vermeyebilir. Genellikle en sık görülen şikayet uzun süreli, yoğun ve ağrılı adet görülmesidir. Bir kısım hastada da gebe kalmakta sıkıntı görülebilir. Daha nadir olarak cinsel ilişki sırasında ağrı şikayetleri de olabilir. Menapoz sonrasında şikayetler azalmaktadır.</p>
<h3>Adenomyozis Neden Olur? Risk Faktörleri Nelerdir?</h3>
<p>Adenomiyozis gelişme sebebi tam olarak bilinmemektedir. Sebebe yönelik farklı teoriler mevcuttur (1,2);</p>
<ul>
<li>Birincisi invajinasyon hipotezidir. Rahimin fazla kasılması ya da geçirilmiş rahim ameliyatı sonrasında   rahim iç tabakası (endometrium) ile kas tabakası (miyometrium) arasındaki geçiş bölgesinde (endometrial-miyometrial junctional zone) hasara yol açabilir ve endometrial tabakadaki hücreler rahim kas tabakasına doğru ilerleyebilir (3).</li>
<li>İkincisi metaplazi teorisidir. Rahim kas tabakası yani miyometrium içerisinde endometrial tabaka hücrelerine sıfırdan dönüşüm olabileceği gibi, adet kanının geri akımı ile endometrioma odaklarından dökülen yapışma yeteneğindeki hücreler rahim kas tabakasına yapışıp gelişmeye devam edebilirler. Zamanla çoğalarak adenomiyozis odaklarını oluşturabilirler. Adenomiyozis ile endometriozis rahatsızlığının birlikte görülme riskinin yüksek olması da bu teoriyi desteklemektedir.</li>
<li>Epigenetik değişiklikler de gelişimine sebep oluyor olabilir. (4)</li>
</ul>
<p>Ancak sebep ve gelişim mekanizması halen tam olarak anlaşılamamıştır. Özellikle birden fazla doğum yapmış kadınlarda, 40 yaş ve üstünde ve rahimden ameliyat geçirmiş olanlarda görülme riski daha yüksektir.</p>
<h2>Adenomyozis Nasıl Teşhis Edilir?</h2>
<p>Eskiden adenomiyozis tanısı sadece rahim alınması sonrası patolojik değerlendirme ile konulabilirdi. Ancak günümüzde 2 ve 3 boyutlu ultrasonografi ve MR görüntüleme yöntemleri ile tanısı konulabilmektedir. Yoğun ve ağrılı, uzun süreli adet görme şikayeti varlığında da olduğundan şüphelenilebilir. Genel olarak görülme sıklığı %12-34 civarındadır. Ancak ileri kadın yaşında, gebe kalmakta sıkıntı yaşayan infertil popülasyonda görülme sıklığı farklılık gösterebilir.</p>
<p>Ultrasonografik olarak tanı koyma kriterleri; kas tabakası (miyometrium) içinde ekojenik adacıklar, kistler, küre şekilli rahim, rahim duvarlarında asimetrik büyüme, endometrium ile miyometrium birleşim hattında düzensizlik ya da belirsizlik olarak sayılabilir (5). Ancak adenomiyozis çok farklı görünümlerde olabilir.</p>
<h2>Adenomyozis Tedavi Yöntemleri</h2>
<p>Bu rahatsızlığı tamamen ortadan kaldıracak bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Şikayetlere göre tedavi seçimi yapılabilir. Sadece ağrı kesici kullanımı bir seçenek olabileceği gibi odakları baskılamak için  hormonal tedaviler ya da hormonlu rahim içi spiral de düşünülebilir. Medikal tedavinin faydalı olmadığı olgularda, rahim damarının embolizasyonu ya da  bebek istemi yoksa rahimin alınması da düşünülebilir.</p>
<h2>Adenomyozis Ameliyatı Nasıldır?</h2>
<p>Bebek isteği olan kadınlarda medikal tedavi ile şikayetler rahatlatılamadı ise sadece adenomiyozis odaklarının alınması amaçlı cerrahi girişim yapılabilir. Ancak net bir kapsülü olmadığı için odakların çıkarılması sırasında kanama olabilir ve operasyon sonrasında yapışıklık gelişebilir.</p>
<p>Çocuk isteği olmayan kadınlarda da rahim alınması bir seçenek olabilir</p>
<h3>Adenomiyozis Tedavi Edilmezse Ne Olur?</h3>
<p>Adenomiyozis rahatsızlığı tedavi edilmezse kişinin genel sağlığı açısından kötü huylu değişim ya da kansere dönüşme gibi bir risk teşkil etmez. Ancak yoğun ve uzun kanamaya yol açıyorsa anemi ve buna bağlı sağlık sorunları görülebilir ve bebek sahibi olmakta sıkıntı yani infertiliteye neden olabilir.</p>
<h3>Adenomyozis Kanser Riski Taşır mı?</h3>
<p>Adenomiyozis hemen daima iyi huylu bir rahatsızlıktır.</p>
<h3>Adenomyozis İçin Hangi Doktora Gidilmelidir?</h3>
<p>Adenomiyozis rahatsızlığı teşhis ve tedavisi için bir kadın doğum uzmanına başvurulmalıdır.</p>
<h3>Adenomyozis Gebeliğe Engel midir? İnfertilite (Kısırlık) Sebebi midir?</h3>
<p>Adenomiyozis rahatsızlığı birkaç farklı mekanizma ile gebe kalmakta sıkıntıya yol açabilir.</p>
<p>Endometrial tabaka ile miyometrium arasındaki junctional zonda bozulma embriyonun rahim içine yerleşme (implantasyon) şansını düşürebilir. Rahim kas tabakası içerisinde endometrial odakların olması rahimin peristaltik hareketlerini düzensizleştirebilir ve bu da tüplerde de peristaltik hareketi bozup spermlerin tüpe ilerleyip yumurtaya ulaşma ihtimalini düşürebilir. Döllenen yumurta ve oluşan embriyonun rahime geri gelişi ihtimalini azaltabilir.</p>
<p>Adenomiyotik odaklardan salınan bazı faktörler nedeniyle oksidatif stress artabilir ve bu da embriyonun rahim içine yuvalanması için uygun olmayan koşullara sebep olabilir. Aynı zamanda kornik inflamasyon rahim kas tabakasında fibrozise, kanlanmada azalmaya ve bu nedenle de gebelik şansında düşmeye sebep olabilir.</p>
<h3>Adenomyozis ve Tüp Bebek Tedavisi</h3>
<p>Adenomiyozis rahatsızlığı kendiliğinden gebelik şansını azaltacağı gibi tüp bebek tedavisi sırasında da gebelik şansını olumsuz etkileyebilir. Bu kapsamda tedavi planlamasının muayene bulgumuza ve hastalığın yaygınlığına göre belirlenmesi ve kişiye özel planlanması önemlidir. Eğer çok büyük odaklar var ise tüp bebek tedavisi öncesinde ameliyatla çıkartılmaları düşünülebilir. Rahim iç tabakasında tutulum varsa histeroskopi ile rahim içinin gözden geçirilmesi gerekebilir.</p>
<p>Ancak hastalık çok yaygın değilse, rahim iç tabakasında bir düzensizlik ya da tutulum yoksa, dokunulmadan tüp bebek yapılması düşünülebilir. Taze embriyo transferi yapılmadan embriyoların dondurulup, başka bir siklusta dondurulmuş embriyo transferi yapılması gebelik şansını daha olumlu etkilemektedir.</p>
<p>Uzun süreli baskılama sonrası transfer yapılmasının daha iyi olduğuna dair çalışmalar olsa da son yıllarda yapılan araştırma sonuçları dondurulmuş embriyo transferi hazırlığında kullanılacak hazırlık protokollerinin birbirine üstünlüğü olmadığını göstermektedir. Hastamızın mevcut durumuna göre en uygun olan protokol seçilebilir.</p>
<h3>Adenomyozis Ağrıya Neden Olur mu?</h3>
<p>Adenomiyozis varlığında hastaların çoğunda adet dönemlerinde çok yoğun ağrı şikayeti bulunmaktadır. Bazı hastalarda cinsel birliktelik sırasında da ağrı olabilir.</p>
<h3>Tüp Bebek/IVF Planında Yönetim Nasıl Olmalı?</h3>
<p>Tüp bebek tedavisi planlanırken rahim iç tabakasının dikkatli değerlendirilmesi önemlidir. 3 boyutlu ultrasonografi ile değerlendirme ya da gerekli olgularda MR ve histeroskopi yapılması gerekebilir. Rahim iç tabakasında sorun olmadığından emin olunduktan sonra tüp bebek tedavisine geçilebilir. Tüp bebek tedavisinin 2 basamaklı yapılması, önce elde edilen embriyoların dondurulup, ardından başka bir siklusta rahim içi hazırlanıp transfer planlanması ile gebelik oranları yükseltilebilecektir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>İletişim Bilgileri</strong></p>
<p>Yazar: Prof. Dr. Mehtap Polat<br />
Telefon: +90 530 011 41 33<br />
E-Posta: info@mehtappolat.com</p>
<p><strong>Referanslar</strong></p>
<ul>
<li>Vannuccini, S., Tosti, C., Carmona, F., Huang, S.J., Chapron, C., Guo, S.-W., Petraglia, F., 2017. Pathogenesis of adenomyosis: an update on molecular mechanisms. Reproductive BioMedicine Online 35, 592–601. https://doi.org/ 10.1016/j.rbmo.2017.06.016.</li>
<li>Zhai, J., Vannuccini, S., Petraglia, F., Giudice, L.C., 2020. Adenomyosis: Mechanisms and Pathogenesis. Semin Reprod Med 38, 129–143. https://doi.org/10.1055/s-00401716687.</li>
<li>Vannuccini, S., Jain, V., Critchley, H., Petraglia, F., 2022b. From menarche to menopause, heavy menstrual bleeding is the underrated compass in reproductive health. Fertility and Sterility 118, 625–636. https://doi.org/10.1016/j.fertnstert.2022.07.021.</li>
<li>Bulun, S.E., Yildiz, S., Adli, M., Wei, J.-J., 2021. Adenomyosis pathogenesis: insights from next- generation sequencing. Human Reproduction Update 27, 1086–1097.https://doi.org/10.1093/ humupd/dmab017.</li>
<li>Van den Bosch, T., Dueholm, M., Leone, F.P.G., Valentin, L., Rasmussen, C.K., Votino, A., Van Schoubroeck, D., Landolfo, C.,<br />
Installe, A.J.F., Guerriero, S., Exacoustos, C., Gordts, S., Benacerraf, B., D’Hooghe, T., De Moor, B., Bro€lmann, H., Goldstein, S., Epstein, E., Bourne, T., Timmerman, D., 2015. Terms, definitions and measurements to describe sonographic features of myometrium and uterine masses: a consensus opinion from the Morphological Uterus Sonographic Assessment (MUSA) group. Ultrasound Obstet Gynecol 46, 284–298. https://doi.org/10.1002/ uog.14806.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://mehtappolat.com/adenomyozis-nedir-tedavisi-nasil-yapilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sperm Testi (Spermiogram)</title>
		<link>https://mehtappolat.com/sperm-testi-spermiogram/</link>
					<comments>https://mehtappolat.com/sperm-testi-spermiogram/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Mehtap Polat]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Nov 2025 08:01:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tüp Bebek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mehtappolat.com/?p=5343</guid>

					<description><![CDATA[Gebeliğin oluşabilmesi için kadında yumurtlamanın olması, erkekte de yeterli sperm üretiminin olması gerekir. Erkekte sperm sayı, hareketlilik ve şekilsel değerlendirmenin yapıldığı teste sperm testi (spermiogram) denilmektedir Sperm Testi (Spermiogram) Nedir ve Neden Yapılır? Sperm testi erkek üreme hücrelerinin sayı hareketlilik ve şekilsel durumları ile ilgili değerlendirme yapmamızı sağlayan bir testtir. Erkeğin mastürbasyon yoluyla boşaldığı sıvıdaki]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gebeliğin oluşabilmesi için kadında yumurtlamanın olması, erkekte de yeterli sperm üretiminin olması gerekir. Erkekte sperm sayı, hareketlilik ve şekilsel değerlendirmenin yapıldığı teste sperm testi (spermiogram) denilmektedir</p>
<h2>Sperm Testi (Spermiogram) Nedir ve Neden Yapılır?</h2>
<p>Sperm testi erkek üreme hücrelerinin sayı hareketlilik ve şekilsel durumları ile ilgili değerlendirme yapmamızı sağlayan bir testtir. Erkeğin mastürbasyon yoluyla boşaldığı sıvıdaki sperm hücreleri mikroskop altında değerlendirilir ve sonuçlar raporlanır.</p>
<p>Bebek isteği olan ve belli bir süre denemeye rağmen (35 yaş altında 1 yıl, 35 yaş üstünde 6 ay) gebelik elde edilememiş çiftlerde, daha önceden kemoterapi radyoterapi gibi sperm üretimine olumsuz etkide bulunabilecek tedaviler görmüş olan erkeklerde ya da testislere yönelik ameliyat (varikosel, inmemiş testis operasyonu vb)  geçirmiş olanlar da kontrol amaçlı yapılabilir.</p>
<h2>Sperm Örneği Nasıl Verilir?</h2>
<p>Sperm analizi yapılacağı gün erkeğin 2-6 gün aralığında cinsel perhizli olması önerilir. Masturbasyon yolu ile üretilen meni( boşalma sonrası dışarı çıkan sıvı) laboratuvarda verilen kaba bırakılır ve laboratuvar personeline teslim edilir.</p>
<h2>Örnek Verme Sırasında Nelere Dikkat Edilmelidir?</h2>
<p>Testin yapılacağı laboratuvarda, erkeğe verilen kabın içine masturbasyon yolu ile boşalması sonrasında elde edilen boşalma sıvısı mikroskop altında incelenir.</p>
<ul>
<li>Örnek üretilirken sabun ya da kayganlaştırıcı jel kullanılmamalıdır</li>
<li>Üretilen meninin tamamı kabın içine alınmalıdır</li>
<li>Kabın içine dokunulmamalıdır</li>
</ul>
<h2>Sperm Testi ile Hangi Özelliklere Bakılır?</h2>
<p>Sperm testi analizi ile</p>
<ul>
<li>Üretilen meni miktarına</li>
<li>Renk, koku ve PH’sına</li>
<li>ml deki sperm sayısına</li>
<li>Toplam hareketliliğe</li>
<li>Hareketli spermlerin hızlı ileri hareketli, yavaş ileri hareketli ve yerinde hareketli oranlarına</li>
<li>Normal morfolojiye yani baş, boyun kuyruk yapısına sahip sperm oranına bakılır ve bir rapor hazırlanır</li>
</ul>
<h2>Kimler Spermiyogram Testi Yaptırmalıdır?</h2>
<p>Sperm testi yapılmasını önerdiğimiz durumlar;</p>
<ul>
<li>Bebek isteği olan ve bir süre denemeye rağmen gebelik elde edemeyen çiftlerde. (35 yaş altında 1 yıl, 35 yaş üstünde 6 ay denemeye rağmen gebelik olmadı ise),</li>
<li>Erkeğe daha önce herhangi bir rahatsızlığı nedeni ile kemoterapi ya da radyoterapi uygulanmış ise,</li>
<li>Testislerden bir enfeksyon (orşit vb) geçirdi ise,</li>
<li>Testislerden bir operasyon geçirme öyküsü varsa (İnmemiş testis, varikosel vb),</li>
<li>Erkek tipi tüylenmede azlık varsa ya da hormon düzeylerinde aykırılık saptandı ise</li>
</ul>
<h3>Normal Sperm Değerleri Nelerdir?</h3>
<p>Dünya Sağlık örgütünün (WHO) 2021 yılında güncellediği ve sperm parametreleri için önerdiği referans değerleri (1);</p>
<ul>
<li><strong>Volüm:</strong> 4 ml</li>
<li><strong>Sperm sayısı (konsantrasyon):</strong> &gt;16 milyon/ml</li>
<li><strong>Toplam sperm sayısı:</strong> &gt;39 milyon</li>
<li><strong>Sperm hareketlilik oranı:</strong>  &gt;%42</li>
<li><strong>İleri hareketli (progresif) sperm oranı:</strong> &gt;%30</li>
<li><strong>Normal form oranı:</strong> &gt;%4 şeklindedir.</li>
</ul>
<p>Sonuçları bu referans değerlerine göre yorumlamaktayız.</p>
<h3>Spermiogram Testi Öncesinde Kaç Gün Cinsel Perhiz Yapılmalıdır?</h3>
<p>Sperm testi öncesinde 2-6 günlük cinsel perhizli olunması önerilir</p>
<h3>Test Sonucunu Etkileyebilecek Faktörler Nelerdir?</h3>
<p>Perhiz süresinin 2-6 gün aralığında olmaması, örnek üretilirken sperm üzerine toksik etkide bulunabilecek kayganlaştırıcı jel ya da sabun kullanılması, örneğin tamamının kaba bırakılmaması test sonucunu etkileyebilir</p>
<h3>Sperm Örneği Evde Verilebilir mi? Evden Getirilecekse Nelere Dikkat Edilmeli?</h3>
<p>Sperm örneğinin testin yapılacağı laboratuvarda üretilmesi en doğru sonuçların alınmasını sağlar. Çünkü örnek üretildikten sonra dış ortam şartlarına maruz kalması sperm hareketlilik ve canlılık oranlarını etkileyebilir. Buna rağmen eğer laboratuvarda sperm üretilemiyor ise örnek ev ortamında üretilip test için laboratuvara ulaştırılabilir. Ancak böyle bir durumda olabildiğince hızlı bir şekilde ve soğuktan etkilenmeyecek şekilde laboratuvara ulaştırılması sağlanmalıdır.</p>
<h3>Sperm Testi Analiz Sonuçları Ne Zaman Çıkar?</h3>
<p>Sperm testi sonuçları örneğin üretildiği gün raporlanır</p>
<h3>Spermiogram Testi Sonuçları Nasıl Yorumlanır?</h3>
<p>Dünya Sağlık örgütünün (WHO) 2021 yılında güncellediği ve sperm parametreleri için önerdiği referans değerleri (1);</p>
<ul>
<li>Volüm:                                                          4 ml</li>
<li>Sperm sayısı (konsantrasyon):                  &gt;16 milyon/ml</li>
<li>Toplam sperm sayısı:                  &gt;39 milyon</li>
<li>Sperm hareketlilik oranı:                &gt;%42</li>
<li>İleri hareketli (progresif) sperm oranı: &gt;%30</li>
<li>Normal form oranı: &gt;%4 şeklindedir.</li>
</ul>
<p>Sonuçları bu referans değerlerine göre yorumlamaktayız.</p>
<h3>Analiz Raporuda Yer Alan Terimler Ne Anlama Gelir?</h3>
<p><strong>Normospermi</strong>; sperm sayı, hareketlilik ve normal şekilli sperm oranının normal değerler aralığında olması</p>
<p><strong>Oligospermi</strong>; Sperm sayısında azlık olması</p>
<p><strong>Astenospermi</strong>, Sperm hareketlilik oranlarında azlık olması</p>
<p><strong>Teratospermi</strong>: Normal şekilli sperm oranında düşüklük olması</p>
<p><strong>Oligoastenoteratospermi</strong>: Spermlerde sayı, hareket ve normal şekilli sperm oranında düşüklük</p>
<p><strong>Azospermi</strong>: Menide (erkeğin dışarı boşalma sıvısında) hiç sperm hücresi görülmemesi</p>
<p><strong>Globospermi</strong>: Spermin baş kısmında  döllenmeyi sağlayan akrozom yapısının olmaması</p>
<h3>Sperm Testi Sonucu Normal Değilse Ne Yapılmalıdır?</h3>
<p>Yapılan analizde menideki sperm sayısının 16 milyon/ml’den düşük olması durumuna oligospermi denilmektedir. Oligospermi durumunda öncelikle buna sebep olabilecek organik bir patolojinin olup olmadığı (inmemiş testis vb) gözden geçirilmelidir. Bu kapsamda sayı 5 milyon altında ise FSH, LH, Total testosteron, Prolaktin düzeyleri ve genetik testler (kromozom analizi vb) yapılabilir.  Eğer hormon eksikiliği saptanırsa (hipogonadotropik hipogonadizm) medikal tedavi ile sperm değerlerinin normal düzeylere yükselmesi sağlanabilir. Ancak hormon eksikliği yoksa ilaç tedavisi ya da vitamin desteklerinin belirgin bir faydası bulunmamaktadır.</p>
<p>Bir diğer oligospermi nedeni de şiddetle varikosel varlığıdır. Bu durumda üroloji uzmanı görüşü alınabilir. Şiddetli varikosel varlığında ameliyat yapılmasının faydası olabilir.</p>
<h3>Sperm Kalitesini Artırmak İçin Neler Yapılabilir?</h3>
<p>Yaşam şeklini düzene sokmak, sigaradan uzak durmak, akdeniz mutfağı ağırlıklı beslenmek, paketli, katkı maddeli, hazır gıdaları tüketmemek sperm kalitesine olumlu etkide bulunacaktır.</p>
<h3>Hangi Durumlarda Ek Testler (Hormon, Ultrason vb.) İstenir?</h3>
<p>Eğer erkekte cinsel istekte azalma varsa, ereksiyon problemi, vücutta erkek tipi bölgelerde kıllanma azlığı, ürolojik muayenede varikosel ya da inmemiş testis şüphesi varsa ve sperm değerleri 5 milyon altında ise kromozom analizi, ilave genetik testler, hormonal değerlendirme ve ultrasonografi yapılması planlanabilir.</p>
<h3>Düşük Sperm Değerleri İle Doğal Yolla Gebelik Mümkün Müdür?</h3>
<p>Bir çiftin gebe kalma potansiyeli kadın ve erkeğin gebe kalma potansiyelinin toplamıdır. Bu nedenle bazen sperm sayı ve hareket düşüklüğü varlığında da kendiliğinden gebelik şansı olabilir. Ancak tekrarlayan kontrollerde sperm sayısı çok düşükse, özellikle 5 milyon altı değerlerde kendiliğinden gebelik şansı oldukça sınırlı olacaktır.</p>
<p><strong>İletişim Bilgileri</strong></p>
<p>Yazar: Prof. Dr. Mehtap Polat<br />
Telefon: +90 530 011 41 33<br />
E-Posta: info@mehtappolat.com</p>
<p><strong>Referans</strong></p>
<ul>
<li>World Health Organization. WHO laboratory manual for the examination and processing of human semen. 6th edn. World Health Organization: Geneva, Switzerland. 2021.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://mehtappolat.com/sperm-testi-spermiogram/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalsiyum İyonofor Tedavisi (CA-IONOFOR)</title>
		<link>https://mehtappolat.com/kalsiyum-iyonofor-tedavisi/</link>
					<comments>https://mehtappolat.com/kalsiyum-iyonofor-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Mehtap Polat]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Nov 2025 13:42:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tüp Bebek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mehtappolat.com/?p=5331</guid>

					<description><![CDATA[Tüp bebek tedavisinde elde ettiğimiz yumurtaların döllenmesini sağlamak için Mikroenjeksiyon (ICSI) ya da Invitro-fertilizasyon (IVF) yöntemlerini uygulamaktayız. Özellikle gebe kalamama nedeni ne olursa olsun, döllenme oranları daha yüksek olduğu için Mikroenjeksiyon (ICSI) yöntemini daha ön planda tercih etmekteyiz. Bu yöntemde döllenme oranları yaklaşık olarak %75-80 düzeyinde olabilmektedir. Ancak bazen sperm ya da yumurtaya ait faktörlerden]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tüp bebek tedavisinde elde ettiğimiz yumurtaların döllenmesini sağlamak için Mikroenjeksiyon (ICSI) ya da Invitro-fertilizasyon (IVF) yöntemlerini uygulamaktayız. Özellikle gebe kalamama nedeni ne olursa olsun, döllenme oranları daha yüksek olduğu için Mikroenjeksiyon (ICSI) yöntemini daha ön planda tercih etmekteyiz. Bu yöntemde döllenme oranları yaklaşık olarak %75-80 düzeyinde olabilmektedir. Ancak bazen sperm ya da yumurtaya ait faktörlerden kaynaklı olarak döllenme oranları daha düşük olabilir ya da hiç döllenme olmayabilir. Bu tarz bir olumsuzluk öyküsü olan çiftlerde tüp bebek tedavisinde Kalsiyum iyonofor (Ca-ionofor) yönteminin kullanılması özellikle sperm kaynaklı döllenme yetersizliği durumlarında döllenme oranlarını ve dolayısı ile gebelik oranlarını olumlu etkileyebilmektedir.</p>
<h2>Kalsiyum İyonofor (CA-IONOFOR) Tedavisi Nedir?</h2>
<p>Daha önceki tüp bebek tedavilerinde düşük oranda ya da hiç döllenme olmama öyküsü olan çiftlerde ya da spermde baş kısmında anomali varlığında (globozoospermi) döllenme oranlarını iyileştirebilmek için kullanılan özel bir sıvıdır. Kalsiyum iyonofor (Ca-ionofor) yönteminde, tüp bebek yolu ile elde edilen yumurtalara döllenmeyi sağlamak için mikroenjeksiyon (ICSI) yapıldıktan sonra, yumurtalar bu özel sıvı içerisinde bir süre bekletilir ve ardından inkübatör dediğimiz özel cihazlara kaldırılır ve ertesi gün döllenme kontrolü için tekrar mikroskop altında değerlendirme yapılır. (1)</p>
<h2>Hangi Durumlarda Önerilir (ICSI Sonrası Döllenme Düşüklüğü, Globozoospermi vb.)?</h2>
<p>Kalsiyum iyonofor (Ca-ionofor) yönteminin kullanılabildiği durumlar;</p>
<ul>
<li>Daha önce yapılan tüp bebek tedavisinde normalden daha düşük (%30-35 altında) oranda döllenme elde edilmiş ya da hiç döllenme elde edilememiş olan hastalar,</li>
<li>Spermlerde belirgin morfolojik yani dış görünüşle ilgili sorun saptanan ve özellikle sperm baş kısmında döllenmeyi sağlayan akrozom yapısında sorun görülen globozoospermi olguları</li>
<li>Döllenmede düşüklük sebebi olabilecek spermlerin tamamında hareketsizlik varlığı</li>
</ul>
<h2>Kalsiyum İyonofor Tedavisi Nasıl Uygulanır (Zamanlama, Kullanılan Ajan ve Süre)?</h2>
<p>Kalsiyum iyonofor (Ca-ionofor) tedavisi tüp bebek tedavisi ile elde edilen yumurtalara döllenmelerini sağlamak için mikroenjeksiyon yapıldıktan hemen sonra uygulanır. İşleme alınan yumurtalar Kalsiyum iyonofor (Ca-ionofor) solüsyonunun içinde birkaç dakika bekletilir ardından da inkübatöre kaldırılırlar. Buradaki asıl amaç, yumurta içine sperm girişi olduktan sonra olması gereken ve döllenmenin gerçekleşmesini sağlayan kalsiyum seviye artışının sağlanmasıdır.</p>
<div class="video-shortcode"><iframe title="TÜP BEBEK TEDAVİSİNDE DÖLLENME BAŞARISIZLIĞINDA NE YAPILABİLİR?" width="563" height="1000" src="https://www.youtube.com/embed/jyEp_HEEWB4?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
<h3>Kalsiyum İyonofor Tedavisi Kimler İçin Uygun Değildir veya Dikkat Gerektirir?</h3>
<p>Özellikle sakınılması gereken bir hasta grubu bulunmamaktadır.</p>
<h3>Döllenme Başarısına Etkisi Nedir?</h3>
<p>Daha önce düşük döllenme oranı olan ya da döllenmede soruna yol açabilecek belirgin bir sperm faktörü bulunan çiftlerde Kalsiyum iyonofor yöntemi ile belirgin iyileşmiş oranlarda döllenme ve gebelik elde edilebilir.</p>
<h3>CA-IONOFOR &#8216;un Avantajları Nelerdir?</h3>
<p>Daha önce yapılana tüp bebek tedavisinde %30-35’in altında oranlarda döllenmesi olan ya da globozoospermi gibi sperm baş kısmında döllenmeyi sağlayan alanda sorunu olan sperm varlığında yapılan tüp bebek tedavilerinde Kalsiyum iyonofor (Ca-ionofor) yöntemi belirgin olarak döllenme ve gebelik oranlarını iyileştirir.</p>
<h3>Alternatif Yumurta Aktivasyon Yöntemleri Nelerdir?</h3>
<p>Döllenme sorunu yaşamış çiftlerde ya da böyle bir sorun olacağını ön gördüğümüz durumlarda alternatif olarak  Piezo elektrik yöntemini de uygulayabiliriz.</p>
<h3>CA-IONOFOR Tedavisi Öncesi Gerekli Değerlendirmeler/testler Nelerdir?</h3>
<p>Bu yöntemin kullanılabilmesi için çiftlere özel bir test yapılmasına gerek yoktur.</p>
<h2>Kalsiyum İyonofor Tedavisi Ücretleri</h2>
<p>Kalsiyum ionofor tedavisinin ücreti ortalama 3.000-5.000 TL olmaktadır.</p>
<h3>Tüp Bebekte Yumurta Neden Döllenmez?</h3>
<p>Tüp bebek tedavisinde mikroenjeksiyon yapıldıktan sonra döllenme oranları yaklaşık %75-80 civarında olmaktadır. Döllenmede sorun olabilen durumlar;</p>
<ul>
<li>Spermlerde döllenmeden sorumlu baş kısmında anomalisi olan ya da akrozom yokluğu yani globozoospermi olan olgular,</li>
<li>Tamamen hareketsiz spermlerle mikroenjeksiyon (ICSI) yapılan olgular,</li>
<li>Çok az sayıda yumurta varlığı</li>
</ul>
<h2>Döllenmeyi Engelleyen Nedenler?</h2>
<p>Sperm yumurtaya girdiğinde, yumurta içinde  kalsiyum seviye yükselmesi olur ve bu yumurtanın döllenmesi için gerekli enzimatik reaksiyonları başlatır. Bunu da spermin baş kısmında bulunan akrozom denilen bölge sağlar. Eğer spermde bu alanda bir anomali varsa ya da yumurtaya ait faktörlerden kaynaklı da döllenmede sorun görülebilir.</p>
<h3>Döllenme Başarısızlığında Ne Yapılabilir?</h3>
<p>Yapılan tüp bebek tedavisi sonrasında döllenme oranları normalden daha düşük olan özellikle %30-35 ve altı oranda döllenme elde edilmiş ya da hiç döllenme olmamış olan çiftlerde bir sonraki uygulamada Kalsiyum iyonofor (Ca-ionofor) ya da Piezo elektrik yöntemi uygulanarak döllenme ve gebelik oranları iyileştirilebilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>İletişim Bilgileri</strong></p>
<p>Yazar: Prof. Dr. Mehtap Polat<br />
Telefon: +90 530 011 41 33<br />
E-Posta: info@mehtappolat.com</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Referans</p>
<ul>
<li>Ebner T, Oppelt P, Wöber M, Staples P, Mayer RB, Sonnleitner U, Bulfon-Vogl S, Gruber I, Haid AE, Shebl O. Treatment with Ca2+ ionophore improves embryo development and outcome in cases with previous developmental problems: a prospective multicenter study. Hum Reprod 2015 Jan;30(1):97-102.doi: 10.1093/humrep/deu285</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://mehtappolat.com/kalsiyum-iyonofor-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tüp Bebekte Rahim Dinlendirme (Havuz &#8211; Nadas Yöntemi)</title>
		<link>https://mehtappolat.com/tup-bebekte-rahim-dinlendirme-havuz-nadas-yontemi/</link>
					<comments>https://mehtappolat.com/tup-bebekte-rahim-dinlendirme-havuz-nadas-yontemi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Mehtap Polat]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Nov 2025 06:47:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tüp Bebek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mehtappolat.com/?p=5327</guid>

					<description><![CDATA[Tüp bebek tedavisi sonucunda elde edilen embriyoların yumurta toplama yapıldığı ay yerine başka bir ayda transfer edilmesine  rahim dinlendirme denilmektedir. Her çift için uygun bir yöntem değildir. Çifte özel tedavi planı oluşturulurken, bazı tıbbı gereklilik hallerinde uygulanmaktadır. Bu yazımızda rahim dinlendirme yönteminin ayrıntılarından bahsedilmektedir. Rahim Dinlendirme Nedir? Halk arasında rahim dinlendirme olarak bilinen durum]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="fusion-fullwidth fullwidth-box fusion-builder-row-1 fusion-flex-container nonhundred-percent-fullwidth non-hundred-percent-height-scrolling" style="--awb-border-radius-top-left:0px;--awb-border-radius-top-right:0px;--awb-border-radius-bottom-right:0px;--awb-border-radius-bottom-left:0px;--awb-flex-wrap:wrap;" ><div class="fusion-builder-row fusion-row fusion-flex-align-items-flex-start fusion-flex-content-wrap" style="max-width:1185.6px;margin-left: calc(-4% / 2 );margin-right: calc(-4% / 2 );"><div class="fusion-layout-column fusion_builder_column fusion-builder-column-0 fusion_builder_column_1_1 1_1 fusion-flex-column" style="--awb-bg-size:cover;--awb-width-large:100%;--awb-margin-top-large:0px;--awb-spacing-right-large:1.92%;--awb-margin-bottom-large:0px;--awb-spacing-left-large:1.92%;--awb-width-medium:100%;--awb-spacing-right-medium:1.92%;--awb-spacing-left-medium:1.92%;--awb-width-small:100%;--awb-spacing-right-small:1.92%;--awb-spacing-left-small:1.92%;"><div class="fusion-column-wrapper fusion-flex-justify-content-flex-start fusion-content-layout-column"><div class="fusion-text fusion-text-1"><p>Tüp bebek tedavisi sonucunda elde edilen embriyoların yumurta toplama yapıldığı ay yerine başka bir ayda transfer edilmesine  rahim dinlendirme denilmektedir. Her çift için uygun bir yöntem değildir. Çifte özel tedavi planı oluşturulurken, bazı tıbbı gereklilik hallerinde uygulanmaktadır. Bu yazımızda rahim dinlendirme yönteminin ayrıntılarından bahsedilmektedir.</p>
<h2>Rahim Dinlendirme Nedir?</h2>
<p>Halk arasında rahim dinlendirme olarak bilinen durum tüp bebek tedavisinde elde edilen embriyoların taze transfer yapılmaması, dondurulup başka ay transfer edilmesi olarak tanımlanabilir. Buna tedavide segmentasyon da diyebiliriz. Yani tedavinin 2 farklı siklusta tamamlanması durumudur.</p>
<h2>Rahim Dinlendirme Neden Uygulanır?</h2>
<p>Rahim dinlendirme taze transfer yapılmasının uygun olmadığı durumlarda yapılabilir. Her çift için yapılması gerekli değildir. Yumurtalık rezervi fazlalığı ya da rahim içi ile ilgili bazı özel gebeliğe engel yaratabilecek sorun saptanması durumunda (kanama, polip, miyoma uteri basısı vb), taze transfer yapılması tıbben uygun değilse  planlanabilir.</p>
<p>Hangi Durumlarda Rahim Dinlendirme Önerilir (Aşırı Uyarım, Tekrarlayan Başarısızlık, Endometrium Uygunsuzluğu vb.)?</p>
<p>Rahim dinlendirme yönteminin uygulanabileceği durumlar;</p>
<ul>
<li>Polikistik over sendromu (PCOS) varlığında, ya da yumurtalık rezervi fazla olup, yumurta toplama işlemi sonrasında 15’ten fazla yumurta elde edilen hastalarda aşırı uyarım sendromu (OHSS) gelişme riskinden kaçınmak için,</li>
<li>Genetik tanı/tarama-PGT yaptığımız olgular,</li>
<li>Yumurtalık rezervi çok düşük olup embriyo biriktirme planlanan hastalar,</li>
<li>Tüp bebek tedavisinde yumurtalık uyarımı yapılırken beklenmeyen bir zamanda vajinal kanama olması, endometrial polip, hidrosalpenks ya da miyom basısı fark edilmesi durumunda,</li>
<li>Çatlatıcı iğne gününde kanda progesteron düzeyi 1.5 ng/ml üstünde olan hastalar</li>
</ul>
<h2>Rahim Dinlendirme Sürecinde Transfer Ne Zaman Planlanır; Doğal Siklus mu, Yapay Siklus mu Tercih Edilir?</h2>
<p>Rahim dinlendirme planlanan çiftlerde embriyo transferi yumurta toplama yapıldıktan 1-2 ay sonra planlanabilir. Eğer Genetik Tanı-Tarama (PGT) uygulaması yapılmış bir çift ise genetik analiz sonuçlarının çıkması beklenir.</p>
<p>Dondurulmuş embriyo transferi için hazırlık aşamasında anne adayının adet sikluslarının ritmine, sistemik bir hastalık olup olmamasına göre doğal siklus, hafif uyarımlı hazırlık ya da hormonal hazırlık protokollerinden uygun olan seçilir. Her zaman bahsettiğimiz gibi tüp bebek tedavisinin her basamağında bireyselleştirme ve kişiye özel tedavi planlaması yapılması başarı şansını daha fazla yükseltecektir. (1)</p>
<h2>Rahim Dinlendirme, Gebelik ve Canlı Doğum Şansını Nasıl Etkileyebilir?</h2>
<p>Rahim dinlendirme yapılması taze transfer yapılmasına göre belirgin olarak gebelik ve doğum ihtimalini arttırmaz. Bu nedenle yumurtalık rezervi uygun aralıkta olan, tüp bebek tedavisi sırasında transfere engel yaratacak tıbbi bir sorunu bulunmayan çiftlerde yumurta toplama yapıldığı ay transfer yapılması ile de etkin bir şekilde gebelik ve doğum elde edilebilir.</p>
<h3>Havuz Tekniği Nedir; Embriyo Biriktirme ile Aynı Şey midir?</h3>
<p>Evet. Havuzlama tekniği, bir diğer değişle embriyo biriktirme, özellikle yumurta rezerv azlığı olan çiftlerde uygulamayı önerdiğimiz bir tedavi şeklidir. Amaç, yumurta sayısı daha da azalmadan peşi sıra tüp bebek tedavileri ile olabildiğince fazla embriyoyu dondurarak biriktirmek ve ardından gebelik elde edilmesi için transfer aşamasına geçerek çiftin gebelik oranlarını arttırmaktır. Hatta bu çiftlerde bazen koşullar uygunsa aynı adet döngüsü içinde dahi 2. Uyarıma başlanabilir ve tekrar yumurta toplama yapılabilir . (2)</p>
<h3>Embriyo Biriktirme Kimlere Avantaj Sağlar (Düşük Over Rezervi, İleri Yaş, PGT Planı, Zayıf Yanıt vb.)?</h3>
<p>Embriyo biriktirme, doğurganlığın korunmasını ve ileride istenen zamanda bebek sahibi olunmasını sağlar. Özellikle yumurtalık rezervi düşük olanlarda, kanser tanısı olan, kemoterapi-radyoterapi gibi tedavi görme gereği olanlarda, çok yumurtası olup, taze transferin aşırı uyarım sendromu (OHSS) riski yaratacağı polikistik over varlığı bulunan hastalarda avantaj sağlar. Dondurulan embriyo yıllar sonra dahi güvenle çözülüp transfer edilebilir ve taze uygulamaya yakın oranlarda gebelik elde edilebilir.</p>
<h3>Havuz Tekniğinde Süreç Nasıl İlerler? Kaç Siklus Toplama, Dondurma (Vitrifikasyon), Hedef Embriyo Sayısı ve Seçici Transfer?</h3>
<p>Yumurtalık rezervi düşük olan hastalarda ilk başta embriyo biriktirme yani havuzlama için birkaç ay peşi sıra yumurtalık uyarımı yapılması ve elde edilen embriyoların dondurulması ardından transfer aşamasına geçilebilir. Bu süreçte yapılacak yumurta toplama sayısı elde edilecek yanıta, embriyo sayısı ve kalitesine göre belirlenmelidir. Genel olarak 3-4 tane embriyo dondurduktan sonra transfer aşamasına geçilebilir.</p>
<h3>Nadas Tekniği Nedir; Rahmi Dinlendirmeden Farkı Var Mıdır, Hangi Uygulamaları (Endometrium Optimizasyonu, Gerekirse “İnjury”) İçerir?</h3>
<p>Nadas yöntemi terimi rahim dinlendirme ile aynı işlem için kullanılmaktadır. Aslında burada amaç rahimin dinlendirilmesi değil, taze transfere uygun koşulların olmadığı çok yumurta varlığı, genetik taramalı tüp bebek (PGT), rahimde miyom ya da polip varlığı ve rezerv azlığı vb durumlarda transferin başka aya ertelenmesi, elde edilen embriyoların dondurulmasıdır.</p>
<p>Ardından dondurulmuş embriyo transferi için rahim içi seçilen uygun protokolle hazırlanır ve embriyo çözülerek transfer işlemi yapılır. Rahim içine mikro travma yani injury yapılmasının faydalı olduğunu düşünmediğim için hiçbir hastamda yapmamaktayım.</p>
<h3>Ofis Histeroskopi ve Endometrium Optimizasyonu Transfer Öncesi Neden Önemlidir; Hangi Bulgular Düzeltilmelidir?</h3>
<p>Ofis histeroskopi rahim iç boşluğunun ucunda kamera olan endoskopik bir cihazla değerlendirilmesi işlemidir. Rahim iç yapısı hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlar ve polip, miyom, rahim içi perde ya da yapışıklık gibi durumlar da aynı seansta ofis ya da operatif histeroskopi ile düzeltilebilir.</p>
<p>Her hastada zorunlu değildir. Günümüz koşullarında 3 boyutlu vajinal ultrasonografi ile çok net bir şekilde rahim iç yapısını değerlendirebildiğimiz için bir aykırılık saptanan olgularda yapılması daha uygun olacaktır. Çünkü 3 boyutlu ultrasonografi değerlendirmesi normal olan hastalarda ofis histeroskopi ile sorun bulunma ihtimali yoka yakın olmaktadır.</p>
<h3>Dondurma-Çözme Embriyo Kalitesini Etkiler mi; Laboratuvar ve Vitrifikasyon Kalitesi Neden Kritiktir?</h3>
<p>Günümüz koşullarında embriyoları blastokist aşamasında (5. ya da 6. gün) ve vitrifikasyon yöntemi ile dondurmaktayız. Bu şekilde dondurduğumuz embriyoların çözülmesi sonrasında bizim yaptığımız uygulamalarda sağ kalım oranları %100’e yakın olmaktadır. Ancak elbette söz konusu işlemlerin başarılı bir şekilde uygulanabilmesinde laboratuvarda çalışan embriyoloğun yetkinliği, kullanılan malzeme kalitesi ve laboratuvar koşulları çok çok önemlidir.</p>
<p>Bu Yaklaşımlar Birlikte Nasıl Planlanır: Önce Embriyo Biriktirme, Sonra Rahim Dinlendirme ve Uygun Siklusta Transfer Modeli Nasıl İşler?</p>
<p>Öncelikle yumurtalık uyarımı yapılarak yumurtalar büyütülür, yumurta toplama işlemi ve mikroenjeksiyon yapılarak döllenmiş olan yumurtaların oluşturduğu embriyolar takip edilir ve uygun kalitede olanlar dondurulur. Ardından eğer rezerv azlığı nedeniyle bu tedavi yapılıyorsa birkaç siklus daha aynı işlem tekrarlanabilir. Transfer için uygun koşullar oluştuktan sonra, istenen ay rahim içi adetten itibaren hazırlanır ve uygun günde embriyo çözülerek transferi planlanır.</p>
<h3>Toplam Süre Ne Kadardır? Randevu, İlaç Kullanımı ve Takip Planı Nasıl Yapılır?</h3>
<p>İlk olarak tedaviye başlanacağı ayki adetten önce genel bir değerlendirme yapılıp, gerekli testler yapılıp tedavi planı oluşturulur. Ardından adetle tedaviye başlanır. Yaklaşık 8-10 günlük yumurtalık uyarımı safhasında günlük kullanılan ilaçlarla yumurtalar büyütülür ve toplamda 2.5 haftada embriyolar elde edilerek planlanan tedavi tipine göre dondurma işlemi yapılır. Bu sırada ortalama 3 kez ultrason kontrolü bir gün de yumurta toplama işlemi için gelinmesi yeterli olacaktır.</p>
<h3>Olası Riskler, Sınırlılıklar ve Hasta Seçiminde Dikkat Edilen Kriterler Nelerdir?</h3>
<p>Tedavi tecrübeli bir hekim tarafından yapılırsa komplikasyon riskleri yoka yakındır. Her zaman vurguladığım gibi tedavi seçimi ve planlamasının çifte özel yapılması, bireyselleştirilmesi hem yan etki ve komplikasyon riskini azaltacak hem de sürecin çok verimli olmasını sağlayacaktır.</p>
<h3>Maliyet ve Lojistik Açıdan Tek Denemede Transfer ile “Biriktir ve Bekle” Stratejisi Nasıl Karşılaştırılır?</h3>
<p>Elbette tekrarlayan yumurta toplama işlemi yapılması planlanacaksa her bir yapılacak işlem için ilave bir maliyet gündeme gelecektir. Bu nedenle tedavi planlamasının tek bir şablon şeklinde herkese aynı değil, kişiye özel planlanması daha uygun olacaktır</p>
<h3>Hangi Noktada Strateji Değiştirilir (Yetersiz Embriyo, Uygunsuz Endometrium, Yinelenen Negatif Sonuç)?</h3>
<p>Taze transfer yapılması planı ile tedaviye başladığımız hastamızda eğer tedavi sırasında beklenmeyen zamanda kanama olur, rahim içinde polip ya da miyom basısı saptanırsa, beklenenden çok daha fazla yumurta gelişimi olursa ve ya son gün bakılan kan progesteron düzeyi 1.5 ng/ml üzerinde ise plan değiştirilerek ilk etapta embriyo dondurulup, transfer sorunlar giderildikten sonra transfer işlemi başka aya ertelenebilir.</p>
<p>Ya da iyi kaliteli embriyo transferlerine rağmen tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı olan ya da sebebi açıklanamayan tekrarlayan gebelik kayıpları olanlarda  klasik tüp bebek ve taze transferli uygulama  yerine genetik taramalı tüp bebek (PGT) yapılması planlanabilir.</p>
<h3>PGT ile Kombinasyon Ne Kazandırır; Normal Embriyo Bulma Olasılığı Nasıl Etkilenir?</h3>
<p>Preimplantasyon genetik tarama (PGT) uygulaması, tüp bebek yolu ile elde edilen embriyolardan alınan hücre örneklerinde kromozom taraması ya da bilinen bir genetik hastalık varsa bunun taranmasına olanak sağlar ve sağlıklı embriyo tespiti yapılabilir. Böylece özellikle ileri kadın yaşı varlığında artmış Down sendromu ve diğer anomaliler gebelikten önce fark edilebilir, ailede mevcut genetik hastalık taranarak hasta bebek sahibi olma riski ortadan kaldırılır ve sağlıklı bebek doğumu sağlanmış olur.</p>
<h3>Yaşam Tarzı (Beslenme, Uyku, Stres Yönetimi) ve Takviyeler Bu Süreçte Ne Ölçüde Fark Yaratır?</h3>
<p>Bebek sahibi olmayı planlayan çiftlerde özellikle akdeniz mutfağı ağırlıklı, vitamin ve proteinden zengin beslenme, paketli, işlenmiş, katkı maddeli besinlerden uzak durmak, yoğun kafein alınmaması, mevsim normali sebze ve meyvelerin tercih edilmesi gebelik oranlarına olumlu katkıda bulunmaktadır. Yine bu sırada sigara ve alkol  kullanılmaması da önemlidir.</p>
<h3>Kaç Embriyo ile Transfer Mantıklı?</h3>
<p>Ülkemizde geçerli olan Üremeye Yardımcı Tedavi Uygulamaları ve Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezleri Hakkında Yönetmelik uyarınca 35 yaş altı kadın yaşı varlığında, ilk 2 uygulamada tek embriyo transfer etmemiz zorunludur. Bunun dışındaki durumlarda 2 embriyo transferi yapılabilir.</p>
<h3>Transfer Sonrası Ne Zaman Test Yapılır?</h3>
<p>Tedavimiz sonrasında 5. gün embriyo transferinden 9 gün, 3. Gün embriyo transferinden 11 gün sonra kanda gebelik testi ile gebelik olup olmadığını anlayabiliyoruz.</p>
<p>İletişim Bilgileri</p>
<p>Yazar: Prof. Dr. Mehtap Polat
Telefon: +90 530 011 41 33
E-Posta: info@mehtappolat.com</p>
<p>Referanslar</p>
<ul>
<li>Mumusoglu S, Polat M, Ozbek IY, Bozdag G, Papanikolaou EG, Esteves SC, Humaidan P, Yarali H. Preparation of the Endometrium for Frozen Embryo Transfer: A Systematic Review. Front Endocrinol (Lausanne). 2021 Jul 9:12:688237. doi: 10.3389/fendo.2021.688237.</li>
<li>Polat M, Mumusoglu S, Yarali Ozbek I, Bozdag G, Yarali H. Double or dual stimulation in poor ovarian responders: where do we stand? Ther Adv Reprod Health. 2021 Jun 30:15:26334941211024172</li>
</ul>
</div></div></div></div></div><!-- /wp:post-content -->]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://mehtappolat.com/tup-bebekte-rahim-dinlendirme-havuz-nadas-yontemi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Miyom Ameliyatı</title>
		<link>https://mehtappolat.com/miyom-ameliyati/</link>
					<comments>https://mehtappolat.com/miyom-ameliyati/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Mehtap Polat]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Sep 2025 18:19:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tüp Bebek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mehtappolat.com/?p=5297</guid>

					<description><![CDATA[Miyoma uteri rahimin kas tabakasından kaynaklanan hemen daima iyi huylu tümöral oluşumdur. Üreme çağında görülme sıklığı %40’lara kadar varabilmektedir(1). Çoğunlukla iyi huylu olan yapılardır. Bu nedenle hastamızda miyoma uteri saptadığımızda hemen daima kanser endişesi taşımayız. Rahimde yerleştikleri yere, sayı ve büyüklüklerine göre uygun yaklaşımın ne olacağı belirlenebilir. Çoğunlukla herhangi bir şikayete yol açmazlar ancak]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="fusion-fullwidth fullwidth-box fusion-builder-row-2 fusion-flex-container nonhundred-percent-fullwidth non-hundred-percent-height-scrolling" style="--awb-border-radius-top-left:0px;--awb-border-radius-top-right:0px;--awb-border-radius-bottom-right:0px;--awb-border-radius-bottom-left:0px;--awb-flex-wrap:wrap;" ><div class="fusion-builder-row fusion-row fusion-flex-align-items-flex-start fusion-flex-content-wrap" style="max-width:1185.6px;margin-left: calc(-4% / 2 );margin-right: calc(-4% / 2 );"><div class="fusion-layout-column fusion_builder_column fusion-builder-column-1 fusion_builder_column_1_1 1_1 fusion-flex-column" style="--awb-bg-size:cover;--awb-width-large:100%;--awb-margin-top-large:0px;--awb-spacing-right-large:1.92%;--awb-margin-bottom-large:0px;--awb-spacing-left-large:1.92%;--awb-width-medium:100%;--awb-spacing-right-medium:1.92%;--awb-spacing-left-medium:1.92%;--awb-width-small:100%;--awb-spacing-right-small:1.92%;--awb-spacing-left-small:1.92%;"><div class="fusion-column-wrapper fusion-flex-justify-content-flex-start fusion-content-layout-column"><div class="fusion-text fusion-text-2"><p>Miyoma uteri rahimin kas tabakasından kaynaklanan hemen daima iyi huylu tümöral oluşumdur. Üreme çağında görülme sıklığı %40’lara kadar varabilmektedir(1). Çoğunlukla iyi huylu olan yapılardır. Bu nedenle hastamızda miyoma uteri saptadığımızda hemen daima kanser endişesi taşımayız.</p>
<p>Rahimde yerleştikleri yere, sayı ve büyüklüklerine göre uygun yaklaşımın ne olacağı belirlenebilir. Çoğunlukla herhangi bir şikayete yol açmazlar ancak boyutu büyürse ya da rahim iç tabakasını etkileyen bir yerleşimde olduklarında adet kanama miktarında artma, süresinde uzama, gebe kalmakta sıkıntı şeklinde bulgu verebilirler.</p>
<h1>Miyom nedir?</h1>
<p>Miyoma uteri rahimin kas tabaksından gelişen çoğunlukla iyi huylu tümöral oluşumlardır. Kadın yaşı ilerledikçe görülme riski artmaktadır. Bazen sadece rutin ultrasonografik kontrolde tespit edilebilir ve hiçbir semptoma yol açmayabilirken, bazı hastalarda da miyomun sayısına, büyüklüğüne ve rahim içinde yerleştiği alana göre adet miktarında artma, pelvik ağrı, gebe kalmakta sıkıntı ya da düşük sebebi de olabilir.</p>
<p>Miyom boyutu büyüdükçe semptom görülme ihtimali de yükselir (2). Kanser görülme riski oldukça düşüktür. 2017 yılında miyom çıkartılma operasyonuna alınan hastalarda çıkartılan miyomda kanser görülme riski 1/495 &#8211; 1/1110 olarak raporlanmıştır (3).</p>
<p>Özellikle bebek sahibi olmayı planlayan anne adaylarında rahim iç tabakasına yakın yerleşimli ya da direk bu alana baskı yapan miyomların gebelik planı öncesinde çıkartılması gebe kalma şansını arttıracak ve düşük riskini azaltacaktır.</p>
<div class="video-shortcode"><iframe title="MİYOMLARIN YERİ GEBELİK ŞANSINI ETKİLER Mİ?" width="1140" height="641" src="https://www.youtube.com/embed/y3VicZu_M98?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
<h2>Histeroskopik Miyom  Ameliyatı Nedir?</h2>
<p>Rahim iç tabakasından kaynaklı submüköz miyomların histeroskopik yolla çıkartılması operasyonudur. Rahime kesi yapılmadan endoskopik yolla miyomun temizlenmesine olanak sağlayan bu operasyon sayesinde, herhangi bir dikiş olmaksızın ve  hastanede yatış gerekmeksizin kişi aynı gün evine dönebilmekte ve iyileşme süresi çok kısa olmaktadır.</p>
<h2>Histeroskopi ile Miyom  Nasıl Tespit Edilir?</h2>
<p>Histeroskopi yöntemi, her ay adet kanının aktığı doğal açıklıktan, ucunda kamera olan histeroskop cihazı ile girilerek rahim içinin özel sıvı ile doldurulması sonrasında görüntülenmesi  esasına dayanır.</p>
<p>Histeroskopik görüntüleme ile rahim iç tabakası değerlendirilir ve miyomun rahim içinde yerleştiği bölge, büyüklüğü, rahim içinde başka bir sorun olup olmadığı anlaşılır. İlaveten aynı seansta miyom çıkartılabilir. Yani rahim içine endoskopik yolla girilerek rahim iç boşluğu net olarak değerlendirilebilir.</p>
<h2>Hangi Durumlarda Histeroskopik Miyom  Ameliyatı Yapılır?</h2>
<p>Rahim iç boşluğundan gelişmiş olan (tamamı submüköz) ya da rahim kas tabakası içinden gelişip rahim içine baskı yapan miyomlarda histeroskopik yolla miyomektomi yapılabilir.</p>
<h3>Histeroskopik Miyom Ameliyatı Kimler İçin Uygundur?</h3>
<p>Histeroskopik miyom ameliyatı, rahim iç tabakasından gelişen ya da bu tabakaya baskı yapan ve boyutu 3 cm altında olan miyomlar için uygundur.</p>
<h2>Histeroskopik Miyom Ameliyatı Nasıl Yapılır?</h2>
<p>Histeroskopi rahim içine endoskopik yolla bakılması işlemidir. Maske anestezi altında, ucunda kamerası olan histeroskop dediğimiz cihazla doğal açıklıktan girilerek rahim içine ulaşılır, verilen özel sıvı ile rahim içi doldurulur ve rahim içi net olarak görüntülenir.</p>
<div class="video-shortcode"><iframe title="MİYOMLAR TÜP BEBEK TEDAVİSİNE ENGEL MİDİR?" width="1140" height="641" src="https://www.youtube.com/embed/kol8YbInRNU?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
<p>Böylece miyomun rahim içinde nereden köken aldığı anlaşılabilir. Ardından cihaz üzerinden ilerletilen makas ve rezektoskop dediğimiz cihazlarla miyom kesilerek çıkartılabilir.</p>
<h2>Histeroskopik Miyom Ameliyatının Riskleri ve Komplikasyonları Nelerdir?</h2>
<p>Histeroskopik miyom ameliyatı sırasında kanama, rahimde delinme, işlem sonrasında rahim iç tabakasında yapışıklık ya da enfeksiyon gelişme riski olabilse de tecrübeli bir hekim tarafından yapıldığında ve operasyon öncesinde doğru değerlendirme ve uygun olan miyomlar için bu yöntem planladığında komplikasyon gelişme riski oldukça düşük olmaktadır.</p>
<p>Ancak bazen çok sayıda miyom varlığında ya da rahim kas tabakası içine de uzanan miyom varlığında 2. kez histeroskopi gereği olabilir. Böylece rahim içine doğmuş miyom olup olmadığı değerlendirilir ve gerekli ise tekrar işlem yapılabilir.</p>
<h3>İşlem Ne Kadar Sürer?</h3>
<p>Histeroskopi ile miyom alınma ameliyatı miyom büyüklüğü ve sayısına göre 15-25 dakika sürebilir.</p>
<h3>Histeroskopik Miyom Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci Nasıldır?</h3>
<p>Histeroskopik operasyon sonrasında hasta hızlıca günlük hayatına dönebilir. Ayaktan yapılan bir işlemdir ve hastaneye yatış gerektirmez. Sedasyon anestezi altında işlem yapılır ve 30-45 dakika dinlenmenin ardından hastamız evine dönebilir. O gün evde istirahat sonrasında ertesi gün günlük hayata dönülebilir.</p>
<h3>İşlem Sonrası Nelere Dikkat Edilmeli?</h3>
<p>Histeroskopi işlemi hafif anestezi altında yapıldığı için o gün evde dinlenilmesini öneririm. Ertesi günden itibaren duş alınabilir ve normal hayata dönülebilir. İşlem sonrasında enfeksiyon gelişmemesi için operasyondan sonraki 4-7 gün havuza girilmemesi, cinsel ilişkide bulunulmaması uygun olacaktır.</p>
<h3>Histeroskopik Miyom Ameliyatı Sonrası Ne Zaman Normal Yaşama Dönülür?</h3>
<p>Operasyondan 1 gün sonra normal yaşama dönülebilir. Rahime bir kesi ve dikiş olmadığı için pansuman ya da bakım gerekmemektedir.</p>
<h3>Histeroskopik Miyom Ameliyatı Sonrası Tekrar Miyom Oluşur mu?</h3>
<p>Miyomlar ameliyat sırasında tekrar oluşabilirler ya da operasyon zamanında almayı gerektirmeyen küçük boyuttaki miyomlar büyüyüp tekrar ameliyat gerektirebilirler.</p>
<h3>Histeroskopik Miyom Ameliyatı Sonrası Hamile Kalınabilir mi?</h3>
<p>Rahim iç tabakasına baskı yapan ya da direk bu alandan gelişmiş olan miyomlar gebe kalmayı güçleştirebilir ve oluşan gebelikte düşük riskini arttırabilirler. Bu tarz miyomlar çıkartıldığında, ilave gebe kalmayı engelleyecek bir sorun yoksa kendiliğinden gebelik ihtimali olabilir.</p>
<h3>Histeroskopik Miyom Ameliyatı Ne Zaman Yapılmalıdır?</h3>
<p>Histeroskopik işlemleri yapmak için en uygun zaman adet bitimindeki ilk birkaç gündür. Adetin ilk gününe göre 6-12. günler arasında histeroskopi yapılması durumunda rahim iç boşluğu en net şekilde görüntülenebilir ve cerrahi işlemler rahatlıkla yapılabilir.</p>
<h3>Histeroskopik Miyom Ameliyatı Ağrılı Mıdır?</h3>
<p>Histeroskopik miyom ameliyatını hemen daima hafif bir anestezi eşliğinde yapmaktayız. Bu nedenle işlem sırasında hastamız uyuduğu için herhangi bir ağrı-sızı hissedilmez. Operasyon bitiminde uyanan hastamız 30-45 dakika istirahatin ardından evine dönebilir. İlk birkaç gün ağızdan alınan ağrı kesiciler ile rahatlayacak ölçüde kasık ve bel ağrısı olabilir. Ancak şiddetli bir ağrı olmamaktadır.</p>
<h3>Histeroskopik Miyom Ameliyatı ile Laparoskopik veya Açık Ameliyat Arasındaki Farklar Nelerdir?</h3>
<p>Histeroskopik miyom ameliyatında, rahim ağzındaki doğal açıklık, buji yardımı ile biraz genişletilmekte ve bu doğal açıklıktan histeroskop cihazı ile geçilerek operasyon yapılmaktadır. Bu nedenle karında ya da rahimde herhangi bir kesi bulunmamaktadır ve operasyon sonrasında dikiş olmamaktadır.</p>
<p>Hafif anestezi eşliğinde yapılan bu operasyonda ağrı sızı hissedilmez ve hastanede kalmak gerekli değildir. Aynı gün eve dönülebilir. Ertesi gün normal hayata dönülebilir. İyileşme süresi çok daha kısa ve kolaydır.</p>
<p>Laparoskopik operasyon genel anestezi altında yapılmakta ve  karından 1 cm civarı yapılan kesi sayesinde karın içine kamera ile girilmekte ve ilaveten yerleştirilen cihazlarla miyom çıkartılmakta ve rahime dikiş atılmaktadır. Genellikle 1 gün hastanede yatış sonrasında taburcu olunabilmekte ve 2-3 haftalık iyileşme dönemi sonrasında normal hayata dönülebilmektedir.</p>
<p>Açık yani laparotomik operasyon da genel anestezi ile yapılmaktadır. Karına 7-10 cm boyutunda bir kesi yapılmakta ve karın içine girilerek miyom çıkartılmaktadır. 2-3 gün hastanede kalış sonrasında taburcu olunabilmekte ve 3-4 haftada normal hayata dönülebilmektedir.</p>
<h2>Histeroskopik Miyom Ameliyatı Fiyatları Nedir?</h2>
<p>Histeroskopik miyom alınma ameliyatı ücreti 35.000-50.000 TL arasında değişmektedir.</p>
<h3>Histeroskopik Miyom Ameliyatı Kimler İçin Uygun Değildir?</h3>
<p>Histeroskopik miyom ameliyatı,  rahimde yerleşik olan miyom tamamen kas tabaksı içinde ise ya da  büyük kısmı rahim kas tabakası içinde, rahim içine baskı yapan kısım daha az  ise, ya da miyom karın boşluğuna doğru büyümüş ise uygun değildir. Ayrıca boyutu 3 cm’den daha büyük olan miyomlar için de bu şekilde bir operasyon uygun olmamaktadır.</p>
<h3>Histeroskopik Ameliyat Sonrası Patoloji Sonucu Neden Önemlidir?</h3>
<p>Histeroskopik yolla miyom çıkartıldıktan sonra mutlaka patolojik inceleme yapılmalıdır. Çok nadir de olsa miyomların da kötü huylu değişim göstermesi söz konusu olabilmektedir.</p>
<p><strong>İletişim Bilgileri</strong></p>
<p>Yazar: Prof. Dr. Mehtap Polat
Telefon: +90 530 011 41 33
E-Posta: info@mehtappolat.com</p>
<p>Kaynaklar</p>
<ul>
<li>Baird DD, Dunson DB, Hill MC, Cousins D, Schectman JM. High cumulative incidence of uterine leiomyoma in black and white women: ultrasound ev- idence. Am J Obstet Gynecol 2003;188:100–7.</li>
<li>Wise LA, and Laughlin-Tommaso SK. Epidemiology of Uterine Fibroids: From Menarche to Menopause. Clinical obstetrics and gynecology 59: 2–24, 2016.</li>
<li>Siedhoff MT, Doll KM, Clarke-Pearson DL, and Rutstein SE. Laparoscopic hysterectomy with morcellation vs abdominal hysterectomy for presumed fibroids: an updated decision analysis following the 2014 Food and Drug Administration safety communications. Am J Obstet Gynecol 216: 259.e251–259.e2<strong>56, 2017</strong></li>
</ul>
</div></div></div></div></div><!-- /wp:post-content -->]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://mehtappolat.com/miyom-ameliyati/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Histereskopi</title>
		<link>https://mehtappolat.com/histereskopi/</link>
					<comments>https://mehtappolat.com/histereskopi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Mehtap Polat]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Aug 2025 13:48:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tüp Bebek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mehtappolat.com/?p=5200</guid>

					<description><![CDATA[Histeroskopi rahim içinin bir kamera yardımı ile görüntülenmesini sağlayan endoskopik yöntemlerden biridir. Rahim ağzındaki doğal açıklıktan rahim içine girilen bir kamera yardımı ile rahim içi ile ilgili patolojiler ve gelişimsel anomaliler açısından değerlendirme yapılabilir ve aynı seansta düzeltici operasyon yapılabilir. Histeroskopi Nedir? Histeroskopi nedir sorusunun cevabı rahim ağzındaki doğal açıklıktan girilerek, bir kamera yardımı ile  rahim]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Histeroskopi rahim içinin bir kamera yardımı ile görüntülenmesini sağlayan endoskopik yöntemlerden biridir. Rahim ağzındaki doğal açıklıktan rahim içine girilen bir kamera yardımı ile rahim içi ile ilgili patolojiler ve gelişimsel anomaliler açısından değerlendirme yapılabilir ve aynı seansta düzeltici operasyon yapılabilir.</p>
<h2>Histeroskopi Nedir?</h2>
<p>Histeroskopi nedir sorusunun cevabı rahim ağzındaki doğal açıklıktan girilerek, bir kamera yardımı ile  rahim içinin ve tüplerin rahime açılan bölümünün görüntülenmesini sağlayan endoskopik bir yöntemdir. </p>
<p>Ofis (tanısal histereskopi) ya da operatif olarak 2 farklı tipi vardır. Rahimin içinin görüntülenmesi, doğuştan anomalisi olan rahim içi perde yani septum düzeltilmesi, rahim içine baskı yapan myoma uteri ya da polip gibi oluşumların alınması ve  rahim içi yapışıklıkların tedavisi amacıyla yapılabilir.</p>
<h2>Hangi Rahim İçi Hastalıkların Teşhis ve Tedavisi İçin Kullanılır?</h2>
<p>Histeroskopi yöntemi ile , rahim içinde doğuştan var olan gelişimsel anomalilerden rahim içi perde (uterin septum), unikornuat (tek boynuzlu) ya da bicornuat uterus (çift boynuzlu), şekilsel anomaliler (T ve Y şekilli uterus), rahim içine baskı yapan miyoma uteri (submüköz miyon, rahim içi miyomu), polip (endometrial polip, rahim duvarı polipleri), rahim içi yapışıklık (Asherman sendromu, intrauterin sineşi) ya da anormal vajinal kanama (adet düzensizliği, menometroraji, tümöral durumlar) gibi  sorunlar tespit edilebilir ve uygun olanların düzeltici cerrahisi kapalı yöntemle yapılabilir.</p>
<h2>Histeroskopi Hangi Durumlarda Uygulanır? </h2>
<p>Ofis Histeroskopi işlemi bir nevi genel taramadır. Yaklaşık olarak 10-15 dakika sürmektedir. Rahim içinin net olarak görülmesini sağlar ve bir patoloji varsa fark edilebilir. Eğer hastada rahim içi ile ilgili bir problem saptanırsa bu yolla ya da operatif histeroskopi işlemi ile tedavisi de mümkün olabilir.  Histeroskopi ile tedavi edilebilen durumlar;</p>
<ul>
<li>Endometrial polip, </li>
<li>Rahim içinden köken alan submüköz miyomlar ya da rahim iç duvarına baskı yapan miyomlar,</li>
<li>Rahim içi duvarında oluşan yapışıklıklar, </li>
<li>Rahim içi perde (septum),</li>
<li>Rahim içi aracın (spiral) ipi vajinal muayenede görülemedi ve çıkartılması isteniyorsa</li>
<li>Anormal uterin kanama </li>
</ul>
<h2>Histeroskopi İşlemi Nasıl Uygulanır?</h2>
<p>Histeroskopi, histeroskop denilen ve ucunda kamera bulunan bir cihaz ile rahim içine girilerek yapılır.  Bu cihaz, rahim ağzındaki, adet kanının aktığı doğal açıklıktan geçebilir ölçüdedir. Bu nedenle rahime kesi yapılması gerekmez ve ucundaki kamera yardımı ile rahim içi görüntülenebilir ve aynı seansta eğer rahim içinde bir patoloji görülürse cihaza entegre olarak kullanılabilen makas ve rezektoskop gibi  uçlar ile rahim içine düzeltici işlemler de yapılabilir. </p>
<p>Ofis (tanısal) histeroskopi yapılırken anestezi zorunlu değildir. Ofis şartlarında dahi yapılabilir. Ancak cerrahi bir işlem yapılacaksa (polipektomi, miyomektomi vb) hafif anestezi altında yapılması hasta konforu için daha iyi olacaktır.</p>
<h3>Tanısal Histereskopi İle Operatif Histereskopi Arasındaki Farklar Nelerdir?</h3>
<p>Tanısal histeroskopi rahim ağzındaki adet kanının aktığı doğal açıklıktan girilerek rahim için optik yardımı ile görüntülenmesini sağlayan bir yöntemdir. Rahim ağzına bir işlem yapılmasına gerek kalmaksızın yapılabilir ve ufak boyuttaki endometrial polip, hafif rahim içi yapışıklıklar ve hafif düzeyde perde bu yolla düzeltilebilir.</p>
<p>Operatif histeroskopi cerrahi müdahaleleri yapmamıza olanak sağlayan bir histeroskopi çeşididir. Bu yöntemde kullanılacak  cihazın çapı biraz daha geniş olduğu için  rahim içine yerleştirilebilmesi için rahim ağzı bujilerle biraz genişletilir. Bu yöntemle yine rahime herhangi bir kesi yapılmaksızın, kapalı ameliyatla rahim içi perde düzeltilebilir. Miyomlar ve yoğun yapışıklıklar tedavi edilebilir.</p>
<h2>Histereskopi İşlemi Sırasında Rahim İçi Görüntüleme Nasıl Sağlanır?</h2>
<p>Histeroskop ucunda kamera bulunan bir cihazdır. Tıpkı mide barsak sisteminin incelendiği endoskopiler gibi rahim içinin görüntülenmesini sağlar. Rahim ağzındaki adet kanının da aktığı doğal açıklıktan girilerek rahim içi görüntülenir ve böylece rahim iç yapısı, anatomisi, tüplerin rahimden çıkış noktaları görülebilir ve doğuştan var olabilen gelişimsel anomaliler ya da rahim iç boşluğunda yer işgal eden patolojik oluşumlar değerlendirilebilir.</p>
<h3>Histeroskopi İşlemi Yapıldıktan Sonra Hastanın Dikkat Etmesi Gereken Hususlar Nelerdir?</h3>
<p>Histeroskopi operasyonu geçiren hastalar kısa bir süre istirahat ettikten sonra evine dönebilir. İlk birkaç gün ağrı kesici ile kontrol altına alınabilen hafif kasık ağrısı olabilir ve adet son günleri gibi az miktarda vajinal kanama görülebilir. Enfeksiyon ve ağrı olmaması için 7-10 gün süre ile cinsel ilişkide bulunulmaması, denize ya da havuza girilmemesi önerilir. İşlem günü istirahat edilmesi yeterlidir. Ertesi gün günlük hayata ya da işe dönülebilir.</p>
<h3>Histeroskopi İşleminde Ne Gibi Riskler Görülebilir?</h3>
<p>Özellikle rahim içi perde, yapışıklık ya da miyom çıkartılması için yapılan operatif histeroskopi sırasında, tecrübeli olmayan ellerde rahimde delinme riski olabilir. Ancak bu risk tecrübeli ellerde yoka yakındır. Çok nadir olarak da yoğun kanama ya da enfeksiyon gelişebilir.</p>
<p>Bu nedenle histeroskopi işlemi yapılmadan önce alanında uzman doktorlara danışılıp fikir alınması ve işlem gerekliliğinin ve risklerin detaylı olarak değerlendirilmesi önemlidir.</p>
<h2>Histereskopi Yönteminin Avantajları Nelerdir ?</h2>
<ul>
<li>Rahim içini ilgilendiren problemler  karına ve rahime kesi yapılmaksızın vajinal yoldan rahim içine girilerek tedavi edilebilir.</li>
<li>Operasyon sonrasında çok az  ağrı hissedilir. İyileşme süresi çok kısadır.</li>
<li>Hasta günlük hayatına 1-2 saat dinlendikten sonra geri dönebilir.</li>
<li>Kendiliğinden gebelik denemesine ya da  tüp bebek tedavisine işlemden 1-2 ay sonra başlanabilir.</li>
</ul>
<h3>Histereskopi, Rahim İçi Yapışıklıklar (Asherman Sendromu) İçin Etkili Bir Tedavi Yöntemi Midir?</h3>
<p>Histeroskopi rahim içinin ışıklı bir kaynakla direk görülmesine olanak tanıdığı için yapışıklık olan alanların direk görülmesini sağlar ve bu alanlar makasla net olarak kesilerek düzeltici operasyon etkin bir şekilde yapılabilir.</p>
<h3>Rahim İçi Perde (Uterin Septum) Histereskopi İle Nasıl Düzeltilir?</h3>
<p>Rahim içi perde derecesine göre ya ofis histeroskopi ya da operatif histeroskopi ile düzeltilebilir. Eğer hafif düzeyde ise ofis histeroskopi yapıldığında cihaz üzerinden ilerletilen makas yardımı ile kesilerek düzeltilebilir.</p>
<p>Eğer orta ya da şiddetli düzeyde rahim içi perde varsa rahim ağzı bir miktar genişletilerek ve operatif histeroskopi cihazı üzerinden ilerletilen rezektoskop yardımı ile opere edilebilir. Böylece rahime kesi yapılmaksızın rahim içi perde tedavi edilebilir.</p>
<h3>Histeroskopi İle Rahim Duvarı Kalınlaşması Nasıl Tedavi Edilir?</h3>
<p>Histeroskopi ile rahim iç boşluğu gözle değerlendirilip rahim iç duvarında kalınlaşmaya sebep olan faktörün ne olduğu saptanabilir. Eğer sorun rahim içinde yerleşmiş polip ya da miyom ise aynı seansta tedavi edilebilir. Ancak bu tarz bir organik problem yoksa rahim içinden biyopsi alınıp sonuca göre tıbbi tedavi gereği olup olmadığına karar verilebilir. </p>
<h3>Histeroskopi Sırasında Rahim İç Duvarı İncelenerek Hangi Patolojiler Tespit Edilebilir?</h3>
<p>Histeroskopi sırasında rahim iç boşluğu net olarak görülebildiği için doğuştan var olan gelişimsel sorunlar (rahim içi perde-septum, tek boynuzlu rahim, çift boynuzlu rahim), rahim içi yapışıklık, submüköz yerleşimli miyom ya da polip görülebilir ve gerekli olgularda aynı seansta tedavileri yapılabilir.</p>
<h3>Tekrarlayan Düşükler Yaşayan Hastalarda Histeroskopi İle Rahim İçi Problemler Teşhis Edilebilir mi?</h3>
<p>Evet. Histeroskopi yardımı ile düşük riskinde artışa yol açabilecek gelişimsel sorunlar (rahim içi perde-septum, tek boynuzlu rahim, çift boynuzlu rahim), rahim içi yapışıklık, submüköz yerleşimli miyom ya da polip görülebilir ve gerekli olgularda aynı seansta tedavileri yapılabilir.</p>
<h3>Rahim İçi Spiral (RİA) Kaybolduğunda veya Yer Değiştirdiğinde Histeroskopi İle Çıkarılabilir mi?</h3>
<p>Rahim içi araç (Spiral-RİA) rahim içine yerleştirildiğinde rahim ağzından vajene doğru uzanan ipi yaklaşık 1-2 cm kalacak şekilde kesilir ve böylece çıkartılma zamanı geldiğinde bu ipten tutularak kolayca çıkarılabilir.</p>
<p>Ancak bazen rahim içi araç yukarıya doğru yer değiştirirse ya da ip çok kısa kesildi ise zamanla rahim ağzında izlenemeyebilir ve bu durumda çıkartılma zamanı geldiğinde rahim içine histeroskopi ile bakılarak ipi görülüp tutularak çıkartılması sağlanabilir.</p>
<h3>İşlem Sonrası Hafif Kasık Ağrısı veya Lekelenme Normal Midir?</h3>
<p>Evet. Histeroskopi işlemi sonrasında adet zamanına benzer, hafif düzeyde kasık ve bel ağrısı olabilir ve yapılan işleme göre birkaç gün süren vajinal kanama görülebilir.</p>
<h3>Histeroskopi Sonrası Gebelik Şansı Artar mı?</h3>
<p>Histeroskopi ile sadece görüntüleme yapıldı ancak bir sorun saptanmadı ise bizzat histeroskopi işleminin gebe kalma ihtimalini arttırıcı etkisi yoktur. Ancak miyom ya da polip alındı ise, rahim içi perdeye düzeltici operasyon yapıldı ise elde edilecek gebeliğin sağlıklı devamına olumlu katkısı olacaktır</p>
<h3>Kısırlık (İnfertilite) Tedavisinde Histeroskopi Hangi Durumlarda Önerilir?</h3>
<p>Rahim boşluğundan gelişen ya da rahim içine baskı yapan miyoma uteri varlığında, özellikle 1 cm’den büyük boyutta ya da birden fazla sayıda polip varlığında, rahim iç duvarı kalınlığında incelik ya da düzensizlik tespit edildiğinde histeroskopi yapılabilir.</p>
<h3>Tüp Bebek (IVF) Tedavisi Öncesinde Histeroskopi Yapılması Gerekli Midir?</h3>
<p>Hayır. Eğer muayenede rahimle ilgili bir aykırılık yoksa tüp bebek tedavisi öncesinde histeroskopi yapılması zorunlu değildir.</p>
<h3>Histeroskopi Yöntemi, Rahim İçi Polip ve Miyom Gibi Yapıları Tespit Etmek İçin Nasıl Uygulanır?</h3>
<p>Histeroskop ucunda kamera bulunan bir cihazdır. Tıpkı mide barsak sisteminin incelendiği endoskopiler gibi rahim içinin görüntülenmesini sağlar. Rahim ağzındaki adet kanının da aktığı doğal açıklıktan girilerek rahim içi görüntülenir ve böylece rahim iç yapısı, anatomisi ve  rahim iç boşluğunda yer işgal eden patolojik oluşum varlığı gözle görülerek değerlendirilebilir.</p>
<h3>Histereskopi İşlemi Sırasında Biyopsi Alınması Mümkün Müdür?</h3>
<p>Evet. Histeroskopi sırasında şüpheli görülen alanlardan biyopsi alınarak patolojik inceleme amaçlı gönderilebilir.</p>
<h3>Histeroskopi İşlemi Genel Anestezi ile mi Yoksa Lokal Anestezi ile Mi Yapılır?</h3>
<p>Histeroskopi işlemi maske anestezi altında sedasyon ile yapılabilir. Hatta ofis histeroskopi işlemi ofis şartlarında anestezi olmadan dahi yapılabilir.</p>
<h3>Rahim İç Zarının (Endometrium) Değerlendirilmesi Tüp Bebek Başarısını Nasıl Etkiler?</h3>
<p>Embriyonun rahim içine tutunabilmesi için sağlıklı bir rahim içi ortama ihtiyaç vardır. Bu kapsamda tedaviye başlamadan önce ve tedavi sırasında kontrollerde rahim içinin gözden geçirilmesi önemlidir. 3 boyutlu ultrasonografi ile rahim iç boşluğunun değerlendirilmesi doğumsal ve organik patolojilerin tespit edilebilmesi açısından çok faydalı olmaktadır. Herhangi bir şüphe varlığında histeroskopik değerlendirme ve tedavi gebelik şansını olumlu etkileyecektir.</p>
<h3>Histeroskopi İşlemi Sırasında Komplikasyon Riski Var Mıdır?</h3>
<p>Özellikle rahim içi perde, yapışıklık ya da miyom çıkartılması için yapılan operatif histeroskopi sırasında, tecrübeli olmayan ellerde rahimde delinme riski olabilir. Ancak bu risk tecrübeli ellerde yoka yakındır. Çok nadir olarak da yoğun kanama ya da enfeksiyon gelişebilir.</p>
<p>Bu nedenle histeroskopi işlemi yapılmadan önce alanında uzman doktorlara danışılıp fikir alınması ve işlem gerekliliğinin ve risklerin detaylı olarak değerlendirilmesi önemlidir.</p>
<h3>Histereskopi Operasyonu için Hekim Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?</h3>
<p>Hekimin histeroskopik operasyonlar açısından tecrübeli olması hem ameliyatın başarılı yapılabilmesi hem de komplikasyon riskini azaltmak açısından önemlidir.</p>
<h3>Tanısal ve Operatif Histereskopi Arasındaki Maliyet Farkları Nelerdir?</h3>
<p>Operatif histeroskopinin tanısal histeroskopiye göre maliyeti yaklaşık  10-15.000 TlL daha yüksek olmaktadır.</p>
<h2>Histeroskopi Fiyatları</h2>
<p>Ofis Histeroskopi ücretleri 25-35.000 TL, operatif histeroskopi ücreti de 30-45.000 TL civarında olmaktadır.  </p>
<p><strong>İletişim Bilgileri</strong></p>
<p>Yazar: Prof. Dr. Mehtap Polat<br />Telefon: +90 530 011 41 33<br />E-Posta: info@mehtappolat.com</p>
<!-- /wp:post-content -->]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://mehtappolat.com/histereskopi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hidrosalpenks Nedir?</title>
		<link>https://mehtappolat.com/hidrosalpenks-nedir/</link>
					<comments>https://mehtappolat.com/hidrosalpenks-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Mehtap Polat]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 02 Aug 2025 11:00:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tüp Bebek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mehtappolat.com/?p=1552</guid>

					<description><![CDATA[Kadınlarda bulunan fallop tüplerinin karın boşluğuna açılan uç kısmının tıkanması ve  içinin sıvı ile dolması sonucunda ortaya çıkan hastalığa verilen isim hidrosalpenkstir. Düzenli olarak her ay yumurtalıklarda yer alan yumurtalardan bir kısmı beyinde bulunan hipofiz bezinden salgılanan FSH ve LH hormonları sayesinde uyarılarak olgunlaşmaya başlar. Gelişen yumurtalardan seçilen bir tanesi, içinde bulunduğu kesecik olarak bilinen follikülü çatlatarak yumurtalıktan atılır]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kadınlarda bulunan fallop tüplerinin karın boşluğuna açılan uç kısmının tıkanması ve  içinin sıvı ile dolması sonucunda ortaya çıkan hastalığa verilen isim hidrosalpenkstir.</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Düzenli olarak her ay yumurtalıklarda yer alan yumurtalardan bir kısmı beyinde bulunan hipofiz bezinden salgılanan FSH ve LH hormonları sayesinde uyarılarak olgunlaşmaya başlar. Gelişen yumurtalardan seçilen bir tanesi, içinde bulunduğu kesecik olarak bilinen follikülü çatlatarak yumurtalıktan atılır ve  fallop tüpü tarafından yakalanır. Kadın vücudunda sağ ve sol taraf da bulunan, bir ucu rahime, diğer ucu karın boşluğuna açılan tüpler yaklaşık olarak 8-10 santimetre uzunluğundadırlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gelişen yumurta fallop tüplerinde iken, karşı cinsin üreme hücresi olan spermle karşılaşması durumunda döllenme oluşur ve gelişen embriyo ilk birkaç günü tüpte geçirdikten sonra rahime ulaşır ve yerleşerek gebeliği oluşturur.  Her iki tüpte de var olan bir sorun gebeliğin meydana gelmesine engel olabilir ya da dış gebelik riski yaratabilirken, sadece birinin sağlıklı olması durumunda gebelik gelişebilir.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu yüzden kadın üreme organlarından biri olan fallop tüplerinin sağlıklı ve işlevsel olması oldukça önemlidir. Tüplerin karın boşluğuna açılan ucunun tıkanması neticesinde içleri sıvıyla dolarak hidrosalpenks gelişmesine neden olabilir.</span></p>
<h2>Hidrosalpenks Ne Demek?</h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Kadın vücudunda bulunan ve üreme organı olan yumurtalıklardan rahime doğru uzanan fallop tüpleri, yumurtanın spermle bir araya gelerek döllendiği ve oluşan zigotun ilk günlerini geçirdiği yerdir.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ancak tüplerin karın boşluğuna açılan uç kısmı, geçirilmiş enfeksiyonlar, ameliyat ya da endometriosis varlığı gibi nedenlerle  tıkanabilir ve tüp içi sıvı ile dolabilir. Oluşan embriyoyu öldürücü nitelikte toksik olan bu sıvı hem gebe kalmayı güçleştirir ve  hem de oluşan gebeliğin dış gebelik ile ya da  düşükle kaybedilme riskini arttırır. Bu nedenle üreme açısından çok önemlidir.</span></p>
<h2>Hidrosalpenks Belirtileri Nelerdir? </h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocuk sahibi olmak isteyen çiftler korunmamaya ve düzenli cinsel ilişkiye rağmen gebe kalamıyorlarsa  kadına ya da erkeğe ait bir sorun olabilir. Hidrosalpenks varlığında, tek tarafta bile olsa kendiliğinden ya da </span><a href="https://mehtappolat.com/ankara-tup-bebek-tedavisi/">tüp bebek tedavisi</a><span style="font-weight: 400;"> sonrasında gebelik ihtimalinde azalma, dış gebelik riskinde artış ve düşük ile gebeliğin kaybedilme ihtimalinde  artma görülebilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hidrosalpenks olarak bilinen bu hastalık genellikle hiç belirti vermez. Fakat bazı durumlarda aralıklarla karın ve kasık bölgesinde ağrı ve yanma gibi şikâyetlere neden olabilir. Bazen de  cinsel ilişki sırasında kasık ağrısına da neden olabilir. İlaveten tüp içinde biriken sıvı rahim içine doğru akabilir ve adet dışı dönemde kahverengi renkli akıntıya da yol açabilir. Ya da muayenede ultrasonografi sırasında rahim içinde sıvı toplandığı görülebilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hidrosalpenks varlığında, eğer her iki tüpü de etkiledi ise kadınların doğal yollarla gebe kalmaları çok güçtür. Fakat bazı durumlarda, tek fallop tüpünün işlevsel olması ile kişi doğal yollarla da hamile kalabilir. </span>Hidrosalpenks<span style="font-weight: 400;">, gebelik planlaması yapmayan kişilerin kolaylıkla fark edebileceği bir durum değildir.  </span></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-5192  alignleft" src="https://mehtappolat.com/wp-content/uploads/2025/08/Hidrosalpenks-800x389.jpg" alt="Hidrosalpenks" width="584" height="284" title="Hidrosalpenks Nedir? 2" srcset="https://mehtappolat.com/wp-content/uploads/2025/08/Hidrosalpenks-200x97.jpg 200w, https://mehtappolat.com/wp-content/uploads/2025/08/Hidrosalpenks-300x146.jpg 300w, https://mehtappolat.com/wp-content/uploads/2025/08/Hidrosalpenks-400x194.jpg 400w, https://mehtappolat.com/wp-content/uploads/2025/08/Hidrosalpenks-600x292.jpg 600w, https://mehtappolat.com/wp-content/uploads/2025/08/Hidrosalpenks-768x373.jpg 768w, https://mehtappolat.com/wp-content/uploads/2025/08/Hidrosalpenks-800x389.jpg 800w, https://mehtappolat.com/wp-content/uploads/2025/08/Hidrosalpenks-1024x497.jpg 1024w, https://mehtappolat.com/wp-content/uploads/2025/08/Hidrosalpenks.jpg 1200w" sizes="(max-width: 584px) 100vw, 584px"></p>
<h2>Hidrosalpenksin Nedenleri Nelerdir?</h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Hidrosalpenks fallop tüpünün karın boşluğuna açılan kısmının tıkanması ve tüpün içinde sıvı toplanması ile oluşan bir rahatsızlıktır. Tüpün ucunda tıkanmaya yol açabilecek olan karından ameliyat geçirilmesi, pelvik inflamatuar hastalık (PID) dediğimiz rahim, tüp ve yumurtalıkları ilgilendiren enfeksiyon geçirilmiş olması, Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar (CYBE), klamidya, gonore enfeksiyonu ve çikolata kisti (endometriozis) varlığında da hidrosalpenks görülme riski artmaktadır. </span></p>
<h2>Hidrosalpenks Tanısı Nasıl Konulur? </h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Kadın yaşı 35 yaş altında iken 1 (bir) yıl, 35 yaş üzerinde iken ise 6 ay düzenli cinsel ilişkiye rağmen gebelik oluşmadı ise, çiftlerin, uzman bir doktora başvurmasını öneririz. Doktor çiftin öyküsünü ayrıntılı bir şekilde alır ve ardından jinekolojik muayene yapar. Jinekolojik muayeneden sonra kişi, ultrasonografi ile incelemeye alınır. </span></p>
<p>Hidrosalpenks <span style="font-weight: 400;">teşhisi her zaman ultrasonografi ile konamayabilir ancak şüphelenilmesi halinde  rahim tüp filmi (HSG) ile kesin tanı konulabilir.  Salin infüzyon sonohisterografi (SIS) her zaman net bulgu vermeyebilir. </span></p>
<h2>Hidrosalpenks Nasıl Tedavi Edilir? </h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Hidrosalpenksin tek tedavi yöntemi cerrahi yolla tüpün alınmasıdır. Gebelik düşünmeyen kadınlarda tedavi edilmesi çok gerekli değildir. Gebelik düşünen kişilerde ise gebelik planı öncesinde alınması önerilir. </span>Hidrosalpenks <span style="font-weight: 400;">tedavisinde </span><a href="https://mehtappolat.com/laparoskopi-nedir/">laparoskopik cerrahi yöntemi</a><span style="font-weight: 400;">, oldukça etkin bir yöntemdir.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Laparoskopik cerrahi yönteminde kişi genel anestezi altında ameliyata alınır. Batın (Karın) bölgesinde açılan küçük kesilerle içeriye görüntüleme cihazı ve diğer laparoskopik el aletleri yerleştirilerek  Hidrosalpenksin teşhisi ve tedavisi aynı anda yapılabilir.</span></p>
<p><div class="video-shortcode"><iframe title="HİDROSALPENKS VARLIĞINDA TEDAVİ  NASIL OLMALIDIR?" width="1140" height="641" src="https://www.youtube.com/embed/iPTRJtqOhiQ?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div></p>
<h2>Hidrosalpenks İçin Cerrahi Müdahale Gerekli Midir?</h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Hidrosalpenks içinde biriken sıvı embriyo için toksik olduğundan dolayı, gebelik düşünen bir anne adayında hidrosalpenks varlığında tüpe yönelik müdahale yapılmasını öneririz. Hidrosalpenksin tedavi yolu cerrahi yolla tüpün alınmasıdır. Günümüz koşullarında bu tedaviyi laparoskopik yolla yapabilmekteyiz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> Daha nadiren tüpe yeni bir açıklık sağlanması (tubal rekanalizasyon), tüpün içindeki sıvının boşaltılması da denenebilir. Ancak etkinlikleri daha düşük yöntemlerdir. Eğer karın içinde şiddetli yapışıklık var ise ve tüpü tamamen çıkarmak teknik olarak güçlük arz ediyorsa o zaman tüpün rahimle bağlantısının kesilmesi (tubal ligasyon) de etkin olarak hidrosalpenksin olumsuz etkisinden korunmayı sağlayacaktır.  </span></p>
<h3>Laparoskopik Tüp Çıkarma (Salpenjektomi) Nedir?</h3>
<p><span style="font-weight: 400;">Laparoskopi, karın içine  1 cm’nin altında uzunluktaki kesilerden girilerek   karın içinin kamera yardımı ile gözlenmesini ve aynı zamanda cerrahi müdahale de yapılmasını sağlayan bir endoskopi yöntemidir. Hidrosalpenks varlığında, laparoskopik yolla tüpler değerlendirilebilir, tüpün alınma işlemi yani salpenjektomi ameliyatı laparoskopik yolla yapılabilir. Böylece karından çok minik kesilerle operasyon gerçekleştirilebilir ve iyileşme süresi çok kısa olur. Hasta hızla günlük hayatına dönebilir. </span></p>
<h3>Tüplerin Bağlanması Hidrosalpenksi Tedavi Eder mi?</h3>
<p><span style="font-weight: 400;">Eğer karın içinde şiddetli yapışıklık varsa ve operasyon sırasında tüp rahim, yumurtalıklar ve barsak arasındaki şiddetli yapışıklığın içine gömülmüş halde ise, tüpün tamamını çıkarmak için yapılacak müdahalede organ zedelenme riski yüksekse, tüpün rahimle bağlantısı yakılıp kesilebilir ve tüpün rahimle bağlantısı böylece önlenmiş olur ve tüp karın içinde bırakılabilir. Tüpün rahimle bağlantısı kesildiği için de içindeki sıvı rahime dökülemez ve embriyoya zarar verici etkisi olmaz.</span></p>
<h3>Hidrosalpenks İçin Tüp Bebek Öncesi Ameliyat Şart mı?</h3>
<p><span style="font-weight: 400;">Her türlü bebek isteği varlığında hidrosalpenks gebelik şansını azalttığı, oluşan gebelikte dış gebelik riski ve düşük riskini arttırdığı için gebelik planı öncesinde tedavi edilmesini isteriz. Tüp bebek kararı verdiğimiz hastalarda da hidrosalpenkse yönelik ameliyat planladıktan sonra en az 2 ay iyileşme dönemini bekleyip ardından tüp bebek tedavisine başlamaktayız. </span></p>
<h3>Hidrosalpenksin İlaçla Tedavisi Mümkün mü?</h3>
<p><span style="font-weight: 400;">Hayır. Hidrosalpenksin ilaçla tedavisi bulunmamaktadır. </span></p>
<h3>Hidrosalpenksin Tekrar Etme Riski Var mı?</h3>
<p><span style="font-weight: 400;">Eğer tüp alındı ise (salpenjektomi) ya da rahimle bağlantısı kesildi ise tekrar sorun yaratmayacaktır. Ancak etkinliği daha düşük olan alternatif yöntemler seçilirse (tüpün yeniden ağızlaştırılması ve içindeki sıvının boşaltılması gibi) o zaman tekrarlayabilir. </span></p>
<h3>Hidrosalpenks Adet Düzenini Etkiler mi?</h3>
<p><span style="font-weight: 400;">Hayır hidrosalpenks hormonal döngüyü ve adet düzenini olumsuz etkilemez. Ancak tüp içinde biriken sıvı rahime doğru akarsa adet aralarında kahverengi koyu renkli vajinal akıntıya sebep olabilir. </span></p>
<h3>Hidrosalpenks Hangi Kadınları Daha Çok Etkiler?</h3>
<p><span style="font-weight: 400;">Çikolata kisti olan, karından ameliyat geçirmiş olan, dış gebelik öyküsü bulunanlarda ve rahim-tüp-yumurtalıklar ile ilgili enfeksiyon geçirmiş olan kadınlarda (Salpenjit, PID) hidrosalpenks görülme riski daha yüksek olmaktadır. </span></p>
<p><b>İletişim Bilgileri</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yazar: Prof. Dr. Mehtap Polat</span><span style="font-weight: 400;"><br /></span><span style="font-weight: 400;">Telefon: +90 530 011 41 33</span><span style="font-weight: 400;"><br /></span><span style="font-weight: 400;">E-Posta: info@mehtappolat.com</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://mehtappolat.com/hidrosalpenks-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Azospermi Tedavisi</title>
		<link>https://mehtappolat.com/azospermi-tedavisi/</link>
					<comments>https://mehtappolat.com/azospermi-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Mehtap Polat]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Jul 2025 13:54:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tüp Bebek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mehtappolat.com/?p=1673</guid>

					<description><![CDATA[Azospermi, erkeğin menisinde hiç sperm bulunmaması durumudur. Azospermi popülasyonda erkekler arasında %1 oranında görülürken, kendiliğinden gebe kalamayan çiftlerde yapılan değerlendirmede %10-15 oranlarında saptanabilir.  Azospermi Nedir? Bir erkeğin cinsel ilişki sırasında boşaldığı sıvıda üreme hücreleri olan spermler bulunur. Hareketli olan spermler cinsel ilişki sonrasında kadın genital sisteminde tüplere kadar ulaşır ve yumurta ile karşılaşırsa döllenme olup,]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>

</strong></p>
<p>Azospermi, erkeğin menisinde hiç sperm bulunmaması durumudur. Azospermi popülasyonda erkekler arasında %1 oranında görülürken, kendiliğinden gebe kalamayan çiftlerde yapılan değerlendirmede %10-15 oranlarında saptanabilir. </p>
<h2>Azospermi Nedir?</h2>
<p>Bir erkeğin cinsel ilişki sırasında boşaldığı sıvıda üreme hücreleri olan spermler bulunur. Hareketli olan spermler cinsel ilişki sonrasında kadın genital sisteminde tüplere kadar ulaşır ve yumurta ile karşılaşırsa döllenme olup, embriyo gelişir ve oluşan embriyo rahime gelerek yerleşirse gebelik meydana gelir.</p>
<p>Erkeğin dışarı boşaldığı sıvıda hiç sperm bulunmaması durumuna azospermi denmektedir.</p>
<h2>Azospermi Belirtileri Nelerdir?</h2>
<p>Azospermi  testiste sperm üreten hücrelerin yetersizliğine (Testiküler yetmezlik) ya da sperm toplayıcı kanallardaki tıkanıklığa bağlı gelişmiş ise hiçbir bulgu vermeyebilir. Ancak hipogonadotropik hipogonadizm dediğimiz hormon eksikliğine bağlı gelişti ise vücutta kıllanma azlığı, ereksiyon (sertleşme) problemleri görülebilir. </p>
<p>Kromozomal farklılık temelinde gelişti ise kişide bazı sağlık sorunları tabloya eklenebilir. Sperm toplayıcı kanallarında yoklukla beraber seyreden Kistif fibrozis rahatsızlığı varlığında akciğer problemleri, sık enfeksiyon geçirme öyküsü görülebilir.</p>
<p><div class="video-shortcode"><iframe title="AZOSPERMİ VARLIĞINDA BEBEK SAHİBİ OLMAK İÇİN PLANLAMA NASIL OLMALI?" width="1140" height="641" src="https://www.youtube.com/embed/L_Ff0gc6dJY?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div></p>
<h2>Azospermi Tanısı</h2>
<p>Bir erkeğe azospermi tanısının konulabilmesi için, en az 4-6 hafta ara ile, 2 kez, 2 ila 6 günlük cinsel perhizli olunan dönemde yapılan sperm analizinde sperm yokluğunun saptanmış olması gerekir.</p>
<p>Özellikle, menide tek tük spermi olan yani kriptospermi olgularında, çok az sayıdaki sperm direk inceleme ile görülmeyip, hızlı çevirme (santrifüj) sonrası örneğin incelenmesi ile görülebildiğinden, analizin tüp bebek laboratuvarında, deneyimli bir elde yapılması, azospermi ile kriptospermi ayrımının yapılabilmesi açısından hayati olacaktır. </p>
<p>Çünkü bu sayede saptanan az sayıdaki sperm tüp bebek tedavisi sırasında kullanılabilir ve erkeğe sperm elde etmek için biyopsi yapılmasına gerek kalmayabilir.</p>
<h2>Azospermi Varlığında Hangi Testler Yapılır?</h2>
<p>Öncelikle azospermi varlığında sebebi bulmaya yönelik testler planlanmalıdır. Bu kapsamda genetik problemleri saptamak için kromozom analizi ve Y kromozom noksanlık (delesyon) testi yapılması, hormon testlerinin planlanması, fizik muayene ile testislerin yerinde olduğunun ve büyüklüğünün tespiti ve gerekli olgularda ultrasonografi ile değerlendirme yapılması planlanabilir.</p>
<h3>Erkek İnfertilitesi &#8211; Kısırlığı Neden Olur?</h3>
<p>Azospermi, genetik olarak kalıtılan bazı hastalıklar nedeniyle (kistik fibrozis vb), kromozomal farklılık temelinde (<a href="https://mehtappolat.com/klinefelter-sendromu/" target="_blank" rel="noopener">Klinefeleter Sendromu</a>, translokasyon, inversiyon), geçirilmiş cerrahiler, enfeksiyonlar, testis dokusuna zarar verici etkisi olabilen kemoterapi, radyoterapi gibi tedavilerin uygulanmış olması, çeşitli ilaçların kullanımı, hormon yapım yetersizliği (hipogonadotropik hipogonadizm) ve testis dokusunda sperm yapımından sorumlu hücrelerin doğuştan yetersizliği, bazen de şiddetli varikosel varlığında  görülebilir.</p>
<p>Bazen de sperm sayısında azlık (oligospermi, kriptospermi) temelinde ya da sperm değerleri normal olsa da şekilsel (morfolojik) problemler (teratospermi, globozoospermi gibi morfolojik sorunlar) temelinde de erkek infertilitesi görülebilir.</p>
<h2>Azospermi Nedenleri</h2>
<p>Azospermi olgularını 2 ana başlıkta incelemek yerinde olacaktır;</p>
<h3>Sperm Taşıyıcı Kanallarında Tıkanıklığa Bağlı Gelişen Azospermi (Obstrüktif Azospermi)<em><u><br /></u></em></h3>
<p>Testiste sperm üretiminde sorun yoktur. Ancak spermin testislerden, boşalma sonrasında dışarıya atılımına kadar yol kat ettiği toplayıcı kanallarda sorun mevcuttur. Bu problem geçirilmiş enfeksiyonlara, travmaya, geçirilmiş ameliyatlara veya doğuştan yokluğa bağlı olabilmektedir. Genellikle bu olgularda cerrahi yolla düzeltim yapılmasının başarısı oldukça sınırlı olmaktadır.</p>
<p>Ancak tüp bebek tedavisi kapsamında testisi Vas deferens’e bağlayan tüplerden (epididimis) ya da testislerden enjektör ile sıvı çekilmesi ile (PESA/TESA- Testiküler Sperm Aspirasyonu) etkin bir şekilde sperm elde edilebilmekte ve ejekülat spermine (Penisten dışarı atılan sıvı içerisindeki sperm) yakın oranlarda döllenme ve gebelik elde edilebilmektedir. </p>
<p>Bu tipte azospermisi olan olgularda doğuştan var olabilen vas deferens kanallarının yokluğunun tespiti önemlidir. Çünkü bu olguların bir kısmında, Türkiye’de de yaygın olan kistik fibrozis rahatsızlığı ya da taşıyıcılığı bulunabilmektedir.</p>
<p>Özellikle ağır olgularda şiddetli akciğer hastalığı bulguları verebilen bu hastalık varlığı açısından erkeğe ve gerekli hallerde kadına kistik fibrozis mutasyon varlığı açısından değerlendirme yapmak önerilmelidir. Eğer eşlerde aynı bölgede mutasyon belirlenirse bebeklerinde kistik fibrozis rahatsızlığı görülme riski %25’ler civarında olabileceğinden, Preimplantasyon Genetik Tanılı tüp bebek (PGT-M) yapmak gerekebilmektedir. Detaylı bilgiye  <em><a href="https://mehtappolat.com/preimplantasyon-genetik-tani-pgt-m/">Preimplantasyon Genetik Tanı (PGT-M) </a></em>makalemden ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Tıkayıcı olan azospermi olgularında, kanallardan enjektör ile çekilen sıvıda (PESA, TESA) sperm bulunma ihtimali neredeyse %100’ler civarında olduğu için, işlemi yumurta toplama günü yapmayı tercih etmekteyiz. Bu yolla alınan spermlerle döllenme ve gebelik oranları neredeyse meni spermine yakın oranlarda olmaktadır. </p>
<p><div class="video-shortcode"><iframe title="Sperm sayısını artırmak için özel bir tedavi yöntemi var mıdır?" width="1140" height="641" src="https://www.youtube.com/embed/lYk-9g5xVec?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div></p>
<h3>Testislerde Yapım Yetersizliğine Bağlı Gelişen Azospermi (Tıkayıcı Olmayan Tipte-Non Obstrüktif Azospermi)</h3>
<p>Bu olgularda testislerden sperm üretiminde yetersizlik (testiküler yetmezlik) vardır. Bu durum ya testiste üretimi engelleyecek genetik problem varlığı gibi bir  soruna ya da daha nadiren görülen, beyindeki hipotalamus ve hipofiz bezinden salgılanan hormonların  yetersizliğine bağlı testislerin sperm ve erkeklik hormonu üretiminin olmamasına bağlı olarak gelişebilmektedir ki bu olguları hipogonadotropik hipogonadizm olarak tanımlamaktayız. Tıkayıcı olmayan azospermiye sahip kişilerin %2-5’inde bu rahatsızlık saptanmaktadır. </p>
<p>Hipogonadotropik hipogonadizm saptanan olgularda dışardan verilen  ilaç tedavisinin  sperm yapımını uyarıcı etkisi olabilmektedir. Bu sayede meniye sperm atımı olması ile, tüp bebek tedavisinde cerrahi yolla sperm elde edilmesine gerek kalmaksızın, meni spermi ile tedavi yapılması sağlanabilmektedir. Hatta bazı hastalarda normal sperm sayı ve hareketliliğine ulaşmak ve kendiliğinden gebelik elde edilmesi de söz konusu olabilmektedir.</p>
<p>Yukarıda bahsettiğimiz nadir görülen hipogonadotropik hipogonadizm olguları dışında kalan erkeklerde, dışardan verilen çeşitli hormon içerikli ilaçların, vitaminlerin, antioksidanların ve yapılacak operasyonların sperm üretimini arttırıcı ya da biyopsi (TESE) işlemi sonrasında sperm elde edilme ihtimalini arttırıcı etkileri yoka yakındır. Bu grup olgularda öncelikle mutlaka kromozom analizi ve Y kromozom noksanlık yani mikrodelesyon analizi yapılmalıdır.</p>
<p>Azospermisi olan bu hastalarda %10-15 ihtimalle kromozomlarda yapısal ya da sayısal anormallikler görülebilmektedir. Bu sorunlar içinde en sık görüleni Klinefelter Sendromu’dur.</p>
<p><a href="https://mehtappolat.com/klinefelter-sendromu/">Klinefelter Sendromu</a> olan erkeklerde kromozom dizilimi 47,XXY şeklindedir. Bu olgularda mikroskop eşliğinde TESE (Testiküler Sperm Ekstraksiyonu) yapılması ile %55-57’ler civarında sperm elde edilebilmekte ve  tüp bebek tedavisi ile gebelik yakalanabilmektedir. Biz de  Dünya’da 3. en geniş seriyi içeren tecrübemizi ve sonuçlarımızı  yıllar önce yurtdışı saygın bir dergide yayınladık. (1)</p>
<p>İlaveten bu grup hastalarda yapılan kromozom analizi sonrasında, kromozomlarda kopma ve yer değiştirme yani translokasyon durumu da tespit edilebilir. Böyle bir tanı varlığında,  bu olgularda tüp bebek tedavisine ilaveten, Preimplantasyon Genetik Tarama (PGT-SR) yapma gereği de doğacaktır. </p>
<p>Y kromozomunda AZF-a, b ve c bölgesinde kayıp varlığına bakılması da özellikle AZF-a ve b bölgesinde noksanlık (delesyon) saptanan olgularda, mikro-TESE yöntemi ile dahi sperm elde edilme ihtimalinin yoka yakın olduğunun tespiti ve çifti bilgilendirmek açısından önemli olacaktır. </p>
<h3>Mikro-TESE</h3>
<p>Mikro-TESE, testislerin (erkeğin hayalarının) mikroskop altında değerlendirilmesi ve ardından her iki testisten milimetrik boyutta parçalar alınarak sperm varlığı açısından incelenmesi yöntemidir. İşlem hemen  lokal anestezi ile  dahi uygulanabilmekte ve 30-45 dakika sürmektedir. İşlem sonrasında 1 saat istirahat ardından hastamız kliniğimizden ayrılabilmektedir. </p>
<p>Tıkayıcı olmayan tipte azospermi varlığında, mikroskop eşliğinde, her iki testis detaylı değerlendirilmekte ve çoklu noktadan milimetrik boyutta örnekler alınarak laboratuvarda embriyoloğumuz tarafından değerlendirilmektedir. Bu noktada, alınan dokuların yeterince taranabilmesi için yeterli zaman olması önemli olduğundan ve sperm bulunamama durumunda gereksiz yere yumurta toplama işlemi yapılmaması açısından, yumurta toplama gününden bir gün önce ya da yumurta toplama işlem gününde sabah  mikro-TESE işlemini yapmaktayız.</p>
<p>Özellikle mikro-TESE yapılırken, işlemi yapan üroloğun deneyimli olması, sperm yapımı testisin bazen sadece ufak bir bölümünde var olabileceği için, mikroskop ile incelenip, sperm çıkma ihtimali yüksek olabilecek dolgun tübüllerin olduğu yerden örnek alınması başarı şansını arttıracaktır. Bu nedenle işlemi yapan kişinin mesleki deneyimi ve bu alandaki tecrübesi hayati önemlidir. </p>
<p>Mikro-TESE yöntemi ile elde edilen sperm, az sayıda olduğu,  taze olarak kullanmak istememiz ve donma-çözme sonrası kayıp yaşanabileceği için, azospermi olgularında hemen daima, kadının yumurtalık uyarımını yapıp, yumurta toplama gününden bir gün önce mikro-TESE işlemi yapmayı tercih etmekteyiz.</p>
<p>Mikro-TESE uygulaması ile %50-55 oranında sperm elde edebilmekteyiz. Hatırlatmak isterim ki mikronejkesiyon işlemi için sadece olgunlaşmış ve tüm gelişim aşamalarını tamamlamış spermler kullanılabilmektedir. Gelişimini tamamlamamış öncü hücrelerle gebelik elde etme ihtimali yoka yakın olduğu için bu şekilde spermleri tüp bebek tedavisi için kullanmamaktayız.  Bir kez sperm elde edilebildi ise tekrarlayan TESE uygulamalarında sperm bulunma şansı %90’lara kadar yükselmektedir.</p>
<p>Gerekli ön değerlendirmeler yapıldıktan sonra, tecrübeli bir doktor tarafından, çoklu noktadan örnekleme alınarak yapılmış mikro-TESE işlemi sonrasında sperm bulunamadı ise, maalesef tekrar deneme önermemekteyiz. Ancak tekli noktadan biyopsi alındı ise tekrar deneme önerilebilir. </p>
<h2>Azospermi Tedavisinde Hangi Yöntemler Kullanılır?</h2>
<p>Azospermi eğer hormon eksikliğine bağlı ise (FSH-Follikül uyarıcı hormon, LH- Luteinize edici hormon, testosteron) yani hipogonadotropik hipogonadizm mevcut ise tıbbi tedavinin sperm yapımını arttırmak açısından faydası olabilmektedir. Bunun dışındaki grupta yer alan hastalarda tıbbi tedavinin belirgin faydası olmamaktadır. Azospermi varlığında  bebek isteği olan dönemde tüp bebek tedavisi ve TESE/PESA/TESA cerrahi yöntemleri ile sperm elde edilmesi ile bebek sahibi olunması sağlanabilmektedir. </p>
<h2>Azospermi Tedavisi Nasıl Yapılır?</h2>
<p>Azospermi varlığında, öncelikle sebebi bulmaya yönelik kapsamlı bir değerlendirme yapıldıktan sonra tedavi şekli belirlenmelidir. Eğer sebep hormonal eksiklik ise (hipogonadotropik hipogonadizm) çeşitli hormonal tedavilerle sperm yapımı arttırılabilir Ancak bu rahatsızlığın görülme oranı azospermi olgularında %5’in altındadır. Bu grup dışındaki azospermide tıbbi tedavinin faydası bulunmamaktadır.  Tüp bebek tedavisi ve cerrahi yolla sperm elde etme (TESE/PESA/TESA) uygulamalarının yapılması gerekmektedir.</p>
<h3>Hangi Azospermi Türleri Tedavi Edilebilir?</h3>
<p>Hipogonadotropik hipogonadizm olarak isimlendirdiğimiz beyindeki hipofiz bezinde FSH ve LH salgılanmasında yetersizliğe bağlı olarak azospermi görülen hastalarda eksik olan hormon dışardan verilerek testislerde sperm yapımının olması sağlanabilir. Tıbbi tedavinin faydalı olduğu yegane grup budur. ilk etapta tıbbi tedavi planlanıp birkaç ay sonra sperm analizi (sperm testi) yapılarak sperm varlığı gözden geçirilebilir.</p>
<p>Bazen bu grup hastada sperm sayısı normale yakın seviyelere kadar ulaşabilir ve kendiliğinden gebelik şansı da olabilir. Ancak bazı hastalarda kriptospermi (çok çok az sayıda sperm bulunması), oligospermi (Sperm sayısının düşük olması), astenospermi (sperm hareketliliğinin düşük olması) görülebilir ve cerrahi yolla sperm elde etmeye gerek kalmaksızın tüp bebek tedavisi planlanabilir.</p>
<h3>Azospermi Tedavisinde Cerrahi Müdahale Her Zaman Gerekli mi?</h3>
<p>Mevcut olguların %5’ten azını oluşturan hipogonadotropik hipogonadizm olguları hariç diğer tıkayıcı olan (obstrüktif) ve tıkayıcı olmayan (non-obstrüktif) azospermide sperm elde edilebilmesi için testis biyopsisi (TESE) ya da sperm toplayıcı kanallarından aspirasyon ile sperm elde edilmesi (PESA/TESA) işlemi yapılması gereklidir.</p>
<h3>Hormon Tedavisi Azospermi İçin Etkili midir?</h3>
<p>Hormon tedavisinin etkili olduğu tek grup, hipogonadotropik hipogonadizm olarak isimlendirdiğimiz beyindeki hipofiz bezinde FSH ve LH salgılanmasında yetersizliğe bağlı olarak azospermi gelişen olgulardır. Bu grup rahatsızlık çok nadir görülmektedir (görülme sıklığı %5’in altındadır). Onun dışındaki olgularda hormon tedavisinin faydası bulunmamaktadır.</p>
<h3>Azospermi Tedavisinde Kök Hücre Tedavisi Mümkün mü?</h3>
<p>Şu an tüm dünyada bu konuda çalışmalar devam ediyor olsa da henüz günümüzde  kök hücre tedavisi ve bu yolla sperm üretimi söz konusu değildir.</p>
<h3>Azospermi Hastaları Tüp Bebek Yöntemi ile Çocuk Sahibi Olabilir mi?</h3>
<p>Evet. Azospermi hastaları tüp bebek yöntemi ile çocuk sahibi olabilirler. Tıkayıcı tipte azospermi de sperm toplayıcı kanallarından aspirasyonla (PESA/TESA) sperm elde edilme ihtimali %100’e yakın iken, tıkayıcı olmayan tipte azospermide mikro-TESE yöntemi ile sperm elde edilme ihtimali ilk kez yapılan TESE işlemi ile, tecrübeli bir elde %50-55 civarında olmaktadır.</p>
<p>Sperm çıkma ihtimalini arttırmak için testis dokusunun dikkatlice değerlendirilmesi ve dolgun tübüllerin olduğu birden fazla bölgeden örnekleme yapılması sperm bulunma şansını yükseltmektedir.</p>
<p>Uygulamayı yaparken cerrahi yolla sperm elde ettiğimizde, elde edilen sperm sayısı az olacağı ve taze olarak kullanmak sonuçlar açısından daha iyi olacağı için, önce anne adayının yumurtalarını geliştiriyor ve yumurtalar belli bir büyüklüğe gelip yumurta toplamaya hazır hale gelince sperm elde etmek için cerrahi işlemi planlıyoruz. Böylece sperm elde edersek yumurta toplama (OPU) işlemini yapıyor ve tüp bebek tedavisine devam ediyoruz.</p>
<h3>Mikro TESE ile Sperm Bulunmazsa Ne Yapılır?</h3>
<p>Eğer kapsamlı bir ön değerlendirme sonrasında azospermi sebebi tespit edildi ve ardından tecrübeli bir hekim tarafından TESE yapıldı, çoklu noktadan örnek alındı ve sperm elde edilemedi ise ben tekrar TESE işlemi önermiyorum. Ama aksi söz konusu ise tekrar uygulama planlanabilir. İlk TESE’de sperm bulunamadı ise 2. yapılacak TESE’de sperm bulunma ihtimali %5-10 civarında olacaktır.</p>
<h3>Azospermi Hastaları İçin En Başarılı Tüp Bebek Yöntemi Hangisidir?</h3>
<p>Tüp bebek tedavisini kişiye özel planlamak her zaman daha verimli ve başarılı sonuç almamızı sağlamaktadır. Bu nedenle kapsamlı bir ön değerlendirme ve bulgulara göre çifte özel tedavi planlaması yapılması en sağlıklısı olacaktır.</p>
<h3>Azospermi Tedavisi Sonrası Doğal Yolla Gebelik Mümkün mü?</h3>
<p>Azospermi durumunda doğal yolla gebelik mümkün olmamaktadır. Tek istisnası hipogonadotropik hipogonadizm olarak isimlendirdiğimiz beyindeki hipofiz bezinde FSH ve LH salgılanmasında yetersizliğe bağlı olarak azospermi gelişen olgulardır. Bu olgularda tıbbi tedavi ile bazen normal seviyelere yakın sperm üretimi olabilmekte ve kendiliğinden gebelik imkanı olabilmektedir.</p>
<h3>Azospermi Teşhis ve Tedavisinde Hangi Doktorlara Başvurulmalıdır?</h3>
<p>Azospermi durumunda çiftin çocuk sahibi olabilmesi için tüp bebek tedavisi yapılması zorunlu olduğundan dolayı üreme üzerine çalışan bir hekime başvurulmalıdır.</p>
<h3>Ankara&#8217;da Azospermi Tedavisi Yapan En İyi Doktorlar Seçimi Nasıl Yapılır?</h3>
<p>Azospermi varlığında genel değerlendirme sonrasında tüp bebek tedavisi yapılması gerekmektedir. Bu kapsamda tedavi uygulanırken hekim seçimi çok önem arz etmektedir. Hekimin üreme alanına spesifik çalışıyor olması, bu alanda aldığı eğitimler, geçirdiği süre,  seçim yaparken dikkate alınmaldır.</p>
<h3>Azospermi Tedavi Süreci Ne Kadar Sürer?</h3>
<p>Azospermi tespit edildiğinde tek bir sperm analizi ile karar vermemek gerekir. O nedenle öncelikle 6-8 hafta sonrasında tekrar bir sperm analizi yapılıp durum netleştirilmelidir. Ardından da genetik testler (kromozom analizi ve Y kromozom mikrodelesyon analizi) ve hormonal değerlendirme yapılmalıdır. Genetik  testler genellikle 1 ay içinde sonuçlanmaktadır.</p>
<p>Sonrasında da sonuçlarla eğer tablo hipogonadotropik hipogonadizm olarak isimlendirdiğimiz beyindeki hipofiz bezinde FSH ve LH salgılanmasında yetersizliğe bağlı değilse çiftin arzu ettiği ay tüp bebek tedavilerine başlanabilir. Tüp bebek ve TESE uygulaması eşin adetinden  itibaren 2.5 haftada sonuçlanmaktadır.</p>
<h3>Azospermi Tedavisi Fiyatları?</h3>
<p>Azospermi tedavisinde ilaç tedavisinin faydalı olduğu nadir görülen hipogonadotropik hipogonadizm dışındaki olgularda tüp bebek ve cerrahi yolla (TESE/PESA) sperm hücresi elde edilmesi zorunludur. Tüp bebek tedavi ücretleri klinikten kliniğe  farklılık göstermekte olup 80-100.000 TL civarında olmaktadır.</p>
<h3>Azospermi ile Erkek Kısırlığı Aynı Şey Midir?</h3>
<p>Azopspermi erkek kısırlığı nedenlerinden biridir. Bu durumda erkeğin dışarı boşaldığı sıvıda üreme hücresi olan sperm bulunmadığı için kendiliğinden bebek sahibi olunması mümkün olmamaktadır.</p>
<h3>Azospermi Tedavi Edilmezse Ne Olur?</h3>
<p>Kişinin bebek istemi yoksa ve sebep hormon eksikliği değilse (hipogonadotropik hipogonadizm) tedavi edilmesi zorunlu değildir.</p>
<h3>Azospermi Genetik Bir Rahatsızlık mı?</h3>
<p>Azospermi olgularının  %10-15’inde sebep genetik ya da kromozomal  rahatsızlıklardır (Klinefelter Sendromu, translokasyon, inversiyon, kistik fibrozis vb)</p>
<h3>Hangi Hastalıklar Erkeklerde Azospermiye Yol Açabilir?</h3>
<p>Azospermi, genetik olarak kalıtılan bazı hastalıklar nedeniyle (kistik fibrozis vb), kromozomal farklılık temelinde (Klinefeleter Sendromu, translokasyon, inversiyon), geçirilmiş cerrahiler, enfeksiyonlar, testis dokusuna zarar verici etkisi olabilen kemoterapi, radyoterapi gibi tedavilerin uygulanmış olması, çeşitli ilaçların kullanımı, hormon yapım yetersizliği (hipogonadotropik hipogonadizm) ve testis dokusunda sperm yapımından sorumlu hücrelerin doğuştan yetersizliği, bazen de şiddetli varikosel varlığında  görülebilir.</p>
<h3>Varikosel Azospermiye Neden Olur mu?</h3>
<p>Çok şiddetli ve iki taraflı varikosel varlığında bazen azospermi görülebilir.</p>
<h3>Hormon Bozuklukları Azospermiye Yol Açabilir mi?</h3>
<p>Evet. Beyindeki hipotalamus ve hipofiz bezinden salgılanan hormonların (FSH, LH)  yetersizliği durumunda testislerden sperm ve erkeklik hormonu üretiminin olmamasına bağlı olarak azospermi gelişebilir. Bu olguyu hipogonadotropik hipogonadizm olarak tanımlamaktayız. Tıkayıcı olmayan azospermiye sahip kişilerin %2-5’inde bu rahatsızlık saptanmaktadır. </p>
<h3>Sperm Testi (spermiogram) Azospermi Tanısı Koymak İçin Yeterli midir?</h3>
<p>Azospermi tespit edildiğinde tek bir sperm analizi ile karar vermemek gerekir. O nedenle öncelikle 6-8 hafta sonrasında tekrar bir sperm analizi yapılıp durum netleştirilmelidir. Tecrübeli bir kişinin sperm analizi yapması, gözle direk mikroskop altında değerlendirme ve hatta santrifüj sonrası inceleme yapılması, çok çok az sperm üretimi olan kritospermi olgularında spermin tespit edilmesine olanak sağlayacaktır. Bu durumda da bu az sayıda sperm ile tüp bebek tedavisi yapılabilir ve cerrahi yolla sperm elde edilmesine gerek kalmaz.</p>
<h3>Azospermi Tedavi Edilebilir mi?</h3>
<p>Azospermi eğer hormon eksikliğine bağlı ise (FSH-Follikül uyarıcı hormon, LH- Luteinize edici hormon, testosteron) yani hipogonadotropik hipogonadizm mevcut ise tıbbi tedavinin sperm yapımını arttırmak açısından faydası olabilmektedir. Bunun dışındaki grupta yer alan hastalarda tıbbi tedavinin belirgin faydası olmamaktadır. Azospermi varlığında  bebek isteği olan dönemde tüp bebek tedavisi ve TESE/PESA/TESA cerrahi yöntemleri ile sperm elde edilmesi ile bebek sahibi olunması sağlanabilmektedir. </p>
<h3>TESE, TESA, PESA ve Mikro TESE yöntemleri nelerdir?</h3>
<p>Azospermi varlığında testisten sperm elde etmeye yardımcı cerrahi yöntemler testislerden biyopsi alınması (TESE), ya da sperm taşıyıcı kanallarından aspirasyonla sperm elde edilmesidir (PESA/TESA). TESE işleminin mikroskopik gözlem altında yapılmasına mikro-TESE denilmektedir.</p>
<h3>Erkek kısırlığı ve Azospermide Kök Hücre ile Tedavi Mümkün mü?</h3>
<p>Kök hücre tedavisi günümüz koşullarında henüz mümkün değildir.</p>
<p><strong>Kaynaklar</strong></p>
<ul>
<li>TESE-ICSI in patients with non-mosaic Klinefelter syndrome: a comparative study. <a href="https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/?term=Yarali+H&amp;cauthor_id=19490778" rel="nofollow noopener" target="_blank">Hakan Yarali</a><a href="https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/19490778/#full-view-affiliation-1" rel="nofollow noopener" target="_blank"><sup>1</sup></a>, <a href="https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/?term=Polat+M&amp;cauthor_id=19490778" rel="nofollow noopener" target="_blank">Mehtap Polat</a>, Gurkan Bozdag, Mufit Gunel, Idil Alpas, Ibrahim Esinler, Utku Dogan, Bulent Tiras. Reprod Biomed Online. 2009 Jun;18(6):756-60.</li>
</ul>
<p>İletişim Bilgileri</p>
<p>Yazar: Prof. Dr. Mehtap Polat<br />Telefon: +90 530 011 41 33<br />E-Posta: info@mehtappolat.com</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://mehtappolat.com/azospermi-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yumurtalık Tembelliği Nedir?</title>
		<link>https://mehtappolat.com/yumurtalik-tembelligi-nedir/</link>
					<comments>https://mehtappolat.com/yumurtalik-tembelligi-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Mehtap Polat]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 May 2025 14:32:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tüp Bebek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mehtappolat.com/?p=1533</guid>

					<description><![CDATA[Yumurta tembelliği, yani diğer bir değişle yumurtalık rezervinde azalma, yumurtalık dokusu içerisinde kalan yumurta sayısının azalması anlamına gelir.  Her kadın, daha anne karnında iken yumurtalığına yerleşmiş olan yumurtaları üreme dönemi boyunca kullanır ve yaşamın hiçbir döneminde yeni yumurta üretme şansı yoktur. Bu nedenle de doğal süreçte kadın yaşı ilerledikçe yumurtalıklarda kalan yumurta sayısı yani yumurtalık]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong></strong></p>
<p>Yumurta tembelliği, yani diğer bir değişle <a href="https://mehtappolat.com/yumurtalik-rezervi-testleri-nelerdir/" target="_blank" rel="noopener">yumurtalık rezervinde</a> azalma, yumurtalık dokusu içerisinde kalan yumurta sayısının azalması anlamına gelir.  Her kadın, daha anne karnında iken yumurtalığına yerleşmiş olan yumurtaları üreme dönemi boyunca kullanır ve yaşamın hiçbir döneminde yeni yumurta üretme şansı yoktur.</p>
<p>Bu nedenle de doğal süreçte kadın yaşı ilerledikçe yumurtalıklarda kalan yumurta sayısı yani yumurtalık rezervi azalır. Ancak bazen, yaş genç olsa da yumurtalık rezervinde azalma görülebilir.</p>
<h2>Yumurtalık Tembelliği (Over Yetmezliği) Nedir?</h2>
<p>Yumurtalık tembelliği, yumurtalıklardaki yumurta sayısının azalmasıdır. Her kadın doğuştan itibaren yumurtalığa yerleşmiş olan yumurtaları yaşam boyu kullanır ve yaşamın hiçbir döneminde yeni yumurta yapma şansı yoktur. Sürekli bir tüketim söz konusudur. Doğal süreçta özellikle 38-40 yaştan sonra yumurta rezervi azalırken bazen daha erken yaşlarda da görülebilir.</p>
<h2>Yumurtalık Tembelliğinin (Ovaryan Yetmezlik) Yaygın Nedenleri Nelerdir?</h2>
<p>Yumurtalık tembelliği gelişmesi açısından risk faktörleri (1);</p>
<ul>
<li>Kadın yaşının 38 yaş üstü olması,</li>
<li>Ailede erken menapoz öyküsü varlığı,</li>
<li>Yoğun sigara içimi,</li>
<li>Yumurtalıktan kist alınması ya da bir yumurtalığın alınmış olması,</li>
<li>Çikolata kisti (endometriozis) varlığı,</li>
<li>Daha önce herhangi bir nedenle kemoterapi ya da radyoterapi uygulanmış olması,</li>
<li>Kromozomal anomali varlığı,</li>
<li>Çeşitli otoimmün hastalıklar (otoimmün tiroit hastalıkları özellikle Hashimato Hastalığı, Tip 1 Diabetes Mellitus, Addison Hastalığı, Çölyak Hastalığı vb)</li>
</ul>
<p>Ancak bazen hiçbir risk faktörü olmadığı halde over yetmezliği görülebilmektedir  </p>
<h2>Yumurtalık Tembelliğinin Başlıca Belirtileri</h2>
<p>Yumurtalık tembelliği çoğunlukla ilk belirti olarak adet aralarında kısalma olması ile kendisini gösterir. Önceden adet araları 28-30 günde bir iken 24, 25 günde bir olmaya başlar. Ardından yumurtalık tembelliğinin şiddeti artınca da adet araları açılmaya başlar ve en son dönemde ilaçsız adet görmeme raddesinde düzensizlik olabilir. </p>
<h3>Yumurtalık Tembelliği Hormon Seviyelerini Nasıl Etkiler?</h3>
<p>Yumurta sayısı azaldıkça kadında FSH ve LH  hormon düzeyleri yükselmeye başlar. İlaveten Antimüllerien Hormon (AMH) düzeyi de giderek düşer. </p>
<h2>Yumurtalık Tembelliği Nasıl Teşhis Edilir?</h2>
<p>Bir kadının yumurtalık rezervinin azaldığı yani yumurtalık tembelliği geliştiği transvajinal ultrasonografi ile değerlendirmede anlaşılabilir. Ultrasonografi ile 2-9 mm çapındaki Antral Follikülllerin (AF) sayılması ile rezerv hakkında bilgi sahibi olunabilir.</p>
<p>İki yumurtalıkta toplam 6-8’den daha az AF varlığında rezervin azaldığından bahsedebiliriz. İlaveten  AMH testi yapılması ile de rezerv düşüklüğü tanısı konulabilir. AMH düzeyinin 1 ng/ml altında olması durumunda rezerv düşüklüğünden bahsedebiliriz.</p>
<p>Adetin 2. ya da 3. gününde kanda FSH ölçümü de bir diğer yöntem olmakla birlikte duyarlılığının diğer 2 yönteme göre düşük olması, seviyenin aydan aya değişim gösterebilmesi ve düzeyin normal olmasının rezervin iyi olduğunun kanıtı olmaması nedeniyle günümüzde bu amaçla kullanmamaktayız.</p>
<h2>Yumurtalık Tembelliği Teşhisi İçin Hangi Testler Yapılır?</h2>
<p>Yumurtalık tembelliği yani rezerv azlığını saptamak için deneyimli bir hekim tarafından ultrasonografi ile Antral follikül sayımı ya da adetli olunup olunmaması fark etmeksizin kanda Antimüllerien Hormon (<a href="https://mehtappolat.com/amh-testi-nedir/" target="_blank" rel="noopener">AMH</a>) testi yapılabilir.</p>
<h3>AMH Testi Yumurtalık Rezervi Hakkında Neyi Gösterir?</h3>
<p>AMH, TGF-Beta ailesine ait bir glikoproteindir ve yumurtalıklardaki potansiyel yumurta hücrelerinden salgılanır. Bu nedenle kandaki seviyesi yumurtalıktaki yumurta sayısı hakkında net olarak bilgi verir. Yumurta sayısı ne kadar fazla ise AMH düzeyi o kadar yüksektir. Yumurta sayısı azaldıkça AMH düzeyi düşer. Seviye 1 ng/ml altında ise rezerv düşüklüğünden bahsedebiliriz.</p>
<h3>FSH ve LH Hormon Seviyeleri Yumurtalık Tembelliğini Belirlemede Nasıl Kullanılır?</h3>
<p>FSH (Follikül stimüle edici hormon),  hipofiz bezinden salgılanan bir hormondur. Kadınlarda yumurtalıkları uyararak yumurta gelişimini sağlar. Yumurta sayısı azalmaya başlayınca seviyesi giderek yükselir.</p>
<p>Ölçümü yapılacaksa adet kanamasının 2. ya da 3. gününde yapılmalıdır. Ancak düzeyi aydan aya farklılık gösterebilir. Bu nedenle duyarlılığı düşüktür. Seviyenin 10 IU/L üstünde olması durumunda rezerv düşüklüğünden bahsedilebilir. Ancak seviyenin normal olması rezervin normal olduğunun garantisi değildir. (2) </p>
<h3>Ultrason ile Yumurtalık Tembelliği Teşhis Edilebilir mi?</h3>
<p>Antral folliküller (AF) yumurtalıkta yer alan 2-9 mm çapındaki yumurta keseleridir. Transvajinal yolla yaptığımız ultrasonografi ile yumurtalıkta yer alan AF’leri çok net görüp sayabiliriz ve toplam sayıya göre de hastamızın yumurtalık rezervi hakkında bilgi sahibi olabiliriz. AF sayımı yumurtalık rezervini çok net olarak anlamamızı sağlayan duyarlılığı çok yüksek bir yöntemdir. </p>
<p>İki yumurtalıktaki toplam AF sayısının 15’in üzerinde olması rezervin çok iyi olduğu anlamına gelir. 9-15 arası AF varlığında rezervi normal aralıkta olarak değerlendirebiliriz. 6-8 ve altı sayıda da rezervin azalmış olduğundan bahsedebiliriz.</p>
<h2>Yumurtalık Tembelliği Nasıl Tedavi Edilir?</h2>
<p>Yumurtalık tembelliği varlığında, yumurta sayısını arttırıcı bir tedavi bulunmamaktadır. Dışardan kullanılacak hiçbir takviye, PRP, Eksozom uygulamaları, ilaç ya da müdahale yumurtalıklarda kalan yumurta sayısını arttırmamaktadır.  Yapılacak olan tek şey kişinin çocuk istemi olup olmamasına göre doğru yönlendirmenin sağlanması ve var olan yumurtaların en doğru şekilde değerlendirilmesidir.</p>
<p>Çocuk istemi olanlarda çifti detaylı olarak değerlendirmek ve  gerekli ise <a href="https://mehtappolat.com/ankara-tup-bebek-tedavisi/">tüp bebek tedavisinin</a> planlanması önemlidir. Bekar olan kadınlarda da yumurta dondurma, doğurganlığın korunması için bir seçenek olarak sunulmalıdır. </p>
<h3>Yumurtalık Tembelliği Tedavi Edilebilir mi, Yoksa Kalıcı Mıdır?</h3>
<p>Yumurtalık rezerv azlığı kalıcı bir durumdur ve zaman geçtikçe yumurta sayısı gitgide daha da azalır. Bir kadın ne kendiliğinden ne de dışardan verilecek ilaçlar ya da müdahalelerle  yeni yumurta yapamaz yani yumurta sayısı artamaz. Bu kapsamda PRP ya da eksozom gibi uygulamaların da yumurta sayı ve kalitesi üzerine bir etkisi bulunmamaktadır. </p>
<h3>Yumurtalık Tembelliği Gebe Kalmayı Engeller Mi?</h3>
<p>Yumurtalık tembelliği olması yani yumurta sayı azlığı ilave bir sorun yok ise ve adetler düzenli ise kendiliğinden gebe kalmayı engellemez. Ancak bir süredir gebelik deneniyorsa, ilave bir gebe kalamama nedeni varsa ya da kadın yaşı ileri ise oyalanmadan uygun tedavi seçeneklerinin gözden geçirilmesi önemlidir.</p>
<p>Çünkü giden yumurta geri gelmez ve hiçbir tedavi yöntemi ile bir kadına yeni yumurta ürettirilemez. Ancak var olan yumurtalar büyütülebilir. Bu nedenle rezerv azalması bulunan kadınlarda zaman değerlidir. Yumurta sayısı daha da azalmadan gebelik için uygun yolun belirlenmesi önem taşır.</p>
<p>Ancak kadın yaşı genç ise, ilave bir gebe kalamama nedeni yok ise, daha yeni bebek kararı verildi ise, elbette bir süre doğal yolla gebelik elde edilmesi için beklenebilir.</p>
<h3>Yumurtalık Tembelliğine Karşı Bitkisel Tedavi Nasıl Yapılır?</h3>
<p>Yumurta tembelliği için bitkisel tedaviler kadınların çoğunlukla araştırdığı başlık kısmın da yer  alıyor. Ancak maalesef bitkisel karışımların ya da tedavilerin bu konuda bir faydası bulunmuyor. </p>
<h3>Doğal Yollarla Yumurtalık Fonksiyonlarını Artırmak Mümkün mü?</h3>
<p>Maalesef beslenme ya da vitamin takviyeleri ile over rezervini arttırmak mümkün değildir.</p>
<h3>Yumurtalık Tembelliği Olan Kadınlar Hamile Kalabilir mi?</h3>
<p>Yumurtalık rezervi düşük olan yani yumurtalık tembelliği olan kadınlarda henüz adet düzensizliği eklenmedi ise, yumurtlama devam ediyorsa ve çifte ait ilave bir gebe kalamama nedeni yoksa kendiliğinden gebelik ihtimali de olabilir.</p>
<h3>Hormonal Tedaviler Yumurtalık Tembelliğini Düzeltebilir mi?</h3>
<p>Tüp bebek tedavisinde uygulanan yumurta büyütücü ilaçlar sadece var olan yumurtaları büyütebilir. Yumurta sayısını arttıramazlar. Aynı şekilde verilecek hormon ilaçları da yumurtalık rezervini değiştiremezler. Rezerv aydan aya azalır, hormon dengesizliği eklenir, yumurtlama bozukluğu (ovülasyon bozukluğu) eklenir ve yumurta tükendiği zaman da kadında menapoz gerçekleşir.</p>
<h3>Yumurtlama Tedavileri (Ovulasyon İndüksiyonu) Ne Kadar Etkili?</h3>
<p>Yumurtalık rezerv düşüklüğünde zaman çok kıymetli olduğu, yumurta rezervini iyileştirecek hiçbir tedavi bulunmadığı için, eğer çiftin koşulları beklemek için uygun değilse yani gebelik için tedavi planlanacak ise tüp bebek yöntemi düşünülmesi gebeliğe en yüksek ihtimalle ve en kısa sürede ulaşılmasını sağlayacaktır.</p>
<h3>Yumurtalık Tembelliği Olan Kadınlar Tüp Bebek Tedavisinden Faydalanabilir mi?</h3>
<p>Yumurta sayı azlığı olan kadınlarda eğer menapoz gerçekleşmedi ise ve yaş 45 yaş altında ise tüp bebek tedavisi ile gebelik elde edilebilir. Ancak yumurta sayı azlığının derecesi nispetinde tüp bebek tedavisinde gebelik şansı azalacaktır.</p>
<h3>Yumurtalık Sağlığını Korumak İçin Nasıl Beslenmek Gerekir?</h3>
<p>Akdeniz mutfağı ağırlıklı beslenmek, mevsim normali sebze ve meyveleri tüketmek, paketli, katkı maddeli, uzun raf ömürlü gıdalardan uzak durmak yumurta kalitesini olumlu etkileyecektir. İlaveten sigara ve alkol kullanılmaması da yine yumurta kalitesini olumlu etkileyecektir</p>
<h3>Yumurtalık Tembelliği Olan Kadınlarda Erken Menopoz Riski Var mı?</h3>
<p>Yumurtalık rezervi azalmış olan kadınlarda mutlaka erken menapoza girileceğini söyleyemeyiz. Ancak rezerv düşüklüğü olanlarda erken menapoz gelişme riski rezervi normal olan kadınlara göre artmaktadır.</p>
<h3>Yumurtalık Tembelliği Olanlar Hangi Doğurganlık Tedavilerinden Faydalanabilir?</h3>
<p>Yumurtalık tembelliği olanlarda koşullar uygunsa kendiliğinden gebelik şansı da olabilir. Ancak doğal süreci bekleme lüksü olmadığı için zaman kaybetmemek önemlidir. Rezervi şiddetli düzeyde azalmış olanlarda tüp bebek dışı seçeneklerin yeri daha kısıtlıdır. Daha ağırlıklı olarak tüp bebek tedavisi düşünmek daha uygun olacaktır.</p>
<h3>Yumurta Dondurma İşlemi Yumurtalık Tembelliği İçin Bir Çözüm Müdür?</h3>
<p>Yumurta sayı azlığı varlığında bekar olan kadınlarda ileride bebek sahibi olunmak istendiğinde doğurganlığı koruyabilmek için yumurta dondurmak önemli bir avantaj sağlayacaktır. Rezerv azlığı yıllar içinde derinleştiği için, yumurta sayısı iyice azalmadan <a href="https://mehtappolat.com/yumurta-dondurma-islemi/" target="_blank" rel="noopener">yumurta dondurma</a> yapılması doğurganlığı korumak için çok faydalı olacaktır.</p>
<h3>Rahim İçi Aşılama (IUI) Yumurtalık Tembelliği Olan Kadınlar İçin Etkili midir?</h3>
<p>Rezerv azlığının derecesi ve kadın yaşı tedavi seçiminde çok önemlidir. Yaş çok gençse, rezerv azlığı çok derin değilse, gebe kalamama süresi uzun değil ve ilave gebeliği engelleyecek bir sorun yoksa aşılama (IUI) tedavisi tüp bebek öncesinde bir seçenek olarak düşünülebilir.</p>
<h3>Tüp Bebek Tedavisi Yumurtalık Tembelliği Olan Hastalarda Başarı Oranı Nasıldır?</h3>
<p>Tüp bebek tedavisinde başarıyı etkileyen en önemli faktörler anne adayının yaşı ve yumurtalık rezervidir. Yumurtalık rezervi azlığı nispetinde tüp bebekte tedavinin iptal olma riski artmakta ve gebelik şansı azalmaktadır. Ancak rezerv azlığı yumurta kalitesini olumsuz etkilemez. Bu nedenle sonuçta elde edilen, transfer edilecek embriyo kalitesi nispetinde gebelik elde edilebilecektir</p>
<h3>PRP (platelet rich plasma) Tedavisi Yumurtalık Gençleştirme İçin Etkili mi?</h3>
<p>PRP gibi tedavilerin yumurta sayısını arttırıcı etkileri bulunmamaktadır. Bu nedenle hiçbir hastamda önermiyorum.</p>
<h3>Yumurtalık Tembelliği Hangi Yaş Grubundaki Kadınları Etkiler?</h3>
<p>Yumurtalık tembelliği her yaş döneminde görülebilir. Genel eğilim olarak kadın yaşı ilerledikçe özellikle 38 yaş sonrasında sıklıkla yumurta sayısı azalsa da genç yaşlarda da rezerv düşüklüğü görülebilmektedir.</p>
<h3>Yumurtalık Tembelliği ile Erken Menopoz Arasında Nasıl Bir İlişki Vardır?</h3>
<p>Yumurta rezerv azlığı yumurtalıklarda var olan yumurta sayısının azaldığı anlamına gelir ancak mutlaka kişinin erken menapoza gireceği anlamına gelmez. Rezerv düşüklüğü bir kadının rezervi normal olan yaşıtlarına göre daha erken menapoza girmesi açısından riskini yükseltir.</p>
<p>Ancak bazen rezerv düşüklüğü yıllarca benzer seviyede kalabilir ve kişi normal ortalamada da menapoza girebilir.  Burada önemli olan husus menapozun ne zaman gerçekleşeceğinin ön görülememesidir. Sürecin kimde nasıl ilerleyeceği bilinemediği için bebek isteği olan kadınlarda rezervi düşük saptamış isek gebelik elde etmek açısından hızlı davranılması uygun olacaktır.</p>
<h3>Genetik Faktörler Yumurtalık Tembelliğini Nasıl Etkiler?</h3>
<p>Ailede erken rezerv azlığı ya da erken menapoz görülen bireyler olması kişide de aynı durumun görülmesi açısından riski arttırmaktadır. Özellikle anne, kardeş, teyze gibi yakınlarda erken menapoz görülmesi bu açıdan önemlidir. İlaveten otoimmün hastalık varlığı (hashimato hastalığı, çölyak hastalığı vb) ve  kromozomal sorun varlığında da (Turner sendromu, Frajil X, Translokasyonlar) yumurtalık rezervinde erken azalma görülebilir.</p>
<h3>Tiroid Hastalıkları Yumurtalık Fonksiyonlarını Nasıl Etkiler?</h3>
<p>Otoimmün tiroit rahatsızlığı özellikle hashimato hastalığı olanlarda, hipotiroidi varlığında  yumurtalık rezervinde erken azalma riski de yükselmektedir.</p>
<h3>Yumurtalık Tembelliği Olan Kadınlarda Adet Düzensizliği Nasıl Olur?</h3>
<p>Yumurtalık rezervi azalmaya başladığında ilk bulgu adet aralarının kısalması yani ilk günden ilk güne siklus uzunluğunun azalmasıdır. Eskiden adetler 27-28 günde bir olurken süre kısalır, 24-25 günde bir olmaya başlar. Ardından rezerv daha da azalınca yumurtlama fonksiyonunda aksamanın eklenmesi ile birlikte adet araları uzamaya başlar. 45-60 günde bir adet ya da ilaç kullanılmazsa adet olmama raddesinde düzensizlik tabloya eklenebilir.</p>
<h3>Yumurtalık Tembelliği Olan Kadınlarda Yumurtlama Tamamen Durur mu?</h3>
<p>Yumurtalık tembelliği yani yumurta sayı azlığı olan kadınlarda her zaman yumurtlamada sıkıntı eşlik etmez. Eğer adet araları 33-35 günden daha kısa aralıklarla düzenli olmaya devam ediyorsa çoğunlukla yumurtlama da devam ediyordur. Ancak adet araları açılmaya başladı ise, özellikle 35 günden daha uzun aralıklarla adet oluyorsa yumurtlamada aksama olabilir.</p>
<h3>Polikistik Over Sendromu (PCOS) Yumurtalık Tembelliğine Neden Olur mu?</h3>
<p><a href="https://mehtappolat.com/polikistik-over-sendromu-pcos/" target="_blank" rel="noopener">Polikistik over sendromu (PCOS),</a> üreme çağında en sık görülen hormonal rahatsızlıktır.  PCOS varlığında yumurtalıkta çokça yumurta vardır. Bu açıdan rezerv azlığından tamamen bambaşka bir tablo söz konusudur. Ancak bazı PCOS’li kadınlarda yumurtlama fonksiyonunda aksama olabilir.</p>
<p>Bu durumdan da yanlış bir ifade ile yumurtalık tembelliği gibi bahsedilebilmektedir. Aslında PCOS’de söz konusu olan hormonal düzensizlik nedeniyle yumurtlamanın olmamasıdır. Aslında yumurtalıklarda çokça sağlıklı yumurta bulunmaktadır ve basit tedavilerle ve hatta karbonhidrattan fakir beslenme, egzersiz yapılması, kilo verilmesi gibi yaşam şekli değişiklikleri ile dahi yumurtlamanın düzene girmesi sağlanabilir.</p>
<h3>Stres ve Yaşam Tarzı Faktörleri Yumurtalıkların Çalışmasını Nasıl Etkileyebilir?</h3>
<p>Yoğun stres altında olmak, ağır egzersiz programı uygulamak, kalori olarak çok kısıtlı beslenmek ve hızlı kilo alıp vermek yumurtalık fonksiyonlarını olumsuz etkileyebilir ve yumurtlamada aksamaya yol açabilir.</p>
<h3>Kısırlık (infertilite) Yumurtalık Tembelliğinin Bir Sonucu Mudur?</h3>
<p>Yumurta rezerv azlığı olması direk bir kısırlık nedeni değildir. Eğer düzenli yumurtlamalar devam ediyorsa kendiliğinden gebelik te olabilir. Ancak yumurta sayı azalma derecesine göre kadının beklemeye tahammül süresi farklıdır.</p>
<p>Şiddetli rezerv azlığı varlığında ilaveten de adetlerde de düzensizlik eklenmeye başladı ise kendiliğinden gebe kalma şansı da düşer. Bu durumda hızlı davranılması ve bir an önce tüp bebek tedavisine geçilmesi önemlidir.</p>
<h3>Vücutta Kıllanma Artışı veya Sivilcelenme Yumurtalık Tembelliğinin Bir Belirtisi Midir?</h3>
<p>Kıllanma artışı ya da sivilcelenme yumurta sayı azlığının bir göstergesi değildir. Bu durum Polikisitik over sendromuna eşlik edebilir.</p>
<p><strong>Referanslar:</strong></p>
<ul>
<li>Stella Rizalina Sasha Sugianto<sup> 1 </sup>, Lisa Webber<sup> </sup><sup> 2 </sup>, Farah Safdar Husain<sup> </sup><sup> 3 </sup>, Veronique Viardot-Foucault<sup> </sup><sup> 4 </sup>, Sadhana Nadarajah<sup> </sup><sup> 4 </sup>, Jiin Ying Lim<sup> </sup><sup> 5 </sup>, Ee Shien Tan<sup> </sup><sup> 5 </sup>, Tze Tein Yong<sup> </sup><sup> 2 </sup>, Rukshini Puvanendran<sup> </sup><sup> 3 </sup>. Premature ovarian insufficiency: When ovaries retire early. Ann Acad Med Singap .  2025 Mar 25;54(3):178-191.</li>
<li>Qinying Zhu<sup>1</sup>, Yi Li<sup>1</sup>, Jianhong Ma<sup>1</sup>, Hao Ma<sup>1</sup> and Xiaolei Liang<sup>2</sup>. Potential factors result in diminished ovarian reserve: a comprehensive review. J Ovarian Res. 2023 Oct 25;16(1):208. doi: 10.1186/s13048-023-01296-x</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>İletişim Bilgileri</strong></p>
<p>Yazar: Prof. Dr. Mehtap Polat<br />Telefon: +90 530 011 41 33<br />E-Posta: info@mehtappolat.com</p>
<p><strong></strong></p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://mehtappolat.com/yumurtalik-tembelligi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
