Yazılar

Endometriozis Nedir?

Halk arasında çikolata kisti olarak bilinen endometriozis, rahim içindeki endometrium adı verilen tabakayı oluşturan ve her ay adet ile atılan hücrelerin, rahim boşluğu dışına yerleşmesiyle oluşur. Genelde karın içinde ya da yumurtalık içine yerleşse de nadiren başka alanlarda da görülebilir. 

Endometrial hücreler büyüyerek yumurtalık dokusu içinde  kist haline gelirlerse bu kistlere endometrioma ya da kist içeriği aynı erimiş çikolata rengi ve kıvamında olduğu için  çikolata kisti de denmektedir.

Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte en çok kabul gören görüş, adet kanının tüplerden geri gelerek karın içine ulaşması ve buraya yapışarak yerleşmesi şeklinde oluştuğudur.

Endometriozis Belirtileri Nelerdir?

Genellikle karın içini döşeyen zara yerleşen endometrial hücreler, karın içi organlar olan rahim, tüp, yumurtalıklar ve barsaklar arasında yapışıklığa yol açabilirler ve yumurtalık dokusu içinde kistleşebilirler. Bu nedenle endometriozis rahatsızlığı hastalığın yayılım ve şiddetine göre 4 farklı evreye ayrılarak sınıflandırılır.

Endometriozisi olan kadınlarda şikayetler hastalığın şiddetinden bağımsızdır. Bazen erken evre hastalıkta şikayetler çok belirgin olabileceği gibi, ileri evre hastalıkta  hiç şikayet olmayabilir. Genelde görülen semptomlar,

  • Adet döneminde şiddetli kasık ağrısı,
  • Cinsel ilişki sırasında ağrı,
  • Adet dışı dönemde kasık ağrısı,
  • Karında şişkinlik, ele kitle gelme,
  • Gebe kalmakta sıkıntı,
  • Büyük tuvalete çıkarken zorlanma ve ağrı,
  • Bazen ishal,
  • Sırt ağrısıdır.

Çikolata kistinin en önemli özelliği; tıpkı rahim iç tabakasını döşeyen dokular gibi her ay olarak kadının adet döneminde tutunduğu bölgede kanamasıdır. Bu bölgelerde kanın dışarı atılması münkün olmadığı için kişi ciddi bir şekilde ağrı ve sancı çekebilmekte ve yumurtalık içerisindeki kist te aylar içerisinde büyümektedir.

Endometriozis hastalarının %60 veya %70’inde ağrı görülmesiyle birlikte bazı kadınlarda ise hiçbir şekilde fiziksel olarak semptom görülmez sadece herhangi bir operasyon sırasında ya da ruirn kontrollerde ultrasonografi ile fark edilir.

Endometriozis Evreleri Nelerdir?

Endometriozis; endometrioma kistleri denilen çikolata kistlerinin varlığı ve büyüklüğüne ve karın içindeki yayılım ve şiddetine  bağlı olarak dört evreye ayrılır. Birinci evre minimal, ikinci evre hafif, üçüncü evre orta, dördüncü evre ağır endometriozis olarak adlandırılır. Üçüncü ve dördüncü evrelerde çikolata kistleri ve yapışıklıklar, kısırlık ile birlikte görülebilir.

Endometriozis Riski Kimlerde Daha Sık Görülür?

Endometriozis hastaları genellikle 25-35 yaş aralığındaki üreme çağında olan kadınlarda görülür. Hastalarda çoğunlukla kasık ağrısı, gebe kalamama veya karın bölgesinde şişlik gibi şikâyetler bulunur.

Endometriozis riskini arttıran durumlar;

  • Birinci derecedeki akrabasında endometriozis hastalığı olanlar,
  • Rahimde yapısal anormallik bulunan kişiler,
  • İlk adet kanamasını erken yaşta görenler veya geç yaşta menopoza girenler,
  • Adet döngüsü 27 gün veya daha kısa sürede adet olanlar,
  • Yoğun adet kanaması olan kişiler,
  • Çok zayıf olan kadınlar,
  • Beyaz ırk ya da Asya kökenli olanlar

Hastalığın ilerleyen aşamalarında karın içi organlar olan rahim, tüp, yumurtalıklar ve rahim arasında yapışıklıklara yol açarak tüplerin geçirgenliğini bozabilir ve gebe kalmayı engelleyebilir. İlaveten dokunulmamış çikolata kistlerinin bizzat kendisi dahi yumurtalık rezervini azaltıcı etkide bulunabilmektedir.

Endometriozis Tedavisi ve Yöntemleri

Erken evredeki endometriozis hastalarında ultrasonogarfi ya da sadece hastanın semptomlarına göre tanı koymak mümkün değildir. Kesin tanı laparoskopi ile karın içinde endometriozis odakaları görülerek konabilir. İleri evre hastalıkta ise ultrasonografide tipik görüntüsü olan kistlerin görülmesi ile tanı konabilir.

Endometriozis tedavisi kişinin çocuk isteği olup olmamasına ve şikayetlerine göre seçilir. Çocuk isteği olmayan ve şiddetli ağrı şikayeti olan hastada medikal tedaviler ile ağrı tedavi edilebilir. Kist boyutu büyük ise, medikal tedaviye yanıt alınamıyorsa ya da kist cidarında yırtılma ve karın içine kanama söz konusu ise operasyon planlanabilir.

Ancak çocuk isteği varsa bu durumda sağlıklı yumurtalık dokusundan kayıp riski olmaması için olabildiğince ameliyattan uzak durulması ve hastanın bireysel özelliklerine göre gerekli ise aşılama ya da tüp bebek tedavisinin seçilmesi uygun olacaktır.

İletişim Bilgileri

Yazar: Prof. Dr. Mehtap Polat
Telefon: +90 530 011 41 33
E-Posta: [email protected]

Prof. Dr. Mehtap Polat

18 yılı aşkın meslek hayatım boyunca mesaimin neredeyse tama yakını bebek sahibi olmak isteyen çiftlere yönelik tedavilerle geçti. Çocuk isteği olan ve tedavi gereği olan çiftlerin bu süreçte ne kadar kırılgan, naif ve hassas olduklarının farkındayım. Bu nedenle hastalarımla yaptığım ilk görüşme anından itibaren, kendilerine olabilecek en yüksek başarı oranını sunmak için bilimsel veriler ışığında güncel, kaliteli, özenli ve çifte özel bireyselleştirilmiş tedavi uygulamanın gayreti içindeyim..

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu