Ana Sayfa

ERKEK İNFERTİLİTESİ

ERKEĞE AİT GEBE KALMAKTA SIKINTIYA NEDEN OLABİLECEK SORUNLAR NELERDİR?

Erkeklerde, eşlerinin gebe kalmasını engelleyebilecek sperm problemi yaratabilen durumlar;

  • Genetik yatkınlık; Hepimizin yapı taşları kromozom dediğimiz yapılardır. Toplamda 46 adet kromozomumuz bulunmaktadır. 22 çift somatik yani vücut kromozomu ve 2 adet cinsiyet kromozomu (XX, ya da XY olacak şekilde) olmak üzere. Erkeğe ait kromozomal sorun olması durumunda ( genetik olarak kromozom sayı fazlalığı, eksikliği ya da kromozomlarda yerdeğiştirme durumunda) bu tabloya ilave olarak sperm sayı ve hareket düşüklüğü ya da hiç sperm olmaması yani azospermi durumu görülebilmektedir.   
  • Hipofizer yetmezlik; Beyinden çıkan hormonal uyarı sinyallerinde (FSH ve LH) eksiklik olması sonucunda da testislerden hem testosteron üretimi hem de sperm yapımında yetersizlik olabilmektedir. Bu duruma hipogonadotropik hipogonadizm denmektedir. Tıbbi tedavinin faydalı olduğu tek sperm sorunu olan grup bu gruptur. Uygun tıbbi tedavi ile sperm üretimi sağlanabilmektedir.
  • Çevresel faktörler; Çoğunlukla günümüz şartlarında hava kirliliği, aşırı sıcak ortamlarda (fırın vb) çalışma, kimyasal maddelere maruziyet ( boya atölyeleri….), yoğun sigara içimi, geçirilmiş enfeksiyonlar gibi nedenlerle sperm sayı ve hareketliliği azalabilmektedir.
  • Sperm toplayıcı kanallarında doğuştan var olmama ya da tıkanıklık durumlarında; testiste, sperm üretimi normal olduğu halde spermin meniye ulaşamaması durumudur. Bu duruma obstrüktif yani tıkayıcı tipte azospermi denilmektedir ve olguların %100’ünde, cerrahi yolla sperm elde edilebilmektedir.
  • Bilinmeyen nedenlerle, yani hiçbir belirlenebilir risk faktörü olmasa da sperm sayı ve hareketlilik problemleri görülebilmektedir.
  • Menide hiç sperm olmaması durumuna azospermi denilmektedir. Azospermi tıkayıcı (obstrüktif) ya da tıkayıcı olmayan tipte (non-obstrüktif) olabilmektedir. Tıkayıcı olmayan tipte, çok nadir görülen beyindeki hipofiz bezinden FSH ve LH hormon eksikliğine bağlı sperm üretimi olmaması durumunda eksik olan hormon kullanılarak sperm üretimi sağlanmaya çalışılmaktadır. Ancak bu çok nadir görülen durum dışında tıkayıcı olmayan azospermi durumunda, tıbbi tedavinin faydası olmamaktadır ve cerrahi yolla sperm elde edilmesi gerekmektedir.

    MENİDE SPERM OLMAMASI YANİ AZOSPERMİ DURUMUNDA TEDAVİ SEÇENEKLERİ NELERDİR VE BAŞARI ŞANSI NEDİR?

    Spermin sayısını arttırmaya yönelik olarak bugüne kadar çok sayıda tedavi seçeneği denenmiştir. Bunların arasında antiöstrojenler (klomifen sitrat, letrozole), androjenler (testosteron), antioksidanlar (E ve C vitaminleri), kortikosteroidler ve hareketlilik artırıcı ajanlar (Padutin, Kallikrein) sayılabilir. Ancak yapılan geniş hasta sayılı çalışmalarda yukarıda sayılan bu ajanların hiçbirinin faydalı olduğu gösterilememiştir. Bu nedenle, hipogonadotropik hipogonadizm durumu dışında, her türlü sperm sayı ve hareketlilik problemlerinde biz hastalarımıza tıbbi tedavi önermemekteryiz.

    Azopsermi ya da menide sperm azlığı saptanan hastalarda mutlaka kromozom analizi yapılmalıdır. Normalde problem saptanma ihtimali %1 iken, azospermisi olan hastalarda bu oran %10-15 civarında olmaktadır. En sık görülen kromozomal sorunlar; klinefelter sendromu dediğimiz, 46 XY olan normal kromozom yerine 47,XXY kromozomal kurulum olmasıdır. Eğer hastada kromozomal sorun saptanır ise, tüp bebek işlemine ilaveten, preimplantasyon genetik tanı (PGT) yapılması gerekliliği de doğmaktadır.

    Azospermi durumunda, cerrahi yöntemler ile ya kanallardan aspirasyon ya da testislerden çok küçük boyutta parçalar alınarak sperm elde edilmeye çalışılır. Biyopsi işlemi lokal (ya da hasta arzu ederse genel anestezi) anestezi  altında uygulanabilir. Hastaneye yatış gerektirmeden ayaktan yapılan işlemlerdir. İşlem çoğu zaman 30-45 dakika sürer. İşlemden sonra günlük hayata devam edilebilir. Tüm işlemler tüp bebek merkezinde yapılır ve alınan örnekler aynı anda laboratuvarda incelenerek sperm bulunup bulunmadığı görülür. Sperm bulunduğunda da işleme son verilir. Biyopsi ile sperm çıkma ihtimalini öngörebilme şansımız yoktur. Yapılacak hiçbir kan testi, muayene bulgusu ya da ultrasonografi bu konuda yol gösterici olamamaktadır. Yaklaşık biyopsi yoluyla sperm elde edilme ihtimali %50-55 civarında olmaktadır.

    Biyopsi sonrasında çoğunlukla çok az sayıda tek tük sperm bulunduğu için, dondurarak saklamak çok mümkün olmaz. Bu nedenle, bayanın yumurta gelişimi sağlanarak, planlanan yumurta toplama işleminden bir gün önce biyopsi yapılır ve sperm elde edilmesi halinde bayana yumurta toplama işlemi yapılır. Biyopsi ile azospermik olan erkeklerde sperm elde edilme ihtimali %50-55 civarında olmaktadır.