Tüp Bebek

Tüp Bebek Tedavisi Nedir?

Tüp bebek tedavisi, herhangi bir sebeple gebeliği elde edemeyen çiftlere uygulanan yardımla üreme yöntemlerinden biridir.

Bu amaçla, kadından, uygun ilaçlarla yapılan yumurtalık uyarımı sonrasında, yumurta toplama işlemi ile elde edilen yumurtalar, erkeğin ürettiği spermler ile mikroenjeksiyon (ICSI) yöntemi ile birleştirilir. Ardından döllenen yumurtaların bölünmesi yani embriyoya dönüşme aşamaları takip edilir ve planlanan tedavi türüne göre uygun olan zamanlama ile rahim içine transfer edilmeleri planlanır.

Kimlere Tüp Bebek Tedavisi  Önerilir?

Kadına ya da erkeğe ait faktörler nedeniyle, kendiliğinden gebe kalmaya engel yaratan bir durumu olup, tüp bebek öncesi tedavi seçenekleri ile de başarılı olunamayan ya da bu yöntemlerin sonuç vermeyeceği durumlarda tüp bebek tedavisi tercih edilmektedir. Bu konuda daha detaylı bilgiye ‘İnfertil Çiftin Değerlendirilmesi’ isimli makalemden ulaşabilirsiniz.

Tüp bebek tedavi fiyatı konusunda bilgi almak için aşağıdaki Whatsapp, telefon butonlarından bizi arayabilir,ücretsiz bir şekilde bilgi alıp danışabilirsiniz.

ÜCRETSİZ DANIŞIN

İlaveten, gebe kalmakta sıkıntı olmadığı halde, üremeyi koruyucu yaklaşımlar kapsamında embriyo dondurulması amacıyla, ailede bilinen genetik hastalık varlığında preimplantasyon genetik tanı (PGT-M) yapılması ya da kromozomal sorun varlığı durumunda preimplantasyon genetik tarama (PGT-SR)  yapılması kapsamında da tüp bebek tedavisi uygulanabilmektedir. 

Tüp bebek tedavi fiyatı konusunda bilgi almak için aşağıdaki Whatsapp, telefon butonlarından bizi arayabilir,ücretsiz bir şekilde bilgi alıp danışabilirsiniz.

ÜCRETSİZ DANIŞIN

Gebe Kalamıyorum. Ne Yapmalıyım?

Eğer bilinen, gebe kalmaya engel yaratacak bir durum yok ise, yaşınız 35  altında ise 1 yıl, 35 üstünde ise 6 ay düzenli cinsel birlikteliğe ragmen gebe kalamadıysanız, üreme ile ilgiliene bir hekime muayene olmalısınız. İlk basamak değerlendirmede kadında vajen, rahim ve yumurtalıkları içeren anatomik değerlendirme, yumurtalık rezervinin tayini ve yumurtlama durumunun tespiti, erkekte de sperm analizi yapılması uygun olacaktır.   Kadın yaşı 40 yaş üstünde ise, birkaç ay ötesinde oyalanmadan değerlendirme için başvurulmasını öneririm. 

Tüp Bebek Tedavisine Nasıl Başlanır ve Ne Kadar Sürer?

Öncelikle gebe kalmakta sıkıntı çeken çifti değerlendirmek için görmek isteriz. Bu değerlendirmede, kadın ve erkeğin üreme ile ilgili olabilecek konular hakkında detaylı öykülerini alırız. Ardından,  kadına yapılan pelvik muayene ve ultrasonografi ile, rahim ve yumurtalıkları ilgilendiren anatomik bir sorun olup olmadığından emin olur ve yumurtalık rezervinin ne düzeyde olduğunu tespit ederiz. Erkeğe yapılan sperm analizi ile de bir sorun olup olmadığını saptarız.

Sonrasında her çiftin bireysel özelliklerine, yaşına ve yumurtalık rezervine göre, kişiye özel tedavi protokolünü belirleriz.Çünkü bireyselleştirilmiş tedavi ile başarı şansı daha yüksek olmaktadır. Tüp bebek tedavisine, kadının adet günü ile birlikte başlansa da, bazen, seçilen ilaç protokolüne göre, adet öncesinde birtakım ilaçların kullanılması gerekliliği olabilmektedir. Bu nedenle, tedavi düşünülen aydan bir ya da iki ay önce, adetle ilgili özel bir zamanlama yapılmaksızın, çiftlerin değerlendirilmesini önermekteyiz. Böylece hem tedavi öncesi yapılması gerekli olabilecek tetkik gerekliliği gözden geçirilebilir, hem de tüp bebekte kullanılacak ilaç tedavi şekline karar verilebilir.

Tüp bebek tedavisi adetten itibaren yaklaşık olarak 2-2.5 hafta sürmektedir.  Tüp bebek tedavi basamakları hakkında detaylı bilgilere, ‘Yumurtalıkların Uyarılması’, ‘Yumurta Toplama’, ‘Yumurtaların Döllenmesi-Mikroenjeksiyon’ ve ‘Embriyo Transferi’ makalelerimden ulaşabilirsiniz. Yumurta toplama gününden 2 hafta sonra yapılan kanda gebelik testi ile de gebelik durumu anlaşılabilmektedir. 

Tüp Bebekte Başarı Şansı Neden Her Çiftte Aynı Değildir?

Tüp bebek tedavisinde başarı şansı, çiftin bireysel özelliklerine göre değişiklik göstermektedir. bu kapsamda;

  • En önemli faktörlerden biri kadın yaşıdır. Kadın yaşının 38 özellikle 40 yaş üstünde olması durumunda üretilen yumurtaların kromozomal olarak sorunlu yani sağlıksız olma ihtimalleri artmakta ve bu da gebe kalma ihtimalkini ve canlı doğum ihtimalini düşürmekte ve sağlıksız çocuk sahibi olma riskini arttırmaktadır.
  • Yumurtalık rezervi; yumurtalıklardaki yumurta sayısının yani yumurtalık rezervinin iyi olması durumunda elde edilecek embriyo sayısı da artacak ve transfer edilen embriyoya ilaveten dondurulacak kalitede embriyo elde etme ihtimalini de yükseltecektir. Aynı zamanda blastokist aşamasında yani 5. gün embriyo transferi yapma ihtimalimizn artması gebelik oranalrını da yükseltecektir. 
  • Embriyo transfer günü; embriyo transferinin blastokist aşamasında yani 5. gün yapılmış olması, 3. gün yani klivaj evresi transfere göre gebelik şansını daha da arttırmaktadır. Çünkü blastokist aşamasında embriyo transferi ile, rahime tutunma ihtimali daha yüksek olasılık olan embriyoyu daha yüksek doğrulukla seçebilmekteyiz. 
  • Olumsuz etkisi olan faktörler; tüplerde tıkanıklık ve içi sıvı dolu tüp (hidrosalpenx) varlığında tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı durumunda, rahim iç duvarı inceliği, rahim içi yapışıklık ya da rahim içine baskı yapan myoma uteri varlığında  tüp bebek tedavisi sonrasında gebelik sonuçları olumsuz etkilenecektir.

Takip sonrasında, yumurta keseleri istenilen boyuta ulaştığında, çatlatıcı iğne yapılmasını takiben 34-36 saat sonra yumurta toplama işlemini planlamaktayız. Genelde uygulamalarımızda en az 3 adet follikül 17 mm boyutunu geçtiğinde çatlatıcı iğne yapmayı tercih etmekteyiz. Çatlatıcı iğne uygulamaktaki amaç yumurtaların çatlamasını sağlamak değil, son olgunlaşmalarının gerçekleşmesini sağlamaktır. 

İletişim Bilgileri

Yazar: Prof. Dr. Mehtap Polat
Telefon: +90 530 011 41 33
E-Posta: [email protected]

Prof. Dr. Mehtap Polat

18 yılı aşkın meslek hayatım boyunca mesaimin neredeyse tama yakını bebek sahibi olmak isteyen çiftlere yönelik tedavilerle geçti. Çocuk isteği olan ve tedavi gereği olan çiftlerin bu süreçte ne kadar kırılgan, naif ve hassas olduklarının farkındayım. Bu nedenle hastalarımla yaptığım ilk görüşme anından itibaren, kendilerine olabilecek en yüksek başarı oranını sunmak için bilimsel veriler ışığında güncel, kaliteli, özenli ve çifte özel bireyselleştirilmiş tedavi uygulamanın gayreti içindeyim..

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu